fbpx
54 yazı
5 Kasım 2025 Rabia Baldemir

İstanbul Sözleşmesi, 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzalandı ve adını buradan alıyor. Türkiye, 14 Mart 2012’de sözleşmeyi onayladı, ancak 1 Temmuz 2021’de çekildi. Şimdi Letonya Parlamentosu da 30 Ekim 2025’te sözleşmeden çıkma kararı aldı, gerekçe...

22 Nisan 2025 Rabia Baldemir

Mesele, ortak yerde ve ortak dilde buluşmak değil; ortak farklılıklarımızı da buluşturabilmektir. Farklılıklar bir araya gelmemize engel değil. Çünkü mesele, dilin ötesinde bir yerde duruyor. Mesele sadece anlatmak değil, aynı zamanda dinleyebilmektir. Dinlemek, yalnızca...

2 Nisan 2025 Rabia Baldemir

Dijital devrim, iletişimi hızlandırmış, sınırları ortadan kaldırmış ve herkese bir ifade alanı sunmuştur. Ancak bu devrim, sadece bireylerin özgürlüklerini artırmamış, aynı zamanda devletlerin ve otoritelerin bireyleri denetleme yetkisini de derinleştirmiştir. Bir zamanlar sokaklarda, gazetelerde...

25 Mart 2025 Rabia Baldemir

Son yıllarda İsviçre’de kadın cinayetlerinde ciddi bir artış yaşanıyor. 2024 yılında her iki haftada bir kadın öldürüldü. Henüz 2025 yılının başlarındayken, 12. haftada 11 kadın cinayeti işlendi. Bu tablo, kadın cinayetlerinin münferit olaylar olmadığını,...

19 Mart 2025 Rabia Baldemir

Son yıllarda dünyanın farklı köşelerinde, kadınlara yönelik baskılar giderek artıyor. Avrupa’da aşırı sağın yükselişi ve Ortadoğu’daki politik gelişmeler, kadınların toplumsal konumunu tehdit ediyor. Belki Türkiye’den bakınca Erdoğan iktidarının kadınlara yönelik cinsiyetçi politikaları çok ön...

11 Mart 2025 Rabia Baldemir

Feminist hareketin gerçekten kapsayıcı ve dönüştürücü olabilmesi için, mülteci kadınların yalnızca desteklenen değil, mücadeleyi şekillendiren, öncülük eden aktörler olarak da tanınması gerekiyor. Sınırların, kimliklerin ve statülerin ötesinde, mülteci kadınların mücadelesi feminist hareketin ayrılmaz bir...

21 Şubat 2025 Rabia Baldemir

Kadınların birlikte eğlenmesi neden tehdit olarak algılanıyor? Bunun arkasında ataerkil düzenin sarsılmasından duyulan rahatsızlık yatıyor. Kadınların birlikte güçlü olduklarını hatırlamaları, yalnız olmadıklarını bilmeleri, korkmadan seslerini yükseltmeleri istenmiyor. Çünkü kadınların birlikte olduğu her alan, erkek...

Avrupa’da dolaşırken karşımıza çıkan o güzel köprüler, yüksek kuleler, düzenli meydanlar… Tabelalar. Hepsi turistik birer kartpostal gibi görünür. Ama taşlarına biraz dikkat kesildiğimizde başka bir ses duymaya başlıyoruz. Bazen bilerek, bazen bilmeden takip ediyoruz izleri. Yüzyıllar boyunca kadınların susturulduğu, yakıldığı, yok edildiği izler, isler ve isyan hâlâ elimizde. Cadı...

İstanbul Sözleşmesi, 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzalandı ve adını buradan alıyor. Türkiye, 14 Mart 2012’de sözleşmeyi onayladı, ancak 1 Temmuz 2021’de çekildi. Şimdi Letonya Parlamentosu da 30 Ekim 2025’te sözleşmeden çıkma kararı aldı, gerekçe olarak ulusal yasaların kadın haklarını “yeterince” koruduğu öne sürüldü. Oysa “yeterince” demek, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini...

Mesele, ortak yerde ve ortak dilde buluşmak değil; ortak farklılıklarımızı da buluşturabilmektir. Farklılıklar bir araya gelmemize engel değil. Çünkü mesele, dilin ötesinde bir yerde duruyor. Mesele sadece anlatmak değil, aynı zamanda dinleyebilmektir. Dinlemek, yalnızca ne söylendiğiyle değil, nasıl dinlediğimizle ilgilidir Doğanın İçinde Sessizlik ve Sözcükler Kısa bir tatil için...

Geçtiğimiz günlerde bir futbol maçında, sahaya çıkan erkeklerin ellerinde bir pankart vardı: “Doğal olan normal doğumdur.” Sağlık Bakanlığı onaylıydı. Pankartı yazan erkekti, taşıyan erkekti, karar veren de erkekti. Kadınlar adına konuşulan ama içinde kadınların yer almadığı bir gösteriye daha tanıklık ettik. Kadın Bedeni: Biyolojik Değil, Politik Bir Alan Kadın...

Dijital devrim, iletişimi hızlandırmış, sınırları ortadan kaldırmış ve herkese bir ifade alanı sunmuştur. Ancak bu devrim, sadece bireylerin özgürlüklerini artırmamış, aynı zamanda devletlerin ve otoritelerin bireyleri denetleme yetkisini de derinleştirmiştir. Bir zamanlar sokaklarda, gazetelerde veya televizyon ekranlarında şekillenen baskı, şimdi dijital dünyaya taşınmış ve çok daha kapsamlı hâle gelmiştir...

Son yıllarda İsviçre’de kadın cinayetlerinde ciddi bir artış yaşanıyor. 2024 yılında her iki haftada bir kadın öldürüldü. Henüz 2025 yılının başlarındayken, 12. haftada 11 kadın cinayeti işlendi. Bu tablo, kadın cinayetlerinin münferit olaylar olmadığını, aksine yapısal bir sorun haline geldiğini gösteriyor. 22 Mart 2025’te Emmenbrücken’de bir kadın ve kızı...

Son yıllarda dünyanın farklı köşelerinde, kadınlara yönelik baskılar giderek artıyor. Avrupa’da aşırı sağın yükselişi ve Ortadoğu’daki politik gelişmeler, kadınların toplumsal konumunu tehdit ediyor. Belki Türkiye’den bakınca Erdoğan iktidarının kadınlara yönelik cinsiyetçi politikaları çok ön plana çıkıyor ancak bu saldırı sadece belirli bir bölgeye, ülkeye ait değil ne yazık ki....

Feminist hareketin gerçekten kapsayıcı ve dönüştürücü olabilmesi için, mülteci kadınların yalnızca desteklenen değil, mücadeleyi şekillendiren, öncülük eden aktörler olarak da tanınması gerekiyor. Sınırların, kimliklerin ve statülerin ötesinde, mülteci kadınların mücadelesi feminist hareketin ayrılmaz bir parçasıdır ve ancak ortak bir mücadele ve dayanışma ile büyüyebilir. Kadın mücadelesi, dünyanın her yerinde...

Her yıl 8 Mart yaklaşırken tanıdık bir tartışma tekrar alevlenir: “Dünya Emekçi Kadınlar Günü mü, Kadınlar Günü mü?” Öncesinde bu isimlendirme tartışılır, sonrasında ise kadınların taşıdığı dövizler, sloganlar ve talepler gündem olur. Peki, neden? Çünkü kadınları bölmek, mücadelelerini parçalamak isteyenlerin derdi hiç bitmez. Sol-sosyalist çevrelerin bir kısmı “emekçi” vurgusunun...

Kadınların birlikte eğlenmesi neden tehdit olarak algılanıyor? Bunun arkasında ataerkil düzenin sarsılmasından duyulan rahatsızlık yatıyor. Kadınların birlikte güçlü olduklarını hatırlamaları, yalnız olmadıklarını bilmeleri, korkmadan seslerini yükseltmeleri istenmiyor. Çünkü kadınların birlikte olduğu her alan, erkek egemen düzenin sınırlarını aşındırıyor. Kadınlar bir araya gelip eğleneceklerini, sohbet edeceklerini, dayanışacaklarını duyurduklarında kimi erkeklerden...