(Kapitalizm ve Patriyarka) Epstein dosyası, tek bir erkeğin “olağanüstü” suçlarının hikâyesi değil, patriyarka, kapitalizm ve devlet aygıtının iç içe geçerek kadınların ve çocukların bedenleri üzerindeki tahakkümü nasıl kurduğunu, bu suçları nasıl görünmez kıldığını ve...
(Kapitalizm ve Patriyarka) Epstein dosyası, tek bir erkeğin “olağanüstü” suçlarının hikâyesi değil, patriyarka, kapitalizm ve devlet aygıtının iç içe geçerek kadınların ve çocukların bedenleri üzerindeki tahakkümü nasıl kurduğunu, bu suçları nasıl görünmez kıldığını ve failleri onlarca yıl boyunca nasıl sistematik biçimde koruduğunu gösteren tarihsel bir kayıttır. Milyonlarca sayfalık belgeye,...
Entegrasyon ve asimilasyon çoğu zaman devletler, örgütler ya da topluluklar arasındaki ilişkiler bağlamında ele alınır. Oysa bu kavramların asıl anlamı, en çıplak hâliyle bireylerin gündelik yaşamlarında açığa çıkar. “Öteki” olarak tanımlandığı bir toplumsal bağlamda yaşayan herkes için entegrasyon ve asimilasyon, soyut politik tercihler değil; dilde, bedende, cinsiyette, kimlikte ve...
Ortadoğu’da “istikrar” denilen her an, hayat biraz daha daralır. Rojava ise bu daralmaya karşı kadınların öncülüğünde kurulan bir toplumsal itiraz olarak hedefe konuyor; çünkü şeriat düzenine teslim olmayan, birlikte yaşamı ısrarla savunan canlı bir hafıza olarak hâlâ ayakta. Ortadoğu’da bazı kelimeler vardır; çok kullanılır ama kimse onların ağırlığını taşımaya...
Ras el-Seni, göçle savrulan hayatlarda dilin, hafızanın ve kültürün yeniden ve yeniden emekle kurulduğunu hatırlatan, birlikte yaşamanın mümkün olduğunu fısıldayan bir yeni yıl eşiğidir. Birlikte yaşamak, çoğu zaman sadece aynı topraklarda bulunmakla sınırlı görülür. Oysa azınlıklar için bu, hem yaşadıkları köylerde, şehirlerde, coğrafyalarda hem de yeni ülkelere savrulduklarında, geçmişin...
Hedef alınan yalnızca mahalleler değil, birlikte yaşama pratiği ve kadınların kurucu politik öznelik iddiasıdır. Halep’in kuzeyinde Şêxmeqsûd ve Eşrefiye diye iki mahalle var. Belki birçoğumuz bu isimleri ilk defa duyuyor; belki de birçok insanın yakınları hâlâ orada yaşıyor. Saldırı olmasa adını dahi duymayacağımız bu mahalleler, Kürtlerin, Ermenilerin, Arapların, Alevilerin,...
Burada hedef alınan sadece Leyla Zana değil, Kamusal görünürlük, eşit yurttaşlık, kadın hareketi ve barış ihtimalidir. Tribünlerden yükselen ırkçı ve cinsiyetçi söylemler, toplumsal barışın hangi dil üzerinden kurulacağını bir kez daha göstermektedir. Bir futbol maçında, sahada olmayan bir kadının adının tribünlerde küfürle ve hakaretle anılması, sıradan bir taşkınlık olarak...
Tamara Funiciello / Fotoğraf: Jürg Spori Bugün gördüğümüz gerçek, erkek şiddetinin yalnızca bireysel eylemlerden oluşmadığıdır: O şiddet, normların, kurumların ve devletin tercihleriyle desteklenen bir politik düzenin içinde üretiliyor. Devlet koruma görevini yerine getirmedikçe şiddet yalnızca devam etmiyor; daha da yerleşiyor. Ulusal Parlamento’nun toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadele için önerilen ek...
Kentsel mekân kime aittir? Ev bir hak mıdır, yoksa satın alınabilir bir ayrıcalık mı? Hepimize aynı gün bir mektup geldi; bir yıl içinde oturduğumuz evleri terk etmemiz gerekiyor.Altı aydır ev arıyorum. Bu süreç, bireysel bir ev bulma çabasından çok, İsviçre’de göçmenlerin konut sistemiyle kurduğu ilişkinin ne kadar pamuk ipliğine...
İsviçre’nin başkentinde binlerce mumla sahnelenen bu gösteri, kadınların kürtaj hakkını hedef alırken. Ekonomik teşvik adı altında kadın bedenini yeniden denetim altına almaya çalışan ataerkil düzeni görünür kılıyor. Göçmen kadınları ve çocukları dışlayan, eşitsizliği derinleştiren bu politik yaklaşım, “hayatı koruma” söylemiyle örtülmüş olsa da, gerçekte İsviçre’deki kadınların özgür iradesini ucuz...
Parlak vitrinlerin, büyük harflerin ve “kaçırma!” çağrılarının ardında; arzularımızı, ihtiyaçlarımızı ve zamanımızı yöneten görünmez bir düzen işliyor. Black Friday geldiğinde çarşı, pazar, mağazalar, telefon ekranlarımız alarma geçiyor: %20’den başlayan indirimler %30, %40, %50, %60, %70’e varan indirimler… “Son fırsat!”, “Kaçırma!”, “Sadece bugün!”… Parlak renkler, ışıl ışıl vitrinler… Hepsi büyük...
