Bern’de 23 Mayıs’ta düzenlenecek etkinlikte, Pontos Rumlarının 1914-1923 yılları arasında yaşadığı katliam, sürgün ve zorunlu göçler anılacak. Organizasyon, tarihsel hafızanın korunması ve geçmişle yüzleşme çağrısı yapıyor. İsviçre’nin Bern kentinde, Pontos Rumlarına yönelik 1914-1923 yılları...
Bern’de 23 Mayıs’ta düzenlenecek etkinlikte, Pontos Rumlarının 1914-1923 yılları arasında yaşadığı katliam, sürgün ve zorunlu göçler anılacak. Organizasyon, tarihsel hafızanın korunması ve geçmişle yüzleşme çağrısı yapıyor. İsviçre’nin Bern kentinde, Pontos Rumlarına yönelik 1914-1923 yılları arasında yaşanan soykırımı anmak amacıyla bir etkinlik gerçekleştirilecek. “Hatırla. Anla. Birlikte Dur.” sloganıyla hazırlanan etkinlik...
Bern’deki İsviçre Federal Parlamentosu’nda gerçekleştirilen konferansta, 1915’te Süryani halkına yönelik Seyfo (Kılıç) Soykırımı, Ermeni ve Pontus halklarının yaşadığı trajediler ele alındı. Toplantıya parlamenterler, kilise temsilcileri, diaspora örgütleri ve insan hakları savunucuları katıldı. Tartışmalar, Osmanlı döneminde bu üç topluluğun yaşadığı büyük yıkım ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra süregelen tarihsel anlatım...
Mezopotamya Özgürlük Partisi (MÖP), 6-7 Eylül 1955’te İstanbul’da Rumlara ve diğer Hristiyan azınlıklara yönelik gerçekleştirilen pogromu kınayarak, “Bu saldırılar binlerce yıllık bir uygarlığın izlerini silmeye dönük planlı bir soykırımdı” dedi. “Kemalist devletin en karanlık komplolarından biri” MÖP yaptığı açıklamada, 6-7 Eylül’ün Türk soykırımcı devletin tarihe geçmiş en karanlık komplolarından...
Nikos Kapetanidis Eylem Derneği, Türkiye’deki Pontoslu yazarların hakikat ve Pontos Soykırımı’nın tanınması için mücadele eden aktif bir birliği olan pontosgercek.com platformuyla iş birliğini duyurdu. Dernek, Epohi gazetesinin tüm dijital arşivini platformun editörler kurulundan Tamer Ciliggir’e teslim etti. Bu arşiv, gazetenin her sayısının Türkçeye çevrilip pontosgercek.com’da yayınlanması için kullanılacak. İlk...
Rumlar, Momoyeroslar aracılığıyla yerel yöneticilerin halk üzerindeki baskı ve zulmünü, keyfiliklerini, yozlaşmalarını, işkence ve şiddeti tiyatrolaştırarak anlatmayı göze almışlardır. Zulüm edenleri yerme, alaya alma ve rezil etme, zulüm görenlerin tepki ve savunma araçlarından biri olduğu bilinir. Yılbaşı günü (13 Ocak-14 Ocak) çeşitli kılıklara girmiş ve maskeler takmış olan bir grup...
“6-7 Eylül Pogromu, Türkiye’deki resmi devlet ideolojisinin mantığına uygun hazırlanan insanlık suçunun işlendiği kanlı bir politika uygulamasıdır. Devlet kendi halkının bir bölümüne karşı bizzat katliam planlamış ve onu fütursuzca hayata geçirmiştir.” “Biz burada elimizden geleni yapıyoruz, gazetecilerimiz de yapıyorlar. Ayrıca Başbakanın da ilgililere gereken emri vermesinin çok faydalı olacağını düşünüyorum.“[1]...
