fbpx

İsviçre’ye göçte düşüşte işgücü piyasası belirleyici

Paylaş

İsviçre’ye yönelik göçte 2026’da da gerileme eğilimi devam ediyor. Federal Göç Sekreterliği’nin (SEM) verileri, ülkeye gelen yabancıların sayısında düşüş yaşandığını gösterirken, göçün temel belirleyicisinin hâlâ İsviçre işgücü piyasasının ihtiyaçları olduğunu ortaya koyuyor.

İsviçre’ye göç son iki yıldır gerileme eğiliminde. Federal Göç Sekreterliği’nin (SEM) yayımladığı istatistiklere göre 2026’nın ilk yarısında ülkeye gelen yabancıların sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre azaldı. Ancak bu düşüş, İsviçre’deki yabancı nüfusun büyümesinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Göçmen nüfusun toplam büyüklüğü yüksek seviyesini koruyor.

SEM’in yabancılar istatistiklerinde göç; sürekli ve geçici ikamet edenler, AB/EFTA vatandaşları ve üçüncü ülke vatandaşları ile göç nedenlerine göre ayrı ayrı değerlendiriliyor. Kurumun 2026 yılına ilişkin güncel istatistiklerinde göç hareketleri, iş, aile birleşimi, eğitim ve diğer nedenler üzerinden izleniyor.

Göçün ana kaynağı AB/EFTA

İsviçre’ye yönelik göçün ezici bölümünü AB/EFTA ülkelerinin vatandaşları oluşturuyor. 2026’nın ilk yarısında ülkeye gelenlerin yaklaşık yüzde 80’i AB/EFTA ülkelerinden geldi.

Verilen son rakamlara göre Ocak-Haziran döneminde toplam göç 74 bin 112 kişi olurken, bunun 55 bin 761’ini AB/EFTA vatandaşları, 18 bin 351’ini ise üçüncü ülke vatandaşları oluşturdu.

Bu tablo, İsviçre’nin göç rejiminde Avrupa Birliği ile imzalanan Kişilerin Serbest Dolaşımı Anlaşması’nın belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koyuyor.

SECO’nun Haziran 2026’da yayımladığı 22. Gözlemevi raporu da aynı noktaya dikkat çekiyor: AB/EFTA ülkelerinden gelen göç, İsviçre ekonomisinin işgücü ihtiyacıyla yakından bağlantılı. Rapora göre özellikle bilgi yoğun hizmet sektörleri ile sağlık ve sosyal hizmetlerde yabancı işgücüne olan ihtiyaç son yıllarda önemli ölçüde arttı.

Göç azalıyor, ancak İsviçre hâlâ göçmen işgücüne ihtiyaç duyuyor

Göçteki gerilemenin arkasında yalnızca göç politikaları değil, ekonomik ve demografik gelişmeler de bulunuyor.

SECO’nun raporuna göre İsviçre ekonomisinin büyümesi ve yaşlanan nüfus nedeniyle ortaya çıkan işgücü açığının kapatılmasında göç önemli bir rol oynuyor.

Özellikle sağlık ve sosyal hizmet sektöründe AB/EFTA vatandaşlarının sayısı 2010 ile 2025 arasında yaklaşık 90 bin arttı. Aynı dönemde bu sektörlerde çalışan İsviçre vatandaşlarının sayısı da 162 bin yükseldi. SECO, bu verilerin yabancı işgücü ile yerli işgücünün birbirinin alternatifi olmaktan çok, ekonomik büyümenin genişlemesine birlikte katkı sunduğuna işaret ettiğini belirtiyor.

Rapora göre 2010-2025 arasında İsviçre’de çalışılan toplam saat miktarındaki yıllık ortalama yüzde 0,8’lik artışın tamamı göçten kaynaklandı. Bunun temel nedeni, İsviçre vatandaşlarının çalışma çağındaki nüfusunun aynı dönemde gerilemiş olması.

Göç, İsviçre’nin sosyal güvenlik sistemini de destekliyor

SECO’nun değerlendirmesi yalnızca işgücü piyasasıyla sınırlı değil. AB/EFTA ülkelerinden gelen çalışanların İsviçre’nin sosyal güvenlik sistemine, özellikle yaşlılık sigortasına (AHV) yaptıkları katkının da önemli olduğu belirtiliyor.

Rapora göre AB/EFTA vatandaşları AHV ve IV prim gelirlerinin yaklaşık yüzde 28’ini karşılıyor. Buna karşılık ödenen emekli aylıklarının yüzde 15’i bu gruba gidiyor.

Bunun önemli nedenlerinden biri, AB/EFTA vatandaşlarının önemli bir bölümünün emeklilik yaşına ulaşmadan İsviçre’den ayrılması. SECO, bu nedenle bu grubun sosyal güvenlik sistemine yaptığı katkının aldığı emeklilik ödemelerinden daha yüksek olduğunu belirtiyor.

İsviçre’den ayrılanların sayısı da artıyor

Göç tablosunun diğer tarafında ise İsviçre’den ayrılma eğilimi bulunuyor.

2026’nın ilk yarısında yaklaşık 39 bin yabancı İsviçre’den ayrıldı. Ayrılanların önemli bölümünü yine AB/EFTA vatandaşları oluşturdu.

Bu nedenle İsviçre açısından yalnızca “ülkeye kaç kişi geliyor?” sorusuna bakmak yeterli değil. Göçün gerçek etkisini değerlendirmek için gelenler ile ayrılanlar arasındaki farkın, yani net göçün yanı sıra göçmenlerin ülkede ne kadar süre kaldığı ve hangi amaçla geldikleri de dikkate alınması gerekiyor.

SEM’in istatistik sistemi de bu nedenle göç hareketlerini yalnızca toplam giriş sayısıyla değil, ikamet statüsü, vatandaşlık, göç nedeni ve istihdam durumuna göre ayrıntılı biçimde izliyor.

Göçün büyük bölümü çalışma amacıyla gerçekleşiyor

İsviçre’ye göçün temel dinamiğini işgücü piyasası oluşturuyor.

Özellikle AB/EFTA vatandaşları açısından serbest dolaşım sistemi, İsviçre’de iş bulan kişilerin ülkeye gelmesini kolaylaştırıyor. Üçüncü ülke vatandaşlarının İsviçre’ye çalışma amacıyla gelişleri ise daha sıkı kurallara ve kontenjanlara bağlı.

SECO’nun son raporu, İsviçre’deki göçün ekonomik ihtiyaçlarla güçlü bir ilişki içinde olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Rapora göre göç, yalnızca nüfus artışının değil, aynı zamanda ekonomik büyümenin ve sosyal güvenlik sistemlerinin sürdürülebilirliğinin de önemli unsurlarından biri.

Göç azalırken yabancı nüfus yüksek seviyede

Göç akışındaki gerilemeye rağmen İsviçre’de yaşayan yabancı nüfusun toplamı yüksek seviyesini koruyor. Bunun nedeni, her yıl ülkeye yeni insanların gelmesinin yanı sıra daha önce gelen göçmenlerin önemli bölümünün ülkede kalıcı olarak yaşamaya devam etmesi.

2025 sonu itibarıyla İsviçre’nin sürekli ikamet eden nüfusu 9,1 milyonun biraz üzerindeydi. Federal kaynaklara göre 2002’de kişilerin serbest dolaşımının yürürlüğe girmesinden bu yana sürekli nüfus yaklaşık 1,7 milyon kişi arttı ve bu artışın yaklaşık yüzde 80’i göçten kaynaklandı.

Bu nedenle 2026’daki düşüşü “İsviçre’ye göç sona eriyor” şeklinde yorumlamak mümkün değil. Daha doğru ifade, İsviçre’ye yönelik göç akışının son dönemde yavaşladığı, ancak ülkenin ekonomik ve demografik yapısında göçün hâlâ merkezi bir rol oynadığı yönünde.

Göç tartışması yeniden gündemde

Göçteki düşüş, İsviçre’de Haziran ayında yapılan “10 Milyonluk İsviçre Yok” girişimiyle ilgili tartışmaların ardından da önem taşıyor.

Söz konusu girişim, İsviçre’nin sürekli ikamet eden nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyonla sınırlandırılmasını ve nüfus artışını önlemek amacıyla göçün kısıtlanmasını öngörüyordu. Federal hükümet ise böyle bir sınırlamanın ekonominin ihtiyaç duyduğu işgücüne erişimi zorlaştıracağı ve personel açığını büyüteceği uyarısında bulunmuştu.

SECO’nun güncel verileri de tartışmanın ekonomik boyutunu gösteriyor: İsviçre ekonomisinin yaşlanan nüfus ve çalışma çağındaki yerli nüfusun azalması nedeniyle yabancı işgücüne ihtiyacı devam ediyor.

Sonuç olarak İsviçre’ye göçteki düşüş, göçün İsviçre ekonomisi açısından önemini ortadan kaldırmıyor. Aksine mevcut veriler, göçün ülkenin işgücü piyasası, ekonomik büyümesi ve sosyal güvenlik sistemleriyle ne kadar yakından bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Kaynak: SEM, SECO