“Öfkeyle kalkan zararla oturur” veya “Keskin sirke küpüne zarar verir” diye oldukça öğretici atasözleri vardır. Öfkenizi dizginleyemezseniz, yanlışlarınız er ya da geç ayağınıza dolanır; bundan hep rakipleriniz kârlı çıkar.
Evet, Kılıçdaroğlu bir değil, onlarca defa yanlış yapmış, büyük bir ihanetin içine düşmüştür ama tam da belki de ihanetinin tabiatı gereği; mücadele ettiğiniz odakların kontrolü altına geçtiğinden, size zarar vermeye devam eder. Ediyor da.
Örneğin öfkesini kontrol altına alamayan kitleler, her şeyin sorumlusunu Kılıçdaroğlu olarak gördüğünden, asıl hedeflenmesi gereken ve gelinen durumun gerçek sorumlusu Erdoğan görünmez olur.
Bu pekâlâ Erdoğan’ın planı ve hedefi olabilir: Kitlelere Kılıçdaroğlu’nu kırdırmak ve böylece hem CHP’yi parçalamak hem de kötü gidişatın dikkatini kendi üzerinden dağıtmak.
Ayrıca CHP mitinglerine katılıp bozkurt işaretiyle Kılıçdaroğlu’na küfür ettiren gruplara özellikle dikkat etmek gerekiyor. Bunlar da CHP’yi parçalamaya yönelik planlı provokasyon girişimleri olabilir.
Bozkurtlar çoktan Erdoğan’ın safına geçmişlerdir. Ümit Özdağ gibi geçmeyenlerin de bir ayağı, Meral Akşener gibi, oradadır. Onlar sadece demokrasi mücadelesi verenlere karşı en elverişli anı bekliyorlar.
Özgür Özel de bundan sonra kimlerle birlikte hareket edeceğine dikkat etmelidir. Demokrasi mücadelesi ciddi bir meseledir. Tüm muhalefeti kucaklama adına İttihat ve Terakkici, Yeni Osmanlıcı, demokrasi düşmanı odaklardan imtina etmelidir. Bir daha altılı, yedili bilmem neli masalardan kendini sakınmalıdır. Yoksa onlar, Kılıçdaroğlu gibi, bu sefer de Özgür Özel’in canını çıkarırlar.
Tarih tekerrür eder ama Erdoğan bu fırsatı kaçırmaz; şimdiye kadar henüz proje olmadıysa, Özgür Özel’i projelendirir, kendisini iktidara taşıyacak katırı yapar.
Kılıçdaroğlu, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına onay vererek, kayyumlara göz yumarak, kontrollü darbe girişiminden sonra Yenikapı mitingine koşar adımlarla giderek yıllarca Erdoğan’ın katırlığını yapmıştır.
Özgür Özel de aynı yanlışlara düşmek istemiyorsa arkadaşlarını ve yolunu doğru seçmek zorundadır. Kılıçdaroğlu gibi “Devletin bekası” diye tamamen palavra olan bir burjuva ideolojisinin peşinde koşturacaksa, kimseyi ne yorsun ne de heveslendirsin.
Devletin ne olduğu ve kimlerden oluştuğu, nasıl bayağı bir aparat, bir çete, mafya örgütlenmesi olduğu kabak gibi ortada değil mi?



