İngiltere’de emeklilik çağındaki insanların barınma maliyetleri olduğuna dair yaygın varsayım çöküyor. Artan kira krizinin ortasında giderek daha çok insan, geç yaşlarında ev paylaşmak zorunda kalıyor.
Emekli olduktan sonra artık günlerini istediği gibi doldurabilen Deborah Herring, çoğu zaman uzun yürüyüşler, müzeler ve tiyatro gezileriyle vakit geçiriyor. Ancak 14 yıl boyunca özel bir yatılı okulda din kültürü öğretmeni olarak beraber çalıştığı eski meslektaşlarını hâlâ düşünmeden edemiyor. “O pahalı Oxfordshire köylerinde benim durumumu duysalar açıkçası dehşete kapılırlardı,” diyor gülerek.
Neden mi? Çünkü birkaç hafta önce eve geldiğinde iki yabancıyı kanepesinde uyurken buldu. Çünkü kendisine ait olmayan bir kedinin taşan kum kabıyla yaşamak zorunda. Ve en önemlisi, 65 yaşında, şu anda kaldığı iki odalı ev paylaşımından çıkıp, muhtemelen toplam yaşları kendisininkinden küçük olan insanlarla yaşayacağı dört odalı yeni bir eve taşınmak üzere.
Herring, iki yıl önce Banbury yakınlarında kiralık bir evde yalnız yaşamaktan bıkınca ev paylaşımına geçmiş. Londra’ya taşınmış ve şu anda otuzlu yaşlarında bir çiftle paylaştığı dairesine yerleşmiş. “Saatte bir otobüsün zar zor geçtiği bir kırsal yerde hayatımın geri kalanını geçirmektense her şeyi yaparım,” diyor. Bir süredir “üçüncü kişi gibi” hissettikten sonra şimdi Londra’nın güneyindeki Bermondsey’de karma kullanımlı bir apartmana taşınıyor.

“Artık zarif bir bahçem olmayacak, kokteylimi yudumlayıp verandamda mangal yapmayacağım,” diyor Herring. Bunun yerine yabancılarla mutfağı paylaşacak, çamaşır makinesini boşaltmaları için yirmili yaşlardakini bekleyecek ve internetsiz bir dönemi hatırlamayanlarla ortak bir zemin bulmaya çalışacak. “Açıkçası umurumda değil. Beş çocuğum var, gençlerle hiçbir sorunum yok,” diyor, iki kez evlenmiş olan Herring. Öğretmen emekli maaşı ve yarı zamanlı sınav değerlendiricisi olarak aldığı küçük gelirle ayda 1.000 sterlin kira ve arada bir tiyatro biletini karşılayabiliyor. “Bunu dünyada bir düşüş olarak değil, yeni ve farklı bir şey yapma fırsatı olarak görmek zorundasınız.”
Yaşlı kiracılar üç katına çıkacak
Eğer bu durum bir emekli için pek ideal gelmiyorsa, yakında daha birçok kişi Herring’in bu yaklaşımını benimsemek zorunda kalacak. İngiltere Konut Araştırması’na göre 65 yaş üstü hanehalklarının yalnızca %6’sı özel sektörde kiracı. Ancak Emeklilik Politikası Enstitüsü (PPI), bu oranın 2040’a kadar neredeyse üç katına çıkarak %17’ye ulaşacağını öngörüyor. Online kiralama platformu SpareRoom’a göre ise, geç yaşta ev paylaşma dönemi çoktan başlamış olabilir: On yıl önce kullanıcılarının sadece %2,7’si 55 yaş üstüyken, 2024’te bu oran %7,1’e yükseldi.
Özel kiracı 65 yaş üstü kesimin oranı son 20 yılda nispeten sabit kaldı. Bunun önemli bir nedeni, PPI kıdemli politika araştırmacısı Anna Brain’e göre Margaret Thatcher’ın 1980’de uygulamaya soktuğu konut satın alma hakkı politikası. “Şu anda 65 yaş üstü grubunda özel kiracılıkta büyük bir artış görmüyoruz çünkü bu insanların çoğu 80’lerde ve 90’larda ev sahibi olma fırsatı buldu,” diyor Brain.
Ancak bu evlerin büyük kısmı yerine yenileri inşa edilmediği için sosyal kira konutlarında ciddi bir eksiklik oluştu. Üstelik bugün bu şekilde satılan evlerin %40’tan fazlası özel sektör tarafından kiraya verilmiş durumda.
“Gençlerin konut piyasasına girmekte yaşadığı zorluklar uzun vadede çok ciddi sonuçlar doğuruyor,” diyor Brain. “O [satın alma hakkı] grubunun arkasından gelen bir kuşak var ki sosyal konuta erişemedi, satın alma hakkına sahip olmadı ve hızla yükselen konut fiyatlarıyla karşı karşıya kaldı.” Kısacası çoğumuz yaşlılık dönemimize kiracı olarak girmek zorunda kalacağız. Ancak bu kirayı kaçımız ödeyebilir, o belirsiz.
68 yaşındaki Andreas Savva, Londra’nın doğusunda, bir arkadaşının annesine ait olan ve küf içinde olan bir ev için ayda 800 sterlin ödüyor. Omurgayı etkileyen iltihaplı bir hastalık olan ankilozan spondilit, kanser hastalarına ulaşım sağlayan bir hayır kurumundaki işini giderek zorlaştırıyor. “Artık hastaları taşıyamıyorum, şimdilik sadece araçları hareket ettiriyorum,” diyor. Evdeki küf durumu daha kötüleştiriyor: “Çok toksik – akciğerlerimi etkilemeye başladı. Çıkmam gerekiyor.”
Savva eskiden kardeşine ait bir evde ücretsiz yaşıyordu; ancak kardeşi hayat sigortası olmadan ölünce çıkmak zorunda kaldı. Önce pahalı bir otel odasına, sonra da şimdiki küf kokusunun çamaşırlarına ve mutfak duvarlarına sindiği bu eve mecbur kaldı.
Şimdi ise 800 sterlinlik bütçesiyle, bir odalı dairelerin aylık fiyatının 1.300 sterlini geçtiği bir şehirde nereye gidebileceğini bilmiyor. “Ev paylaşma fikrinden nefret ediyorum,” diyor Savva. “Tuvalet ve mutfağı bu kadar çok kişinin kullandığı bir yerde yaşama fikrinden nefret ediyorum. Ama başka seçeneğim yok.”
“Bu yaşta emekli olmam gerekirken kira ödüyorum,” diye ekliyor. “Çalışmaya devam etmek zorundayım.” Küçük bir devlet emekli maaşı ve biraz birikimi olmasına rağmen, Kıbrıs doğumlu Savva İngiltere’de kalamayacağından endişeli: “Böyle sonsuza kadar devam edemem.”
Tasarruf yapanlar bile kira ödeyemeyecek
Tasarruflu yaşayanlar bile emeklilikte kira ya da mortgage ödeyebilecek kadar birikim yapamıyor. “İngiliz emeklilik sistemi, insanların emekliliğe konut maliyeti olmadan girdiği varsayımı üzerine kurulu,” diyor Brain. “İnsanların yeterince birikim yapmadığı konusunda ciddi bir kaygı var.” PPI’nin muhafazakâr tahminlerine göre, geç yaşlarda bir odalı daire kirasını karşılayabilmek için emeklilik fonunda fazladan yaklaşık 180.000 sterlin bulunması gerekiyor. “Genel olarak 40 yaş üstü kiracıların çoğu yüksek gelirli değil. Hem bugün kiralarını ödeyip hem de emeklilikte kirayı ödeyebilecek kadar birikim yapmak neredeyse imkânsız,” diye ekliyor.
Tabii kiralayacak yer bulabilirlerse.
63 yaşındaki Tamara Kocsubej, SpareRoom hesabını cevap gelmiş mi diye gün boyu kontrol ediyor. Macaristan üzerinden İngiltere’ye gelen Ukrayna doğumlu hayır kurumu çalışanı, bugüne kadar Nottingham ve Londra’da kiralık yaşadı.

Fotoğraf: Tamara Kocsubej’in izniyle
Son olarak bir ev sahibinden oda kiraladığı evden, kendini sürekli “istenmeyen” hissettiği için bir ay olmadan ayrıldı. Ardından üç kişilik bir Airbnb’de ayda 950 sterline oda tuttu. Daha önce altı odalı bir evde kiracıydı; ancak birlikte yaşadığı yirmili gençlerin yaşına yönelik imaları nedeniyle ortam bozuldu. “Her günün sonunda eve dönmek istemiyordum,” diyor. “Eskiden kapım açık yaşardım. Şimdi sürekli kapalı.”
“Biriyle yaşamayı aslında seviyorum,” diyor Kocsubej. “Yalnız yaşamak istemiyorum. Ama baktığım her yerde insanlar 20’lerinde.” Çoğu, 63 yaşındaki biriyle evi paylaşmayı düşünmüyor. “Bir yerde kalmak, bir topluluğun parçası olmak istiyorum. Bu yüzden Macaristan’a geri dönmeyi bile düşünmeye başladım. Ama hayatım burada.” Uygun konut sunan bir kuruluştaki bekleme listesinde 146. sırada. “Her gün kontrol ediyorum ve bekliyorum. Yapabileceğim tek şey bu.”
Konut stoku yaşlanmaya uygun değil
İngiltere’nin konut sektörü, yaşlı kiracıların artışına hiç hazır değil. 75 yaş üstü hanelerin yalnızca %12’si evlerine basamaksız erişebiliyor. Yaşlılık örgütü Age UK’nin yeni raporu, yaşlanan nüfusa uygun konutlarda ciddi açık olduğunu ve 50 yaş üstü insanların %44’ünün erişilebilirlik konusunda endişeli olduğunu ortaya koyuyor.
“Yaşlıların konutu dendiğinde çoğu kişi destekli yaşamı düşünüyor,” diyor Age UK’den Lisabel Miles. “Oysa yaşlıların büyük çoğunluğu özel birimlerde değil, normal konutlarda yaşayacak. Ve çoğu insanlar gençken taşınıp ömür boyu orada yaşlanacak.” Sorun şu ki mevcut birçok konut, kolayca uyarlanabilir değil: Küvetin duşa dönüştürülmesini zorlaştıran tesisat, merdivenlere asansör yerleştirilememesi gibi. Engellilik uyum hibesi başvurularıysa son derece yavaş ilerliyor: Onaylanıp çalışma tamamlanana dek ortalama 247 iş günü geçiyor. Özel kiracılar için bu süreç, ev sahibini ikna etmeye çalışmakla daha da zorlaşıyor. “Çaresizce yer arıyorum ama merdivenleri çıkamayacağım için reddetmek zorunda kaldığım yerler oldu,” diyor Savva.
Elbette ileri yaşlarda ev paylaşmanın sosyal avantajları da var. Dijital pazarlamacı Nick Henley, 40 yaş üstü için ev paylaşım platformu Cohabitas’ı babası öldüğünde ve annesi üç odalı bir evde yalnız kaldığında kurmuş. “Annem yalnızdı,” diyor Henley. “Otobüslere sırf insanlarla konuşmak için biniyordu.” Annesi 70’li yaşlarında ev paylaşma fikrini hızla reddetse de Henley siteyi kurmuş ve bugün işlerin hiç olmadığı kadar iyi olduğunu söylüyor. Nedeni artan kiralar, yükselen enerji faturaları ve insanların bağlantı kurma arzusu. “Eşleştirdiğim en yaşlı kişi muhtemelen 88 yaşındaydı,” diyor. Çoğu insan evini yabancılarla paylaşmayı tercih etmese de şunu ekliyor: “Birçok insan bir arkadaşıyla, partneriyle, ailesiyle yaşamak ister. Tek başına yaşamak istemez.”
Herring de bu görüşü destekliyor: “Etrafta insanların olduğunu bilmek güzel,” diyor. “Hayatım boyunca insanların arasında oldum. Şimdi bir anda yalnız yaşamak tuhaf olurdu.”
55 yaşındaki hukuk asistanı Sarah (gerçek adı değil) içinse tek isteği her zaman kendi evi olmuş. 21 yıldır çalışmasına rağmen hiç ev alamamış. “Belirli bir yaşa gelince mortgage’ın, eşin ve çocukların olduğu varsayılıyor,” diyor Surrey’de yaşayan “veteran kiracı”. “Ev görmeye gittiğinde yaşlılık önyargısı çok fazla. Sanki iş görüşmesi ya da flörtmüş gibi. Bu yaşta bunlarla uğraşmak istemiyorum.”
12 yıl boyunca çok sevdiği küçük odasında yaşadı – “Bir şey değildi,” diyor, “ama benimdi; istediğim zaman istediğimi yapabiliyordum.” Ancak birkaç ay önce ev sahibi evi ailesi için geri istediğinde kendini SpareRoom’un acımasız rekabetinin içinde buldu. Yıllarca ayda 500 sterlin ödeyerek merkezi ısıtma ve çamaşır makinesi olmayan bir yerde yaşadıktan sonra artık tek başına yaşayabilecek durumda olmadığını anladı.
Ev arayışı yıpratıcıydı: Aylarca mesajlar, görüşmeler ve hayal kırıklıkları. Her umutlandığında inbox’ına “Size uygun olduğunu düşünmüyoruz” mesajı düşüyordu. “Bunu yazacaklarına ‘Çok yaşlısın’ deselerdi daha iyiydi. 55 yaşındaki biri ne yapacak ki? Bir anda kalp krizi mi geçirecek? Açıkçası çok incitici,” diyor.
Devlet emeklilik yaşına ulaşmasına daha 10 yıl varken çalışmayı bırakabileceğinden emin değil. Birkaç hafta önce “bakım ve paylaşım” adlı bir programla, uygun kiraya karşılık 80’lerinde bir kadına eşlik ettiği bir odayı buldu. “Fena değil,” diyor. “Burada biraz olsun onurlu yaşayabiliyorum. Ama sonra aklıma geliyor: Yine bir gün buradan da çıkmak zorunda kalacağım.”
13 Kasım 225
Kaynak: The Guardian / Çeviri: Tuncay Yılmaz



