İsviçre’de iltica başvurusu reddedilen binlerce Türkiye vatandaşının geri gönderilmesinde yaşanan sorunlar, ülkenin iltica sistemini zorlamaya devam ediyor. Kantonlar, uzun süren hukuki süreçler ve kimlik doğrulama işlemleri nedeniyle geri göndermelerin aksadığını belirtirken, Federal Hükümet sonbaharda Türkiye ile ilk kez düzenli bir göç diyaloğu başlatmaya hazırlanıyor.
İsviçre’de reddedilen iltica başvurularına rağmen ülkede kalmaya devam eden Türkiye vatandaşları, son dönemde hem kantonların hem de federal makamların en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Özellikle geri gönderme işlemlerinin yavaş ilerlemesi, iltica merkezlerindeki yükün artmasına ve kantonların kapasitesinin uzun süre dolu kalmasına neden oluyor.
Konu, geçen yıl Zürih Kantonu Güvenlik Direktörü Mario Fehr’in Federal Konsey’e yönelik sert eleştirileriyle de gündeme gelmişti. Fehr, dönemin açıklamasında, İsviçre Konfederasyon Başkanı ve aynı zamanda Adalet Bakanı olan Beat Jans’ın Türkiye’ye giderek sorunu doğrudan Ankara ile görüşmesi gerektiğini savunmuştu. Fehr’e göre reddedilen Türk sığınmacıların geri gönderilmesinde ciddi tıkanıklık yaşanıyordu.
Türkiye ilk sıralarda yer alıyor
Resmi verilere göre 2025 yılı sonunda İsviçre’de iltica veya geri gönderme süreci devam eden 4 bin 490 Türkiye vatandaşı bulunuyordu. Bu rakam, ülkeler bazında en yüksek sayı olarak kayıtlara geçti.
2025 yılı boyunca Türkiye’den 2 bin 534 kişi İsviçre’ye iltica başvurusu yaptı. Böylece Türkiye, Eritre ve Afganistan’ın ardından İsviçre’ye en fazla iltica başvurusu yapılan üçüncü ülke oldu.
Ancak yapılan başvuruların büyük bölümü olumlu sonuçlanmıyor. Yetkililer, Türkiye vatandaşlarının yaptığı iltica başvurularının üçte ikisinden fazlasının reddedildiğini belirtiyor.
Hukuki süreçler geri göndermeyi geciktiriyor
Başvurular reddedilmesine rağmen birçok kişi ülkeden hemen ayrılmıyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri, İsviçre hukukunun tanıdığı itiraz ve yeniden değerlendirme haklarının yoğun şekilde kullanılması.
Bern Kantonu yetkilileri, Türkiye vatandaşlarının ortalamanın üzerinde yeniden değerlendirme ve ek başvuru süreçlerine başvurduğunu belirtiyor. Bu durum hem iltica merkezlerinde kalış süresini uzatıyor hem de kantonların barınma kapasitesini uzun süre meşgul ediyor.
Kanton Polis ve Adalet Direktörleri Konferansı da benzer değerlendirmede bulunarak, Türkiye dosyalarında hukuki başvuru yollarının diğer birçok ülkeye kıyasla daha sık kullanıldığını ifade etti.
En büyük sorun kimlik tespiti ve belgeler
Kantonlara göre geri göndermeleri yavaşlatan en önemli nedenlerden biri de kimlik doğrulama süreci.
İsviçre makamları, geri gönderilecek kişinin kimliğinin Türkiye tarafından resmen doğrulanmasını beklemek zorunda kalıyor. Kimliği doğrulanan kişiler için geçici seyahat belgesi yaklaşık iki hafta içinde hazırlanabiliyor.
Ancak kimliği kesinleşmeyen kişiler için süreç çok daha uzun sürüyor. Çünkü Türkiye’nin diplomatik temsilcilikleri bu kişilerle yüz yüze görüşme yapılmasını şart koşuyor. Bu görüşmeler için randevu alınması gerekiyor ve kantonlara göre randevu süreleri zaman zaman oldukça uzayabiliyor.
Buna ek olarak İsviçre’nin Türkiye’ye yönelik özel charter sınır dışı uçuşları düzenleyememesi de geri gönderme sürecini daha da yavaşlatıyor.
Luzerne’de dikkat çeken tablo
Sorunun kantonlara yansıması da dikkat çekiyor.
Luzern Kantonu’nda iltica başvurusu reddedildiği halde ülkeden ayrılamayan ve yalnızca acil yardım (Nothilfe) alan kişiler arasında Türkiye vatandaşlarının oranı yüzde 20’ye ulaştı.
Bu oran, Türkiye’den yapılan toplam iltica başvurularının payına göre oldukça yüksek bulunuyor ve geri gönderme sürecindeki gecikmenin somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Türkiye iddiaları kabul etmiyor
Türkiye’nin Bern Büyükelçiliği ise İsviçre kantonlarının dile getirdiği eleştirileri kabul etmiyor.
Büyükelçilik, kimlik doğrulama ve seyahat belgesi işlemlerinin hızlı, uygulamaya dönük ve uyum içinde yürütüldüğünü belirterek gecikmelerin Türkiye’den kaynaklandığı yönündeki iddialara katılmadığını açıkladı.
İsviçre Göç Sekreterliği (SEM) de Türkiye ile iş birliğinin genel olarak iyi düzeyde sürdüğünü ifade etti.
Aargau Kantonu da Türkiye makamlarıyla yürütülen işlemlerde ciddi bir sorun yaşanmadığını bildirdi.
İsviçre ve Türkiye arasında ilk kez göç diyaloğu kurulacak
Federal makamlar ise sorunun çözümü için yeni bir adım hazırlığında.
Göç Sekreterliği, sonbahardan itibaren İsviçre ile Türkiye arasında ilk kez düzenli bir göç diyaloğu başlatılacağını açıkladı.
Her yıl yapılması planlanan bu görüşmelerde geri gönderme süreçleri, kimlik tespiti, seyahat belgeleri ve göç alanındaki iş birliği ele alınacak.
İsviçre’nin bugün yaklaşık 30 ülkeyle benzer göç diyalogları yürüttüğü belirtilirken, Türkiye ile başlatılacak yeni mekanizmanın özellikle reddedilen iltica başvurularında yaşanan tıkanıklığın azaltılmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Siyasi tartışma da büyüyor
Blick gazetesinde yer alan habere göre, Mario Fehr’in geçen yıl Federal Hükümet’e yönelttiği sert eleştiriler Bern’de rahatsızlık yaratmıştı. Fehr, Beat Jans’ı kamuoyu önünde eleştirirken, aynı günlerde Federal Hükümet ile kanton temsilcileri geri gönderme sürecini hızlandıracak çözüm önerileri üzerinde toplantı yapıyordu.
İlginç olan ise, bu toplantıya kanton temsilcileri arasında katılmayan tek ismin Mario Fehr olmasıydı.
Yetkililer bugün ise taraflar arasında yoğun temasların sürdüğünü ve geri gönderme süreçlerinin daha etkin işlemesi için ortak çözüm arayışlarının devam ettiğini belirtiyor.
Kaynak: 41 Media



