Almanya’nın Augsburg ve Mannheim kentlerinde 28–29 Mart 2026 tarihlerinde düzenlenen “Demokrasi, Adalet ve Toplumsal Barış” konferanslarında Türkiye’deki siyasal gelişmeler, barış süreci ve toplumsal mücadele başlıkları ele alındı. İki gün süren etkinliklerde ortak mücadele, eşit yurttaşlık ve demokratikleşme talepleri öne çıktı.
Augsburg’da tekçilik eleştirisi ve geniş talepler
Augsburg/Oberhausen Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nde 28 Mart’ta gerçekleştirilen konferansa Tülay Hatimoğulları, Umut Akdoğan ve Mustafa Arslan konuşmacı olarak katıldı. Moderatörlüğü Denise Can üstlendi.

Konferansta, Türkiye’de barışın önündeki en büyük engellerden birinin tekçi yönetim anlayışı olduğu vurgulandı. Yargı bağımsızlığının ortadan kaldırılması, medyanın kontrol altına alınması, derinleşen yoksulluk, kadınlara yönelik şiddet ve ekolojik yıkım temel sorunlar olarak sıralandı.
Orta Doğu’daki savaşlar ve emperyal müdahalelere dikkat çekilerek, bölgenin küresel güçler tarafından yeniden dizayn edilmeye çalışıldığı ifade edildi. Halkların ve inançların ortak mücadele hattı kurmasının zorunlu olduğu vurgulandı.

Konferansta, Kürtler ve Alevilerin demokratikleşmenin en dinamik güçleri olduğu belirtilirken, eşit yurttaşlık temelinde birleşik mücadelenin önemi öne çıktı. AİHM kararlarının uygulanması, kayyum uygulamalarına son verilmesi, siyasi tutsakların serbest bırakılması, anadilde eğitim hakkının tanınması ve cemevlerinin ibadethane statüsünün kabul edilmesi temel talepler arasında yer aldı.
Mannheim’da barış süreci ve kayyum politikaları tartışıldı
29 Mart’ta Mannheim Cemevi tarafından düzenlenen konferans ise geniş katılımla gerçekleştirildi. Etkinlik, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşuyla başladı.
Konferansın moderatörlüğünü Özkan Mat üstlenirken, açılış konuşmasını Ertan Kurt yaptı. Selamlama konuşmalarında Haydar Aslan, Faysal Sarıyıldız ve Hasan Ördek yer aldı.

Mannheim Cemevi Başkanı Barış Yılmaz, Türkiye’nin en temel ihtiyacının diyalog ve demokrasi olduğunu vurguladı. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat ise Türkiye’de özellikle Kürtler ve Alevilerin ayrımcılığa maruz kaldığını ifade etti.
Hatimoğulları: Kayyumlar kaldırılmalı, barış süreci ilerletilmeli
Her iki konferansta da konuşan Tülay Hatimoğulları, kayyum atamalarının anayasaya aykırı olduğunu belirterek seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi gerektiğini söyledi. Kobanê Davası başta olmak üzere siyasi davalarda tutuklu bulunanların serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Hatimoğulları, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ için özgürlük talebini dile getirirken, barış sürecinin yeniden canlandırılması gerektiğini vurguladı. Newroz’un barış umudunu güçlendirdiğini ifade etti.

Alevi toplumunun taleplerine de değinen Hatimoğulları, cemevlerinin ibadethane olarak tanınması gerektiğini belirtti; kadınlara yönelik şiddete karşı mücadele çağrısı yaptı.
Ortak mücadele ve eşit yurttaşlık vurgusu
Her iki konferansta da Türkiye’de demokrasi, adalet ve toplumsal barışın ancak farklı kimlikler, inançlar ve toplumsal kesimlerin ortak mücadelesiyle mümkün olacağı vurgulandı. Kayyum politikalarına son verilmesi, siyasi tutsakların serbest bırakılması ve demokratik hakların güvence altına alınması ortak talepler olarak öne çıktı.

Katılımcılar, geçmişle yüzleşmeden demokratik bir geleceğin kurulamayacağını belirterek, eşit yurttaşlık temelinde birleşik mücadele çağrısında bulundu. Özgür, eşit ve demokratik bir yaşamın mümkün olduğu ve bunun örgütlü mücadeleyle kazanılabileceği ifade edildi.



