Dünya’nın en büyük kapalı su kütlesi olan Hazar Denizi, 1996’dan bu yana hızla küçülüyor. Bilim insanları, 2100 yılına kadar denizin su seviyesinin 9 ila 18 metre arasında düşebileceği uyarısında bulunuyor. Bu dramatik gerileme, çevresindeki beş ülkenin ekosistemlerini, ekonomilerini ve insan yaşamını ciddi şekilde tehdit ediyor.
Neden Küçülüyor?
Uzmanlar, Hazar Denizi’ndeki su kaybının temel nedenlerini şöyle sıralıyor:
- İklim Değişikliği:
Artan sıcaklıklar, deniz yüzeyindeki buharlaşmayı hızlandırırken, değişen rüzgar desenleri ve azalan yağış miktarları, denizi besleyen nehirlerin akışını büyük ölçüde düşürüyor. Volga Nehri, Hazar’a gelen suyun %80’ini sağlıyor, ancak akış hızı giderek azalıyor. - İnsan Faktörü:
Tarım ve nüfus artışı, nehirlerden çekilen su miktarını artırıyor. Ayrıca, bölgede bulunan 14.000’den fazla baraj, suyun doğal akışını engelliyor. Deniz tabanında yapılan petrol ve doğal gaz çıkarımı ise hem suyu kirletiyor hem de iklim değişikliğine katkıda bulunuyor.
Etkileri Neler?
Hazar Denizi’ndeki küçülme, bölge için çevresel, ekonomik ve sosyal açıdan ağır sonuçlar doğuruyor:
- Ekosistem Krizi:
Nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Hazar foku gibi birçok tür yaşam alanlarını kaybediyor. Ayrıca, deniz suyundaki artan tuzluluk seviyesi, balıkçılık gibi geçim kaynaklarını tehdit ediyor. - Ekonomik Kayıplar:
Denizin sığlaşması, tarım ve balıkçılık sektörlerini zor durumda bırakırken, doğu ile batı arasında kritik bir taşımacılık rotası olan “Orta Koridor” üzerinde de büyük baskı oluşturuyor. Gemiler, düşen su seviyesi nedeniyle daha hafif yük taşımak zorunda kalıyor ve bu durum lojistik maliyetlerini artırıyor. - Yerinden Edilen İnsanlar:
BM’ye göre, 2050 yılına kadar 5 milyon insan Hazar Denizi çevresindeki yerleşimlerinden göç etmek zorunda kalabilir.
Bölgesel İşbirliği Zorunlu
Bakü’de düzenlenen COP29 Zirvesi’nde, Hazar’a kıyısı olan Azerbaycan, Rusya, Kazakistan, Türkmenistan ve İran, denizi korumak için işbirliği yapma kararı aldı. Ancak uzmanlar, alınan önlemlerin iklim değişikliğinin temel nedeni olan sera gazı emisyonlarının azaltılmasını içermediği konusunda uyarıyor.
Çözüm Ne Olabilir?
Birleşmiş Milletler Çevre Programı’ndan (UNEP) uzmanlar, Hazar Denizi’nin kurtarılabilmesi için şu adımların kritik olduğunu vurguluyor:
- Küresel sera gazı emisyonlarının hızla azaltılması,
- Bölgedeki su kaynaklarının daha verimli kullanılması,
- Fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması.
UNEP Baş Danışmanı Elizabeth Sellwood, “Uyum çabaları bir yere kadar etkili olabilir, ancak temel neden olan iklim değişikliğiyle mücadele edilmezse bu kriz büyümeye devam edecek,” diyerek durumu özetledi.
Hazar Denizi’nin geleceği, hem bölgesel işbirliğine hem de küresel iklim politikalarının hızla uygulanmasına bağlı. Bu devasa su kütlesinin kaybı, sadece çevreyi değil, milyonlarca insanın yaşamını da tehdit ediyor.
Kaynak: Skynews



