fbpx

Faik Bulut: “Kürtler 150 senedir susmadı”

Paylaş

Gazeteci-yazar Faik Bulut, Basel’de düzenlenen söyleşide Rojava’daki gelişmeleri, Suriye’de Alevi, Dürzi, ve Ezidi kadınların kaçırılması ve öldürülmesine ilişkin iddiaları ve Ortadoğu’daki güç mücadelelerini ele aldı. Bulut, bölgedeki gelişmelerin uluslararası güçlerin politikaları ve değişen siyasi dengelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Gazeteci-yazar Faik Bulut, 22 Ekim Perşembe günü İsviçre’nin Basel kentindeki Özgür Kitabevi’nde düzenlenen söyleşide “Rojava’da durum nedir? Suriye’de Alevi katliamları” başlığı altında değerlendirmelerde bulundu. Söyleşide Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar, Alevi ve Dürzi kadınların kaçırılması ve öldürülmesi, Rojava’daki siyasi süreç, Kürtlerin kazanımları ve bölgesel güçlerin politikaları üzerinde duruldu.

Suriye’de kadınlara yönelik şiddet

Bulut, Suriye’de Alevi kadınlara yönelik saldırılara ve kadınların kaçırılmasına ilişkin vakalara dikkat çekti. Lazkiye, Tartus ve Baniyas gibi Alevilerin yoğun yaşadığı bölgelerdeki olaylardan söz eden Bulut, kadınların ve kız çocuklarının kaçırıldığı ve öldürüldüğü yönündeki anlatımları aktardı.

Konuşmasında kadınlara ilişkin sayısal veriler de paylaşan Bulut, Banyas ve çevresinde yaşananları örnek gösterdi. Bu anlatımlarda çoğu Alevi ve Dürzi olmak üzere 100’ü aşkın kadın ve kız çocuğunun kaçırıldığına ilişkin bir iddia da yer aldı. Bulut, bu vakaların güncel olduğunun altını çizdi. Böylece ülkedeki farklı inanç topluluklarına mensup kadınların yaşadığı şiddetin, Suriye’deki genel siyasi ve toplumsal tablodan ayrı ele alınamayacağına işaret etti.

Kadınlara yönelik saldırıların yanı sıra bu olayların yaşandığı bölgeler, sorumlular ve saldırıların siyasi bağlamı da söyleşinin önemli başlıkları arasındaydı. Bulut, Suriye’deki gelişmelerin yalnızca ülke içindeki güç mücadeleleri üzerinden değil, bölgesel ve uluslararası aktörlerin politikalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Bulut ayrıca, 2014-15 yıllarda Suriye’de çok sayıda Ezidi kadına da benzer şiddetin uygulandığının altını çizdi.

“Kürtler 150 senedir susmadı”

Rojava’daki gelişmeleri de değerlendiren Bulut, Suriye’de değişen siyasi dengelerin Kürtlerin kazanımları ve geleceği açısından önem taşıdığını belirtti. Bölgesel ve uluslararası güçlerin politikalarının Rojava’daki süreci doğrudan etkilediğine dikkat çeken Bulut, Kürtlerin bu süreçte ortaya çıkan çelişkileri doğru okuyarak elde ettikleri kazanımları korumaları gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin Rojava’ya yönelik politikalarına da değinen Bulut, Ankara’nın bölgedeki gelişmeleri kendi bölgesel çıkarları doğrultusunda şekillendirmeye çalıştığını belirtti. İran’ın etkisinin azalmasıyla oluşabilecek boşlukların Türkiye tarafından doldurulmak istendiğini ifade eden Bulut, Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki politikalarının bu bölgesel güç mücadelesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin baskı politikalarının Kürtleri susturabileceği düşüncesini eleştiren Bulut, Kürtlerin uzun yıllara yayılan mücadele tarihine dikkat çekti.

Bulut, “Türkiye zannediyor ki ben seni bastırırsam geçici olarak sustururum. Ama Kürtler 150 senedir susmamış, şimdi de susacak halleri yok. Hele hele bu dönemde” dedi.

Bu değerlendirmeyi bir umut mesajı vermek amacıyla değil, bölgedeki siyasi dengeleri anlamaya çalışarak yaptığını belirten Bulut, Kürtlerin mevcut koşullarda elde ettikleri kazanımları korumalarının önemini vurguladı.

İran ve Batı arasındaki ilişki: Rejim değişikliği mi, sisteme uyum mu?

Ortadoğu’daki gelişmeleri değerlendirirken eski Mısır Dışişleri Bakanı ve Arap Birliği eski Genel Sekreteri Amr Mussa’nın analizlerine değinen Bulut, ABD ve Avrupa’nın İran’a yönelik politikalarının yalnızca rejim değişikliği hedefi üzerinden okunamayacağını söyledi.

Bulut, emperyal güçlerin asıl hedefinin İran’ı mevcut küresel sisteme uyum sağlamaya zorlamak olabileceğini belirtti. Günümüzde savaş ve diplomasinin işleyişinde de değişiklik yaşandığını savunan Bulut, beşinci nesil savaşlarda amaçlanan sonucun yalnızca karşı tarafı askerî olarak yenilgiye uğratmak olmadığını ifade etti.

Bulut’a göre bu stratejide temel hedef, karşı tarafın siyasi tutumunu değiştirmek. Kuşatma, baskı ve gerektiğinde askerî saldırılar yoluyla bir ülkenin davranışlarının değiştirilmesinin amaçlanabileceğini belirten Bulut, İran’ın Batı sistemiyle daha fazla bütünleşmesinin Ortadoğu’daki güç dengelerini de etkileyebileceğini söyledi.

“Türkiye bölgedeki boşlukları dolduruyor”

İran’ın bölgesel etkisinin değişmesi durumunda Türkiye’nin bundan yararlanarak Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgedeki etkinliğini artırmaya çalışabileceğini belirten Bulut, Ankara’nın kendisini bölgenin belirleyici güçlerinden biri olarak konumlandırdığını söyledi.

İran’ın petrol ve su kaynaklarına, nüfusuna ve coğrafi büyüklüğüne dikkat çeken Bulut, İran’ın Batı’yla ilişkilerinde yaşanabilecek değişimlerin Türkiye’nin bölgesel konumunu da etkileyebileceğini ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgedeki siyasi aktörlerle ilişkilerinin de zaman içinde değişebileceğini belirten Bulut, gelecekte İranlı yöneticilerin Washington açısından daha önemli aktörler hâline gelebileceğini dile getirdi.

İngiltere, ABD ve Rusya arasındaki çıkar çatışmaları

Bulut, Ortadoğu’daki gelişmelerin yalnızca Türkiye, İran ve ABD arasındaki ilişkilerle açıklanamayacağını söyledi. İngiltere’nin Suriye ve Körfez bölgesindeki varlığına değinen Bulut, İngiltere ile ABD’nin çıkarlarının her zaman örtüşmediğini ve iki ülke arasında gerilimler bulunduğunu ifade etti. Rusya konusunda da benzer çelişkilerin yaşandığını belirtti.

Büyük güçler arasındaki rekabetin bölgedeki aktörlere farklı hareket alanları yaratabileceğini savunan Bulut, Kürtlerin de bu çelişkileri doğru okuyarak kendi kazanımlarını korumaları gerektiğini dile getirdi.

Söyleşi kitap imzasıyla sona erdi

Söyleşinin ardından Faik Bulut, okurları için kitaplarını imzaladı. Tarih, siyaset, Alevilik, Kürtler ve Ortadoğu üzerine çok sayıda eseri bulunan Bulut’un kitapları, etkinliğe katılan okurlarla buluştu.