Katalonya’da Generalitat’a bağlı yüzlerce itfaiyeci, 18 Eylül’de Barselona’da çalışma koşulları, personel ve ekipman eksikleri ile yangınlarda maruz kaldıkları toksik maddelere karşı daha güçlü koruma talebiyle yürüdü. Guardia Urbana katılımı yaklaşık 800 kişi olarak açıklarken, organizatörler sayının 1.000’i aştığını bildirdi. Eylem, itfaiyeci temsilcileri ile İçişleri Bakanlığı yönetiminin 2023–2026 çalışma anlaşmalarının uygulanmasını görüşmek üzere aynı gün yaptığı toplantıyla eş zamanlı gerçekleşti.
Barselona’nın merkezindeki Plaça de Sant Jaume, cuma sabahı sirenler, düdükler, kornalar ve dumanlarla doldu.
UGT-Bombers de Catalunya, CGT ve Bombers Precaris en Lluita’nın çağrısıyla bir araya gelen itfaiyeciler buradan Katalonya İçişleri Bakanlığı’nın merkezine yürüdü. Göstericilerin temel talebi, 2023–2026 dönemi için imzalanan çalışma anlaşmalarında yer alan ancak sendikaların uygulanmadığını söylediği maddelerin yerine getirilmesi.
Protestonun başlıkları arasında ücret kayıplarının telafisi, yeterli personel ve kaynak sağlanması, daha fazla eğitim, kariyer yapısının düzenlenmesi ve özellikle yangınlardan sonra itfaiyecilerin maruz kaldığı kanserojen ve diğer toksik maddelerin sistematik biçimde temizlenmesi bulunuyor.
Yangın bitiyor, toksik maruziyet bitmiyor
İtfaiyecilerin en güçlü itirazlarından biri yangınlarda oluşan toksik kalıntıların nasıl yönetildiği.
Yangın söndürüldüğünde risk sona ermiyor. Yanma sonucu ortaya çıkan kirleticiler koruyucu kıyafetlerde, araçlarda ve istasyonlarda kalabiliyor. İtfaiyeci temsilcileri bu nedenle yalnız müdahale sırasında kullanılan koruyucu ekipmanların değil, yangın sonrasında araçların, kıyafetlerin ve istasyonların temizliğini kapsayan sistematik bir dekontaminasyon düzeni talep ediyor.
CGT’den itfaiyeci Carles Urgell, işin doğası gereği toksik maddelerle temasın kaçınılmaz olabildiğini, ancak yangın sonrasında devam eden maruziyetin önlenebilir olduğunu söyledi. Sendikalar daha kapsamlı hijyen protokolleri, ekipman temizliği, sağlık izlemi ve yeterli kaynak talep ediyor.
Bu mesele, yalnızca çalışma konforu tartışması değil.
Katalonya İtfaiyecileri Meclisi’nin gündeminde de toksik ve kirletici maddeler için “küresel, teknik ve üzerinde uzlaşılmış” bir plan hazırlanması bulunuyor.
2023’te imzalanan anlaşmalar hâlâ tartışmanın merkezinde
Generalitat ile sendikalar arasında 2023’te imzalanan çalışma koşulları anlaşması 31 Aralık 2026’ya kadar geçerli.
Anlaşmada çalışma sürelerinden aile yaşamıyla uyuma, vardiya düzeninden çeşitli ücret kalemlerine kadar birçok başlık yer alıyor. Ancak sendikalar, uygulamada önemli maddelerin hâlâ tamamlanmadığını savunuyor.
CCOO da daha önce yaptığı açıklamada ikinci faaliyet pozisyonları, uzmanlıkların geliştirilmesi, kariyer sistemi, kurumlar arası hareketlilik ve iş sağlığı gibi alanlarda anlaşmaların eksik uygulandığını belirtmişti.
18 Eylül yürüyüşünün sloganlarından biri de tam olarak buydu: imzalanmış anlaşmaların kâğıt üzerinde kalmaması.
25 itfaiye istasyonu asgari personelin altında
Personel eksikliği de protestonun bir diğer başlığı.
Katalonya İtfaiyecileri Meclisi’nin 18 Eylül tarihli takip verisine göre 25 itfaiye istasyonu belirlenmiş minimum personel seviyesinin altında çalışıyordu.
Sendika temsilcileri bazı istasyonlarda vardiyaların yalnız üç personelle yürütülebildiğini ve yıllardır biriken personel ile altyapı açıklarının acil müdahale kapasitesini zorladığını söylüyor.
İçişleri Bakanlığı ise iki gün önce 300 yeni Generalitat itfaiyecisi için yeni işe alım süreci başlattığını açıkladı. Başvurular 16–29 Eylül arasında alınacak. Bakanlık ayrıca kadınlar için yüzde 40 kontenjan uygulamasını sürdürüyor.
Ancak sahadaki mevcut personel açığı, yeni alımlar tamamlanana kadar günlük vardiyalarda hissedilmeye devam ediyor.
Eğitmenlerin grevi 500’den fazla personelin sürecini etkiliyor
Mevcut anlaşmazlık yalnız sokak gösterisiyle sınırlı değil.
Katalonya Kamu Güvenliği Enstitüsü’ndeki İtfaiye Okulu eğitmenleri de haftalardır grevde. Eğitmenlerin yüzde 89,2’sinin desteklediği iş bırakma, yeni personel ve terfi süreçlerinde eğitim bekleyen 500’den fazla itfaiyeciyi etkiliyor.
Bu grev nedeniyle bazı eğitim programları ertelenirken, yeni personelin ve yeni komuta kademelerinin sahaya çıkış takviminin de gecikebileceği belirtiliyor.
Dolayısıyla işçiler açısından personel açığı ile eğitim koşulları birbirinden ayrı meseleler değil: eğitmen bulunamadığında yeni itfaiyeci sahaya çıkamıyor; yeni personel gelmediğinde mevcut ekiplerin iş yükü artıyor.
Masada ücret, fazla mesai ve çalışma koşulları vardı
18 Eylül’deki yürüyüş, daha önceden planlanmış kritik bir toplantıyla aynı güne denk geldi.
Katalonya İtfaiyecileri Meclisi’nin 30 Temmuz’da duyurduğu gündeme göre yönetim ile çalışan temsilcilerinin görüşmesinde dört temel başlık bulunuyordu:
ücret tablolarının kategoriler, sorumluluklar ve uzmanlıklar arasında yeniden değerlendirilmesi; fazla mesai ücretlerinin artırılması; yangın sezonunda personele sağlanan yiyecek ve lojistik desteğinin kalıcı bir sisteme bağlanması; toksik maddeler ve kirleticilere ilişkin sağlık koruma planının geliştirilmesi.
Bu toplantı, temmuz ayında varılan geçici uzlaşmaların teknik olarak nasıl uygulanacağını belirlemek için planlanmıştı.
Ancak 18 Eylül öğleden sonrası itibarıyla toplantının bütün sonuçlarına ilişkin ayrıntılı bir ortak anlaşma metni henüz kamuoyuna açıklanmış değil.
Mücadele için yüksek katılımlı oylama
İtfaiyecilerin son aylardaki örgütlenmesinin arkasında geniş bir katılım da bulunuyor.
Katalonya İtfaiyecileri Meclisi’nin temmuz ayında yaptığı oylamada 2.288 kişilik listeden 2.166 kişi oy kullandı; katılım yüzde 94,7 oldu. Yatay kariyer planı yüzde 71,5 destek alırken, oylamaya sunulan baskı ve eylem yöntemlerinin tamamı kabul edildi.
Bu tablo, 18 Eylül yürüyüşünün tek günlük bir tepki olmadığını gösteriyor.
İtfaiyeciler aylar boyunca çalışma koşulları, ücret, personel açığı ve sağlık riskleri üzerinden farklı eylem biçimleri örgütledi. Yangın sezonu boyunca fazla mesai konusunda uygulanan baskı yöntemleri ve İtfaiye Okulu’ndaki eğitmen grevi de aynı sürecin parçaları.
“Acil durum hizmeti”ni kim ayakta tutuyor?
İtfaiyecilerin yürüyüşü, kamu hizmetlerinde sık görülen bir çelişkiyi görünür hale getirdi.
Bir yangın, sel ya da başka bir afet yaşandığında kamuoyunun ilk beklentilerinden biri yeterli personel ve hızlı müdahale.
Fakat aynı personel, kendi çalışma koşullarında yıllardır biriken eksiklerin giderilmesini talep ediyor.
İtfaiyecilerin talebi yalnız daha yüksek ücret değil.
Yeterli ekip sayısı,
daha güvenli istasyonlar,
yangın sonrası toksik maruziyete karşı sistematik koruma,
işleyen bir eğitim sistemi
ve imzalanmış anlaşmaların uygulanması.
18 Eylül’de Barselona sokaklarında verilen mesaj da buydu:
Acil durum hizmetlerinin gücü yalnız yeni araçlar ve ekipmanlarla değil, o sistemi her gün çalıştıran insanların çalışma koşullarıyla ölçülüyor.



