fbpx

AB kendi “4. maddesini” kurmak istiyor: NATO’nun yanına yeni güvenlik protokolü

Paylaş

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, siber saldırı, sabotaj, kundaklama ve drone ihlalleri gibi silahlı saldırı eşiğinin altında kalan güvenlik krizlerinde 27 AB ülkesini hızla bir araya getirecek “Acil Güvenlik Protokolü” önerdi. Von der Leyen aynı konuşmada Birleşik Krallık, Kanada, Norveç ve Ukrayna gibi ülkelerin de yer alabileceği bir Avrupa Güvenlik Konseyi kurulmasını istedi. Henüz kabul edilmiş bir düzenleme bulunmuyor; önerilerin hukuki ve kurumsal ayrıntıları daha sonra hazırlanacak. (EC Representation in Cyprus)

Avrupa Birliği, güvenlik ve savunma alanındaki kurumsal rolünü büyütmeye hazırlanıyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 16 Eylül’de Strasbourg’daki Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı 2026 Birliğin Durumu konuşmasında, AB’nin NATO’nun 4. maddesine benzer kendi acil istişare mekanizmasına ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Von der Leyen öneriyi “Avrupa’nın kendi 4. maddesi” ve “Acil Güvenlik Protokolü” ifadeleriyle tanımladı.

Planın temel mantığı şu: Bir AB ülkesi ulusal güvenliğini tehdit eden bir olay karşısında mekanizmayı harekete geçirirse, 27 üye ülke acil biçimde bir araya gelerek ortak yanıtı koordine edecek. Komisyon bunun özellikle klasik bir silahlı saldırı düzeyine ulaşmayan “hibrit” olaylarda kullanılmasını istiyor. (Audiovisual Service)

Siber saldırıdan sabotaja: “Silahlı saldırının altında” kalan alan

Komisyon’un hedeflediği alan oldukça geniş.

Von der Leyen konuşmasında siber saldırıları, sabotajları, kundaklamaları ve drone ihlallerini örnek gösterdi. Danimarka, Litvanya, Polonya ve Almanya’da yaşanan son olaylara atıfta bulunarak Avrupa’nın mevcut güvenlik kurumlarının bu tür krizlere yeterince hızlı yanıt veremediğini savundu. (Migration and Home Affairs)

Önerinin kritik noktası da burada.

AB’nin halihazırda Lizbon Antlaşması’nın 42.7 maddesinde bir karşılıklı yardım hükmü bulunuyor. Bu hüküm, bir üye devlet kendi topraklarında silahlı saldırıya uğradığında diğer üyelerin yardım ve destek sağlamasını öngörüyor. Yeni protokol ise tam tersine, henüz “silahlı saldırı” düzeyine ulaşmamış güvenlik krizleri için tasarlanıyor. (Cyprus EU Presidency)

Böylece AB, savaş ile barış arasındaki giderek büyüyen “gri alan” için ayrı bir karar mekanizması oluşturmayı tartışıyor.

NATO’nun 4. maddesi ne anlama geliyor?

Von der Leyen’in özellikle NATO’nun 4. maddesine atıfta bulunması önemli.

NATO’nun 4. maddesi, bir üyenin toprak bütünlüğünün, siyasi bağımsızlığının veya güvenliğinin tehdit altında olduğunu düşünmesi halinde diğer üyelerle acil istişare talep etmesine olanak sağlıyor.

Bu madde otomatik askeri müdahale anlamına gelmiyor.

Bir üyeye yapılan silahlı saldırının tüm üyelere yapılmış sayılmasını düzenleyen madde NATO’nun 5. maddesi. 4. madde ise görüşme ve koordinasyon mekanizması. (NATO)

Dolayısıyla Komisyon’un önerisini “AB’nin yeni ortak savunma maddesi” olarak tanımlamak doğru değil.

Şimdilik önerilen şey, kriz anında bütün üyeleri hızla masaya çağırabilecek siyasi bir istişare ve koordinasyon sistemi.

AB bir de Avrupa Güvenlik Konseyi istiyor

Von der Leyen aynı konuşmada daha kapsamlı ikinci bir öneriyi de gündeme getirdi: Avrupa Güvenlik Konseyi.

Komisyon Başkanı, Avrupa kıtasının güvenliği üzerine karar alacak liderler düzeyinde yeni bir format oluşturulmasını istedi.

Konuşmasında özellikle Kanada, Norveç, Ukrayna ve Birleşik Krallık’ın adını verdi; bununla birlikte katılımcı listesini “ve diğerleri” diyerek açık bıraktı. (EC Representation in Cyprus)

Bu yapı hayata geçirilirse yalnızca AB üyesi devletlerin bulunduğu bir kurul olmayacak.

Brexit sonrasında AB dışında kalan Birleşik Krallık, NATO üyesi ancak AB dışında olan Norveç, savaş halindeki Ukrayna ve Atlantik’in diğer tarafındaki Kanada gibi devletler de Avrupa güvenlik mimarisinin yeni bir platformunda yer alabilecek.

Ancak önerinin üyelik yapısı, yetkileri, karar alma usulü ve mevcut AB-NATO kurumlarıyla ilişkisi henüz açıklanmış değil.

NATO’yla paralel yapı tartışması

Yeni öneriler Avrupa içinde aynı biçimde karşılanmadı.

Reuters’a göre Finlandiya ve Norveç’ten olumlu mesajlar gelirken, Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna NATO’nun Avrupa güvenliğinin temel taşı olmaya devam ettiğini ve AB’nin savunma girişimlerinin NATO’yu tamamlaması gerektiğini vurguladı.

Bazı güvenlik uzmanları ise Avrupa Güvenlik Konseyi ile yeni istişare mekanizmasının NATO’daki mevcut yapılara paralel kurumlar yaratabileceği uyarısında bulunuyor. (Reuters)

Von der Leyen ise önerisini NATO’nun yerine kurulacak bir yapı olarak değil, NATO’nun 4. maddesini “tamamlayacak” bir mekanizma olarak sundu.

Buradaki tartışma yalnız kurumsal bir görev paylaşımından ibaret değil.

ABD’nin Avrupa güvenliğindeki gelecekteki rolüne ilişkin belirsizlikler büyürken AB kurumları, kıtanın askeri ve güvenlik kararlarını daha fazla Avrupa içinde toplama arayışını hızlandırıyor. Reuters da yeni girişimleri Avrupa ülkelerinin kendi güvenlikleri konusunda daha fazla sorumluluk üstlenme eğiliminin parçası olarak değerlendiriyor. (Reuters)

Savunma harcamaları da büyüyor

Acil güvenlik protokolü tek başına ortaya çıkan bir öneri değil.

Von der Leyen aynı konuşmada Avrupa’daki savunma harcamalarının son beş yılda yaklaşık yüzde 80 arttığını söyledi ve ortak askeri kapasitelere yapılacak yatırımların daha da büyütülmesi gerektiğini savundu. (Représentation au Luxembourg)

Komisyon Başkanı ayrıca “Avrupa Stratejik Kolaylaştırıcılar Aracı” adı verilen yeni bir finansman ve koordinasyon mekanizması kurulacağını açıkladı.

Hedeflenen alanlar arasında:

hava ve füze savunması, stratejik askeri taşımacılık, havada yakıt ikmali, uzay sistemleri ve siber kapasite bulunuyor. (EC Representation in Cyprus)

Von der Leyen, daha büyük ortak siparişlerin Avrupa savunma sanayisine daha fazla ölçek sağlayacağını da açık biçimde vurguladı.

Bu nedenle yeni acil istişare mekanizmasını yalnız “siber saldırılara karşı teknik önlem” olarak okumak eksik kalıyor.

Öneri, AB’nin son yıllarda hızlanan daha geniş güvenlik ve savunma dönüşümünün bir parçası.

Ekonomik birlikten güvenlik aktörüne

Avrupa Birliği uzun yıllar boyunca askeri güvenliğin merkezinde NATO’nun bulunduğu, kendisinin ise ekonomik ve siyasi entegrasyonu yönettiği bir yapı olarak işledi.

Bu sınır giderek bulanıklaşıyor.

AB’nin ortak savunma fonları, silah üretim programları, Ukrayna’ya askeri desteği, ortak tedarik projeleri ve 42.7 maddesinin nasıl uygulanacağına ilişkin tartışmaların ardından şimdi “Avrupa’nın kendi 4. maddesi” gündeme geliyor.

Ancak önemli bir ayrım var:

16 Eylül’de açıklanan sistem henüz kurulmuş değil.

Ortada şimdilik von der Leyen tarafından açıklanmış siyasi bir öneri var. Komisyon’un ayrıntılı çerçeveyi hazırlaması, üye devletlerin ise yeni yapının yetkileri ve mevcut antlaşmalarla nasıl ilişkilendirileceği konusunda uzlaşması gerekecek. (Reuters)

Asıl tartışma bundan sonra başlayacak:

AB güvenlik krizlerinde yalnız ekonomik yaptırım ve diplomatik koordinasyon yapan bir yapı mı kalacak, yoksa üye ülkelerin güvenlik politikalarını giderek daha doğrudan koordine eden ayrı bir Avrupa güvenlik mimarisi mi oluşturacak?

16 Eylül’de ortaya konan öneriler, ikinci seçeneğin artık teorik bir tartışma olmaktan çıktığını gösteriyor.