Dünya genelinde 16 bin kişiyi işten çıkarma kararı alan şirket, Türkiye’deki fabrikasının verimlilikte dünyada birinci sırada gösterilmesine rağmen çıkarılan işçilere “performansınız düşük” gerekçesini sundu.
Şekerlemeden kahveye yüzlerce ürünüyle küresel ölçekte devasa kârlar elde eden ve reklamlarında “çevre dostu” imajı çizen İsviçre merkezli Nestle, Bursa Karacabey’deki fabrikasında 20’nin üzerinde işçinin işine son verdi.
Ağır çalışma koşulları, mobbing ve düşük performans gerekçesiyle kapı dışı edilen işçiler; işyerinde örgütlü Tekgıda-İş Sendikası’nı işverenle iş birliği yapmakla suçluyor.
“İyilik Hareketi” sloganının arkasındaki gerçek: Arama ve toplu izin şoku
Nestle Türkiye bu yıl kuruluş yıl dönümünü “İyilik Hareketi” sloganıyla kutlayıp çevreci projeler yürütürken, sahadaki emekçilere yönelik tutum bambaşka bir tablo ortaya koydu. Çıkışlar verilmeden bir gün önce toplu izinde olan işçilerin fabrikadaki özel dolaplarının kilitleri kırılarak arandı. İşçiler bu durumu “suç unsuru arar gibi didik didik edildik” sözleriyle aktardı.
Dünya genelinde 16 bin kişiyi işten çıkarma kararı alan şirket, Türkiye’deki fabrikasının verimlilikte dünyada birinci sırada gösterilmesine rağmen çıkarılan işçilere “performansınız düşük” gerekçesini sundu.
Saçma gerekçelerle savunmalar ve mobbing iddiası
Sekiz yıldır fabrikada çalışan Ezgi adlı işçi, son dört yıldır adeta bir sıkıyönetim uygulandığını ve insan kaynaklarının sürekli olarak absürt konularda savunma talep ettiğini belirtti:
“‘Kolunu niye sıvadın’, ‘maskeni indirmişsin’, ‘kulaklık takmadın’ gibi nedenlerle savunma alınıyordu. Kolumuzu biraz yukarı çeksek ‘ürüne kıl-tüy bulaşır’ gerekçesi sunuluyordu. Hatta banttan ayrılıp başka bölüme geçerken kullandığımız güzergâh bile sorun ediliyordu. Amaç tamamen insanları yıldırmaktı.”
Kadın işçilere ağır yük ve gece vardiyası baskısı
Fabrikada 16 kiloyu bulan ağır paketlerin kadın işçilere taşıtıldığı, gece vardiyalarının ise ev hayatını tamamen felç ettiği vurgulandı. Kadın çalışanlar, vardiya dönüşü evdeki çocuk bakımı ve ev işleri nedeniyle dinlenemediklerini, zihinsel ve fiziksel olarak tükendiklerini ifade etti.
Sendikaya tepki: “Aidat ödediğimiz temsilci, patron gibi davrandı”
İşçilerin en çok tepki gösterdiği konulardan biri de yetkili Tekgıda-İş Sendikası’nın tutumu oldu. İşten çıkarılan Ezgi, Baştemsilci’nin kendilerine “Para sorununuz yoktu. İşinizi doğru yapsaydınız böyle olmazdı” dediğini aktararak, sendikanın işçiyi işçiye kışkırttığını ve sarı sendikacılık yapıldığını öne sürdü.

32 yaşındaki işsiz kalan Derya ise atılan işçilerin tamamının sendikaya muhalif isimlerden oluştuğuna dikkat çekerek, tazminat toplantısının “taşkınlık çıkabilir” korkusuyla fabrika dışında bir mekânda yapıldığını söyledi.
“Geleneksel sendikalar mücadeleyi terk etti”
Ege İşçi Birliği Sözcüsü Sonay Tezcan da konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de sendikal mücadelenin en gerilediği dönemin yaşandığını vurguladı:
“Nestle’de yaşananlar bu tablonun önemli bir örneği. Düşük ücretin dayatıldığı, baskı ve mobbingin arttığı koşullarda mücadeleyi örgütlemesi gereken sendikalar pasif kalıyor. Hatta bazı işyerlerinde çıkarılacaklar listesini İK yerine bizzat sendikacılar hazırlıyor. Zenginliğine zenginlik katan devasa kârlı fabrikalar krizi bahane ediyor. Buna karşı örgütlü direnişi büyütmekten başka yol yok.”
Kaynak: Siyasi Haber



