Portekiz’de binlerce hemşire, düşük ücretler ve ağır çalışma koşullarına karşı 24 saatlik grevle sokağa çıktı; Lizbon’da düzenlenen yürüyüşte sağlık sistemindeki kriz ve personel eksikliği protesto edildi.
Portekiz’de sağlık sistemini yıllardır sırtında taşıyan hemşireler, düşük ücretlere, personel eksikliğine ve giderek ağırlaşan çalışma koşullarına karşı ülke çapında 24 saatlik greve çıktı. Kamu hastanelerinden özel sağlık kurumlarına kadar sektörün tüm alanlarında etkili olan grev, sağlık sistemindeki derin çürümenin artık gizlenemez hale geldiğini ortaya koydu.
Lizbon’da binlerce sağlık emekçisi yürüyüş düzenlerken, hastanelerde ameliyatlar ve rutin hizmetler ertelendi. Birçok sağlık kurumu yalnızca “asgari hizmet” uygulamasıyla çalışabildi. Yıllardır kemer sıkma politikalarıyla budanan kamu sağlık sistemi, bir kez daha emekçilerin omuzlarında ayakta tutulmaya çalışıldı.
Hemşirelerin talepleri açık:
- Haftalık çalışma süresinin 35 saate düşürülmesi,
- 2018–2021 dönemine ait gasp edilen maaş haklarının geri ödenmesi,
- Enflasyon karşısında eriyen ücretlerin yükseltilmesi,
- Güvencesiz çalışma biçimlerinin kaldırılması,
- Acil personel alımı yapılması.
Sağlık emekçileri, hükümetin “tasarruf” adı altında sağlık sektörünü sistematik biçimde çökerttiğini söylüyor. Portekiz’de binlerce hemşire eksik kadrolar nedeniyle sürekli fazla mesaiye zorlanırken, birçok çalışan ay sonunu getiremediği için ikinci iş yapmak zorunda kalıyor. Genç hemşirelerin önemli bir bölümü ise Almanya, İsviçre, Hollanda ve Belçika gibi ülkelere göç ediyor.
Çünkü Avrupa’nın merkez ülkeleri, Portekiz’de düşük ücretlerle yetiştirilen sağlık emekçilerini yüksek maaşlarla transfer ederken; Portekiz hükümeti sağlık çalışanlarını ucuz ve tüketilebilir işgücü olarak görmeye devam ediyor.
Sendikalar özellikle hükümetin dayatmaya çalıştığı “esnek çalışma” ve zaman bankası sistemine sert tepki gösteriyor. Bu sistemle birlikte hemşireler daha uzun saatler çalıştırılıyor ancak fazla mesailer gerçek ücret olarak geri dönmüyor. Sağlık emekçileri bunu açıkça “kurumsallaştırılmış ücretsiz emek sömürüsü” olarak tanımlıyor.
Grev sırasında taşınan pankartlarda şu sloganlar öne çıktı:
“Sağlık bir hak, ticaret değil.”
“Hastaneleri biz ayakta tutuyoruz.”
“Tükeniyoruz.”
“İnsanca çalışma, insanca yaşam.”
Portekiz’de yaşanan kriz yalnızca sağlık sektörünün sorunu değil. Bu tablo, Avrupa genelinde büyüyen neoliberal yıkımın bir parçası. Hükümetler bütçe disiplinini korumak adına kamusal hizmetleri küçültürken, sağlık emekçileri daha düşük ücretlerle daha fazla çalışmaya zorlanıyor.
Ancak Lizbon sokaklarında yükselen öfke, sağlık çalışanlarının artık sessiz kalmayacağını gösteriyor. Çünkü hemşirelerin verdiği mesaj net:
Bu sistem hastaları da sağlık emekçilerini de tüketiyor.



