Yunanistan’da direnişlerini sürdüren üretici köylüler liman ve barikatlarda polisle karşı karşıya geliyor. Köylülere işçi, öğrenci ve kadın örgütleri destek veriyor. Hükümet eylemlerin ‘genel direniş’e dönüşmesinden endişeli.
Avrupa Birliği (AB) ve hükümetin izlediği tarım politikaları nedeniyle üretemez duruma geldiklerini söyleyen ve sübvansiyonların ödenmesi; yakıt, elektrik, gübre, araç gereç fiyatlarının düşürülmesi, borçların dondurulması, hacizlerin durdurulması, doğal afetlerden kaynaklanan zararların ödenmesi, hastalıkların neden olduğu zararlar için tazminat ödenmesi gibi taleplerle ülke genelinde ana arterlere çıkarak traktörlerle barikatlar kuran üretici köylüler, hükümetin beklentilerinin tam tersine her gün yeni katılım ve eylem biçimleriyle direnişlerini yaygınlaştırıyorlar.
Tarım üretiminin yoğun olduğu Teselya ovasında başlayan ve bütün ülke geneline yayılan direniş, hükümet içinde panik yaşanmasına neden oldu. Direnişin başladığı günlerde yolların kesilmesini “örgütlü suçlar” kapsamı içinde değerlendireceklerini söyleyerek ana arterlere binlerce özel kuvvet polisi gönderen, yollarda “barikatlar oldukça” görüşmenin söz konusu olamayacağını açıklayan hükümet, köylülerin kararlılığı ve kitleselliği karşısında şimdi “diyaloğa hazır” olduğu mesajı veriyor.
Hükümet tavizleri ikna etmedi
AB ortak tarım politikaları çerçevesinde kurulan ödeme ve sübvansiyonları kontrol kurumu (OPEKEPE) tarafından 9 Aralık’ta yapılan açıklamada 15 bin 309 üreticiye toplam 28.78 milyon avro ödeme yapılacağı, elektrik fiyatlarının sabit tutulacağının açıklanması da köylülerin kurdukları komitelerde “kırıntı” olarak değerlendirildi ve dikkate alınmadı.
Bu arada aralık ayının sonuna kadar 1.2 milyar avroluk ödeme yapılacağı basında yer aldı. Ancak bu oran köylülerin ana taleplerini karşılamaktan çok uzak. Köylüler sadece ödemelerin yapılmasını değil üretim de devamlılık sağlayacak, yaşanılır bir gelir bırakacak ve uğranılan zararları karşılayacak önlemler alınmasını istiyorlar.
Hükümetin Basın Sözcüsü Pavlos Marinakis ise çarşamba günü yaptığı açıklamada “Başbakanın da açıkladığı gibi üreticilere bir heyet oluşturmaları çağrısı yapıyoruz. Bu heyet ertesi gün en üst düzeyde kabul edilecektir” dedi. Ancak köylüler şu ana kadar görüşme çağrısına cevap vermiş değiller.
Barikatlar güçleniyor
Ülke genelinde kurulan çok sayıdaki barikat her gün yeni katılımlarla güçlenirken değişik eylem biçimleri de uygulanıyor. 5 binin üzerinde traktörle kurulan barikatlar belli saatlerde araç geçişlerine izin vermiyor. Barikatlara yakın şehirlerde hemen her gün traktörlerle gösteriler yapılırken limanlar, havayolları, köprüler, önemli kavşaklar traktörler tarafından abluka altına alınıyor.
Çarşamba günü ülkenin kuzeybatısını güney batı kesimlerine bağlayan ve tek geçiş noktası olan Rio- Andirio köprüsünün girişi traktörlerle kapatıldı. Yüzlerce polisin önlem aldığı köprüde köylülerle polis arasında çatışmalar çıktı. Polisin saldırılarına rağmen geçişleri durduran köylüler, kuyruk oluşturan araçların yolcularına portakal dağıttılar. Eteloakarnania Köylü Sendikaları Başkan Yardımcısı Yannis Karnavias, burada yaptığı açıklamada “İstersek işgal edebileceğimizi kanıtladık” diyerek direnişlerin devam edeceğini söyledi. Daha sonra işgali kaldıran köylüler traktörlerle yeniden barikatlara döndüler.
Köylüler, balıkçılar, işçiler, öğrenciler, kadın örgütleri birlikte
Teselya ovası üzerinde kurulan üç güçlü barikata bağlı traktörlerle Volos şehri limanını bir süre abluka altına alan köylüler burada da polisle karşılaştılar. Polis, limanın işgal edilmemesi ve abluka altına alınmaması için giriş ve çıkışlara barikatlar kurunca traktörler de polis otobüslerinin önüne barikat oluşturdular. Gemilerin limana yanaşmaması içinde Magnesia şehrine bağlı balıkçılar da denizde barikatlar kurdular.
Kardiça şehrine bağlı köylüler ise “Köylülere değil hükümete ve AB tarım politikalarına barikat kurun” pankartı ile limana girerek yürüyüş yaptılar. Limanda yapılan gösterilere onlarca sendika şubesi, öğrenciler ve kadın örgütleri de katıldı.
‘Paraları savaş hazırlıklarına ayırdılar’
Teselya Ovası Köylü Sendikaları Başkanı Rizos Marudas burada yaptığı konuşmada “Tüm Yunanistan Barikatlar Komitesi” tarafından alınan karar doğrultusunda limanı abluka altına aldıklarını belirterek şunları söyledi: “Bizi suç örgütü gibi göstermeye çalışıyorlar. Kendilerine neyin suç olduğunu hatırlatalım. Suç OPEKEPE skandalıdır, suç Tembi’de yaşanan tren kazasıdır, suç kamu eğitim ve sağlığın kamu görevi olmaktan çıkarılmasıdır, suç korkudan temel ihtiyaçları alacak para bulamamaktır, suç emeklilere açlık maaşı vermektir, düşük ücretlerdir. Biz yaşam savaşı için yollara döküldük. Hükümet bir yandan kolluk kuvvetlerini üzerimize gönderiyor bir yandan da görüşmelere açığız açıklaması yapıyor. Hükümet taleplerimizi karşılamak istemiyor. Çünkü bu paralar savaş hazırlıklarına ayrılmış durumda. LNG için armatörlere 300 milyon daha ayırmışlar”
Sınıf dayanışması
Köylülerin kurduğu komitelerin yaptıkları her açıklama sadece köylülerin değil tüm emekçilerin taleplerini de kapsıyor. Eğitimden, sağlığa, düşük ücretlerden zamlara ve sosyal güvenceye kadar mücadelenin ortak olduğu vurgusu öne çıkıyor. Aynı biçimde sendikalar da köylülerin haklı talepleriyle emekçilerin ortak mücadelesine vurgu yapan ve ortak talepler etrafında verilecek mücadelenin önemine dikkat çeken açıklamalarda bulunuyorlar.
Kuşkusuz bu talepler etrafındaki direnişler gençlik içinde de destek buluyor. Şu ana kadar hemen her üniversitede köylülerin taleplerine ve direnişine destek veren kararlar alınmış durumda. Barikatları ziyaret eden ve köylülerle birlikte direnişlere katılan çok sayıda sendika şubesi ve federasyon bulunuyor. Önümüzdeki günlerde bu desteklerin büyük kentlerde yaygın eylemlere dönüşmesi bekleniyor.
Hükümetin ‘genel direniş’ korkusu
Aslında hükümetin köylü direnişinden duyduğu korku, bu ortak tutumların genel bir direnişe dönüşme potansiyeline sahip olması. Hükümet bundan önceki direnişlerde “Köylülerin taleplerinin sonunun gelmediği, sübvansiyonlardan yararlandıkları, zengin oldukları, gerçek dışı beyanlarla kamuyu zarar uğrattıkları” propagandasını ön plana çıkarıyordu.
Aynı propaganda bugün de yapılıyor. Ancak hükümetin izlediği politikalardan kaynaklanan sorunlar, hak gaspları, yaşam seviyesinin düşmesi, düşük ücretler, eğitim ve sağlık politikaları vb. emekçi kitleleri içinde ciddi bir birikim ve tepki oluşturmuş durumda.
Kararlar nasıl alınıyor komiteler nasıl kuruluyor?
Barikatlarda toplanan köylüler değişik bölge ve köylerden oldukları için aynı sendika şubesine bağlı değiller. Barikatlarda tüm köylülerin katıldığı açık ve genel toplantılar yapılıyor. Her barikat kendi komitesini seçerek onaylıyor ve tüm kararlar genel toplantılarda alınıyor.
Bir sonraki genel toplantı, ya bu toplantılarda kararlaştırılıyor ya da gelişmelere bağlı olarak olağanüstü toplanılıyor. Eylem biçimleri, eylemin devam etmesi ya da son bulması veya genel durum değerlendirmesi, talepler, görüşmeler kısacası bütün süreç genel kurul kararlarıyla işliyor.
Her komite ülke genelinde kurulan koordinasyon komitesi için de üyeler seçip onaylıyor.
Kaynak: Evrensel



