fbpx

Kadın kadına eğlenmek kimilerini neden rahatsız ediyor? – Rabia Baldemir

Paylaş

Kadınların birlikte eğlenmesi neden tehdit olarak algılanıyor? Bunun arkasında ataerkil düzenin sarsılmasından duyulan rahatsızlık yatıyor. Kadınların birlikte güçlü olduklarını hatırlamaları, yalnız olmadıklarını bilmeleri, korkmadan seslerini yükseltmeleri istenmiyor. Çünkü kadınların birlikte olduğu her alan, erkek egemen düzenin sınırlarını aşındırıyor.

Kadınlar bir araya gelip eğleneceklerini, sohbet edeceklerini, dayanışacaklarını duyurduklarında kimi erkeklerden yükselen tepkiler dikkat çekici. “Toplumu kutuplaştırıyorsunuz.”, “Bizi ayrıştırıyorsunuz.”, “Bu şekilde devam ederseniz sonunuz iyi olmaz.” gibi söylemler yalnızca kadınların bir araya gelmesine yönelik değil, aynı zamanda feminist mücadeleye ve dayanışmaya karşı da bir tahammülsüzlüğü gösteriyor. Oysa bu sesleri, kadınlar her gün öldürülürken, şiddete uğrarken, tecavüze maruz kalırken, çocuklar istismar edilirken hiç duymuyoruz.

Bir kadın daha öldürüldüğünde, bir tecavüz haberi daha duyulduğunda, bir erkek sokak ortasında bir kadına şiddet uyguladığında neden aynı tepkiyi vermiyorsunuz? Neden o zaman “kutuplaşıyor, bölünüyor” diyerek ses çıkarmıyorsunuz? Kadınların yaşadığı bu sistematik şiddete karşı harekete geçmek yerine, kadın dayanışmasını hedef almak, gerçek kutuplaşmanın ve ayrışmanın nereden kaynaklandığını gösteriyor.

Kadınların birlikte eğlenmesi neden tehdit olarak algılanıyor? Bunun arkasında ataerkil düzenin sarsılmasından duyulan rahatsızlık yatıyor. Kadınların birlikte güçlü olduklarını hatırlamaları, yalnız olmadıklarını bilmeleri, korkmadan seslerini yükseltmeleri istenmiyor. Çünkü kadınların birlikte olduğu her alan, erkek egemen düzenin sınırlarını aşındırıyor.

Kadınlar mücadele ederken asıl korktuğunuz, mevcut toplumsal cinsiyet rollerinin sorgulanması mı? Kadınların kendi alanlarını yaratması, bağımsız bir şekilde yan yana durması, ataerkil sistemin inşa ettiği hiyerarşiye meydan okuduğu için mi tehdit olarak görülüyor? Çünkü biliyoruz ki kadınlar haklarını kazandığında, güç ilişkileri de değişmeye başlayacak. Bu da bazı ayrıcalıkların sorgulanması, erkekliğin doğal bir üstünlük olarak görülmesine dayanan anlayışın sarsılması anlamına geliyor.

Feminist mücadele tam da bu nedenle engellenmeye çalışılıyor. Ancak bilinsin ki kadınlar, birbirinin yanında durmaktan, hayatlarına sahip çıkmaktan, hayatı eşitçe ve özgürce yaşama mücadelesinden vazgeçmeyecek. Erkek egemen sistemin yarattığı şiddeti, baskıyı ve eşitsizliği görmezden gelip kadın dayanışmasını tehdit olarak görenler, asıl ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı olanlardır.

Kadınlar birlikte dans edecek, birlikte gülecek, birlikte mücadele edecek. Eşitlik sağlanana kadar da bu dayanışma büyümeye devam edecek.