fbpx

İsviçre’deki Kürt işverenler “Yapay zekânın ekonomiye katkısı” gündemiyle buluştu

Paylaş

İsviçre Demokratik İşverenler Derneği’nin (SDAV) dönem toplantısı Solothurn kantonundaki Egerkingen’de gerçekleştirildi. Toplantının ana gündeminde yapay zekânın iş dünyasına etkileri, İsviçre’de iş yapma koşulları ve Kürt diasporasının ekonomik rolü yer aldı.

İsviçre Demokratik İşverenler Derneği’nin (SDAV) düzenlediği toplantı, Egerkingen’deki Mövenpick Hotel’de yapıldı. Almanya ve Fransa’daki Kürt işveren örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra siyasetçiler, ekonomistler ve çok sayıda iş insanı toplantıya katıldı.

Toplantıda DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, eski HDP milletvekili ve ekonomist Erol Katırcıoğlu, Almanya Kürt İşverenler Derneği (AKEE) Başkanı Hasan Sirel, AKEE yöneticisi Leylan Uca, Fransa Kürt İş İnsanları Birliği (UEFK) Başkan Yardımcısı Abdullah Ülmez, KDP İsviçre temsilcisi Tamer Guli ve farklı kuruluşların temsilcileri yer aldı.

Toplantının ana gündemi yapay zekâ oldu

“Yapay zekânın ekonomiye katkısı” başlığıyla düzenlenen toplantıda, teknolojik gelişmelerin iş dünyası açısından oluşturduğu fırsatlar ve riskler ele alındı.

SDAV Yönetim Kurulu Üyesi Eyyüp Kavak, derneğin iki yıl aradan sonra yeniden bir etkinlik düzenlediğini belirterek toplantının amacının yapay zekâ ve yeni teknolojilerin Kürt iş insanlarının çalışmalarında nasıl kullanılabileceğini tartışmak olduğunu söyledi.

SDAV Yönetim Kurulu Üyesi Eyyüp Kavak

SDAV Yönetim Kurulu Başkanı Jordi Alvarez ise İsviçre’deki iş koşulları ve ekonomik imkanlar hakkında sunum yaptı. Alvarez, İsviçre ekonomisinin güçlü yönleri arasında ülkenin demokratik yapısını gösterdi.

Yapay zekâ uzmanları Joshua Banacorsi ve Cem Haligür de teknolojinin iş dünyasındaki geleceğine ilişkin sunum gerçekleştirdi. Sunumlarda yapay zekânın hangi amaçla ve nasıl kullanıldığına dikkat çekilirken, şirketlerin geleceğe yönelik planlamalarında bu teknolojiyi göz ardı etmemesi gerektiği vurgulandı.

Kürt diasporasının ekonomik rolü tartışıldı

Toplantının ikinci bölümünde Kürt diasporasının ekonomik gücü ve Türkiye’deki bölgesel gelir farklılıkları ele alındı.

Etkinlikte konuşan HDP eski milletvekili, ekonomist Erol Katırcıoğlu yabancılaşma ve bölgeler arası gelir dağılımında yaşanan adaletsizliğe dair bir sunum yaptı. Katırcıoğlu Türkiye’de en geri kalmış bölgelerin Kürt illerinin olduğu yerler olduğuna vurgu yaparak şöyle konuştu: “24 yıllık AKP iktidarına baktığımızda gelir dağıtımında yaşanan adaletsizliği çok rahat görüyoruz. Dikey anlamıyla bir adaletsizlik var birde yatay olarak bir adaletsizlik söz konusu. Yaptığımız araştırmalar da ortaya çıkan tablo bunu net olarak ortaya koyuyor. Kürtlerin yaşadığı yerler en az gelişmiş yerlerdir. Yıllar olarak ele aldığımızda AKP’nin Avrupa Birliği uyum yasalarını çıkardığı dönem gelir dağılımı bakımında bölgeler arası makasın en daraldığı dönemlerdir. Bu da şu sonucu veriyor; Gelir dağılımıyla demokratik gelişme birbirini besleyen iki unsurdur.

HDP eski milletvekili, ekonomist Erol Katırcıoğlu

 

Türkiye bir süreç başlatıldı. Bu süreç Kürt sorununu çözmek için yapılıyor. Kürt meselesini çözen bir Türkiye daha demokratik olmak zorunda. Demokratik olmaya yönelik Kürtler bir kapı açtı. Bu sefer bir muhatap bulundu ve bir süreç başlatıldı. Yürümeye devam eden süreçte sıkıntılar var mı? Benim kanaatime göre sorunlar var: Devletin-iktidarın atması gereken adımlar atılmış değil ama her şeye rağmen bu sorun çözülmeli. Kürt sorunu inkar edilen bir halkın kimlik sorunudur. Ancak bu kimlik sorununun yanında ciddi anlamda bir ekonomik sorundur da.  Bu tarz toplantılar önemlidir. Daha çok yapılmalıdır. Diasporadaki Kürt sermayesi gelişen süreçle birlikte geri dönebilir ve geri kalmış o coğrafyaya yatırım yapabilir.” 

Temelli: “Siyasi ve ekonomik mücadele birlikte yürütülmeli”

DEM Parti Grup Başkan Vekili Sezai Temeli ise “Yüz yıldır bir sorun var. Bu sorun ‘Kürt Anasın görmesin’ meselesidir ve tam bir yüz yıl böyle geçti. Bu yüzyılın kodu ‘inkar et, imha et, asimile et’. Nerede başladı? Şark Islahat planı ile başladı. Zilan’da, Dersim’de, işte Ferhat burada Roboski’de başladı” dedi. 

DEM Parti Grup Başkan Vekili Sezai Temeli

Temelli şunları ekledi: “Nerede olursanız olun ortak bir meseleniz var. İsviçre’de de olsanız, Amed’e de olsanız fark etmez. İsviçreli olsanız da, Kürt olsanız da bir Kürt meselesi var. Bu mesele herkese değen bir durumda. Bu mesele çözülmeden hiçbir sorun çözülemez. Bu sorunu nasıl çözeceksiniz?  İmha ve asimile ederek mi? Hayır biz direnerek bu sorunu çözeceğiz. Varlık mücadelesi verdiğimiz için varız diyoruz.” 

Siyasi ve ekonomik mücadelenin beraber sürdürülmesi gerektiğini ifade eden Temelli, “Türkiye’de ki gidişatı değiştirecek gücü olan dinamik biziz. Biz bu iki mücadeleyi birleştirdik. Bu mücadele bir yanıyla siyasi mücadeledir, bir diğer yanıyla bir barış mücadelesidir. Bir başka yanıyla da ekonomik bir mücadeledir” diye konuştu. 

Temelli şöyle devam etti: “27 Şubat 2025 tarihinde yeni bir döneme girdik. Sayın Öcalan’ın ortaya koyduğu Barış ve Demokratik Toplum manifestosu ile silahlı mücadele dönemi sona ermiştir. PKK de kongresini yaparak buna uygun hareket edeceğini göstermiştir. Şimdi bir siyasi mücadele tarzı başladı. Bu mücadele alanı olumlu olumsuz bir çok etki ile karşı karşıyadır. Barış süreci tamamlanmıştır çünkü silahlar susmuştur. Bu önemlidir ama yeterli değildir. Yeterli olmasının yegane yolu demokratik toplumum inşasıdır. Bu siyasi mücadele olduğu kadar da ekonomik bir mücadeledir.

İşte burada bir araya gelen iş insanları bu sürecin bir parçası olmalıyız. Mesele sadece bir işletme açmak değildir. Demokratik toplumu inşa edersek birçok sorunu geride bırakırız. Sorunları çözmek için güçlü dayanışma ağlarına ihtiyaç var. Ancak öyle ayakta kalabiliriz. Türkler ne kadar hakka sahipse biz de o haklara sahip olmak istiyoruz. Eşit yurttaşlık istiyoruz başka türlü olmaz.”

Etkinlik, plaketlerin verilmesi, toplu fotoğraf çekimi ve akşam yemeğinin yenilmesiyle sona erdi.

Kaynak: ANF