Rheinmetall Entwaffnen’ın günlerdir süren eylem haftası Köln’de binlerce kişinin katıldığı yürüyüşle devam etti. Silah sevkiyatlarının, savaş politikalarının ve zorunlu askerliğin sona ermesini isteyen göstericilerin önü polis tarafından defalarca kesildi. Polis bazı kortejleri birbirinden ayırıp kuşatırken, görüntülerde ayrılan blokların yeniden birleşmesinin çevik kuvvet tarafından engellendiği görülüyor.
Almanya’nın Köln kentinde savaş karşıtı hareketin günlerdir devam eden eylemleri, 5 Eylül’de düzenlenen büyük yürüyüşle yeni bir aşamaya geçti.
Rheinmetall Entwaffnen çağrısıyla kent merkezinde bir araya gelenlerin sayısı gün içinde hızla büyüdü. Başlangıçta yaklaşık 400 kişinin katılması beklenen yürüyüşe akşam saatlerine doğru 3 binden fazla kişi katıldı.
Göstericiler Almanya’nın ve Avrupa’nın hızlanan silahlanma politikalarına, silah sevkiyatlarına, askeri operasyonlara ve zorunlu askerliğin yeniden güçlendirilmesine karşı yürüdü.
Yürüyüş, “Frieden für alle auf der Welt” — “Dünyadaki herkes için barış” başlığıyla gerçekleştirildi.
Polis korteji tekrar tekrar durdurdu
Yürüyüş boyunca polis ile göstericiler arasında birçok kez gerilim yaşandı.
WDR’nin olay yerinden aktardığına göre polis, bazı göstericilerin piroteknik kullandığını gerekçe göstererek kortejin bazı bölümlerini kuşattı. Yürüyüş birkaç kez durduruldu ve polis belirli grupların ilerlemesine izin vermedi.
Gaste Avrupa’ya ulaşan Perspektive Online görüntülerinde de çevik kuvvet polislerinin iki protestocu bloğun arasına girerek kortejlerin yeniden birleşmesini engellediği görülüyor. Polis hattının önünde göstericilerle güvenlik güçleri arasında itişmeler yaşanıyor.
Polis, kendi açıklamasında durdurulan grubun “barışçıl olmadığını” ileri sürerken yürüyüşün diğer bölümünün devam etmesine izin verildiğini belirtti.
Ancak eylem alanındaki görüntüler ve saha aktarımları, polis müdahalesinin yürüyüşün akışını sürekli olarak kesintiye uğrattığını gösteriyor.
Kentte binden fazla polis görevlendirilirken, su topları da yürüyüş güzergâhında hazır tutuldu.
Bir haftadır Köln sokaklarındalar
Cumartesi günkü yürüyüş tek başına gerçekleşen bir protesto değil.
Rheinmetall Entwaffnen hareketinin 1–6 Eylül tarihleri arasında Köln’de düzenlediği eylem haftası, Almanya’daki savaş karşıtı hareketin farklı mücadelelerini aynı kentte buluşturdu.
Hafta, 1 Eylül Antikriegstag kapsamında yapılan savaş karşıtı yürüyüşlerle başladı. Protesto kampında militarizm, zorunlu askerlik, sosyal kesintiler, Filistin, kadın mücadelesi, gençliğin militarizasyonu ve Alman silah sanayisinin rolü üzerine etkinlikler düzenlendi.
3 Eylül’de ise yüzlerce aktivist Köln-Longerich’teki Lüttich Bundeswehr Kışlası’nın girişini bloke etti.
Kışlada Almanya ordusunun personel yönetimi ve asker kazanımından sorumlu Bundesamt für das Personalmanagement der Bundeswehr bulunuyor. Aktivistler bu nedenle tesisi, Almanya’daki yeniden silahlanmanın doğrudan kurumlarından biri olarak hedef aldı. Perspektive Online blokaja 200’den fazla kişinin katıldığını bildirirken polis daha düşük bir sayı verdi.
Aynı eylem haftasında aktivistler Bonn’daki bir Rheinmetall tesisinde de eylem gerçekleştirdi.
“Silaha para var, sosyal ihtiyaçlara yok”
Rheinmetall Entwaffnen’ın mücadelesinin merkezinde yalnız savaş karşıtlığı bulunmuyor.
Hareket, Almanya’da askeri harcamalar hızla büyürken eğitim, sağlık, barınma ve sosyal hizmetlerde kesintilerin derinleşmesine dikkat çekiyor.
Hareket sözcüsü Camille Dietrich, Bundeswehr kışlası önündeki eylem sırasında Almanya’da öğretmen, kreş ve kadın sığınağı eksikliklerine işaret ederek devlet bütçesinin giderek daha fazla bölümünün silahlanmaya aktarılmasını eleştirdi.
Bu nedenle eylemlerin temel mesajlarından biri şu karşıtlık üzerine kuruluyor: savaş ekonomisine milyarlar ayrılırken toplumsal ihtiyaçların faturası emekçilere çıkarılıyor.
Geçen yılki polis şiddetinin ardından yeniden sokaktalar
Köln’deki mücadele geçen yılki eylemlerin de devamı niteliğinde.
2025’te gerçekleştirilen Rheinmetall Entwaffnen kapanış yürüyüşünde polisle göstericiler arasında ciddi çatışmalar yaşanmış, en az dokuz eylemci ve 13 polis yaralanmıştı.
Olayların ardından Kuzey Ren-Vestfalya İçişleri Bakanı Herbert Reul dahi polis müdahalesinde hatalar yapıldığını kabul etmişti.
Buna rağmen hareket bir yıl sonra tekrar aynı kentte kamp kurdu, Bundeswehr’i ve Rheinmetall’i hedef alan doğrudan eylemler gerçekleştirdi ve kapanış yürüyüşünde beklenen katılımın kat kat üzerine çıktı.
Cumartesi günü Köln sokaklarında ortaya çıkan tablo, Almanya’daki savaş karşıtı hareketin yalnızca sembolik barış çağrılarıyla yetinmediğini gösteriyor.
Kışla blokajından Rheinmetall eylemlerine, kitlesel yürüyüşten polis kuşatmasına kadar bir haftadır süren mücadelede temel talep değişmedi: Silahlanmaya, zorunlu askerliğe ve savaş ekonomisine karşı örgütlü direniş.



