Volkswagen Denetim Kurulu, dünya çapında 50 bin ek pozisyonun kaldırılmasını öngören dönüşüm planını onayladı. Daha önce kararlaştırılan kesintilerle birlikte toplam küçülme 100 bin işe yaklaşırken Emden, Zwickau, Hannover ve Neckarsulm fabrikalarının 2030’lu yıllardaki geleceği belirsizliğini koruyor. Planın açıklanmasının ardından VW hisselerinin yükselmesi ise şirketin “dönüşüm” dediği programın sınıfsal sonucunu açık biçimde gösterdi: piyasalar rahatladı, işçiler için iş ve gelecek güvencesi daha da zayıfladı.
Volkswagen tarihinin en büyük yeniden yapılanma süreçlerinden biri resmen başladı. Şirketin Denetim Kurulu, 3 Eylül’de yönetimin hazırladığı “Future Plan 2030” paketine oy birliğiyle onay verdi.
Plan kapsamında Volkswagen Grubu’nun dünya çapındaki çalışan sayısında 50 bin kişilik yeni bir azaltım öngörülüyor. Şirket, bu küçülmenin marka, ülke ve fabrikalara nasıl dağıtılacağını henüz açıklamadı.
Bu karar sıfırdan başlayan bir iş azaltımı değil. VW yönetimi ile işçi temsilcileri 2024’te yapılan toplu sözleşme görüşmelerinde 2030’a kadar yaklaşık 50 bin işin daha ortadan kaldırılması konusunda anlaşmıştı. Yeni planla birlikte grubun birkaç yıl içerisinde kaybetmesi öngörülen toplam iş sayısı yaklaşık 100 bine yaklaşıyor. Volkswagen Grubu bugün dünya çapında yaklaşık 663 bin kişiyi istihdam ediyor.
Dört fabrikanın geleceği açıkta
Planın en kritik başlıklarından biri Almanya’daki dört büyük üretim tesisinin geleceği.
Emden, Zwickau, Hannover ve Audi’ye ait Neckarsulm fabrikalarında mevcut modellerin üretimi 2031 ile 2034 yılları arasında kademeli olarak sona erecek. Volkswagen yönetimi, bu fabrikalar için sonrasında “rekabetçi bir takip üretimi” garanti edemediğini açıkladı.
Şirket şimdilik bu tesislerin kapatılmasına kesin karar verilmediğini, fabrikalar için başka kullanım olanaklarının araştırılacağını söylüyor. Ancak yeni üretim programı bulunamazsa tesislerin kapatılması veya üretimden çıkarılması ihtimali masada kalmaya devam ediyor.
Emden ve Hannover’in geleceğinin 2027 ortasına kadar netleştirilmesi bekleniyor. Zwickau ve Neckarsulm için de aynı dönemde alternatif üretim ve kullanım seçenekleri aranacak.
Şirket kârlılığı yükseltmek istiyor
Volkswagen yönetimi küçülme planını “rekabet gücünü yeniden kazanmak” gerekçesiyle savunuyor.
Şirket; Çinli otomobil üreticilerinin artan rekabetini, dünya çapındaki üretim fazlasını, ABD tarifelerini ve Avrupa’daki düşük talebi gerekçe gösteriyor. Yönetim aynı zamanda model sayısını yaklaşık yarıya indirmeyi, ürün karmaşıklığını ciddi biçimde azaltmayı ve grubun kârlılığını 2030’a kadar belirgin biçimde yükseltmeyi hedefliyor.
Volkswagen’in hedeflerinden biri faaliyet kâr marjını 2030’da yüzde 9’a çıkarmak. 2026’nın ilk yarısında bu oran yaklaşık yüzde 3,8 seviyesindeydi.
Bu “verimlilik” hesabının diğer tarafında ise on binlerce işçinin işi bulunuyor.
İşçiler için tehdit, borsa için müjde
Planın açıklanmasının hemen ardından Volkswagen hisseleri Frankfurt borsasında yaklaşık yüzde 8 yükseldi. Yatırımcıların olumlu karşıladığı plan, işçiler açısından aynı anda iş kaybı, üretim belirsizliği ve fabrika kapanması ihtimali anlamına geliyor.
Bu tablo, şirketlerin “dönüşüm”, “rekabetçilik” ve “verimlilik” olarak adlandırdığı yeniden yapılanmaların sınıfsal karakterini bir kez daha görünür kılıyor.
VW yönetimi kârlılık hedeflerini yükseltirken, bunun bedelinin önemli bir bölümünü çalışan sayısını azaltarak karşılamayı planlıyor.
IG Metall’den daha önce sert uyarı gelmişti
Planın kabul edilmesinden önce IG Metall, Volkswagen yönetimine işçi tarafıyla daha önce yapılan anlaşmaları aşındırmaması konusunda açık uyarıda bulunmuştu.
Sendikanın Aşağı Saksonya ve Saksonya bölge yöneticisi Thorsten Gröger, önceki dönüşüm anlaşmalarının bozulması halinde işçilerin “kitlesel direnişiyle” karşılaşılacağını söylemişti.
Ağustos sonunda Wolfsburg’daki işçi toplantısına 10 binden fazla çalışan katıldı. Volkswagen İşçi Konseyi Başkanı Daniela Cavallo burada şirket yönetimine duyulan güvenin zarar gördüğünü söylerken salondan büyük destek aldı.
Şirket yönetimi şimdilik zorunlu işten çıkarmaların 2030’a kadar gündemde olmadığını ve azaltımın emeklilik, doğal işgücü kaybı ve çeşitli yeniden yapılanma araçlarıyla gerçekleştirilmesinin hedeflendiğini savunuyor. Ancak dört fabrikanın üretim geleceğinin belirsiz olması, işçiler açısından asıl çatışmanın henüz başlamadığına işaret ediyor.
Volkswagen’in önümüzdeki aylarda sendikalarla ve işçi temsilcileriyle yapacağı görüşmeler, 50 bin ek işin nasıl ortadan kaldırılacağını ve dört fabrikanın geleceğini belirleyecek.
Şirket için mesele kârlılığı yeniden yükseltmek. İşçiler içinse mesele çok daha temel: işlerini, fabrikalarını ve geleceklerini korumak.



