Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da göçmenlerin kitlesel geri gönderilmesini savunan “March for Danmark” yürüyüşüne karşı antifaşist ve antirasist gruplar sokağa çıktı. Yaklaşık 15 örgütün çağrısıyla düzenlenen karşı gösteride “remigration” siyasetine ve ırkçılığa karşı eşit haklar talebi öne çıktı. Classensgade’yi kapatan bir grup gösterici polis tarafından zor kullanılarak dağıtıldı.
Kopenhag’da 5 Eylül günü iki karşıt siyasi hat aynı anda sokağa çıktı.
“March for Danmark” adı altında örgütlenen sağcı yürüyüş, Trianglen’den başlayarak kent merkezine doğru ilerledi. Yürüyüşün organizatörleri, Danimarka’nın “İslamlaşmasına” karşı olduklarını ve “gerçekçi remigration” politikası istediklerini açıkça duyurdu. “Remigration” kavramı Avrupa aşırı sağında göçmenlerin ve göçmen kökenli nüfusun kitlesel biçimde ülkeden çıkarılmasını savunan politikaların ortak sloganlarından biri haline gelmiş durumda.
Araştırma kolektifi Redox’un aktardığına göre yürüyüşe, geçmişte Danimarka’daki neo-Nazi ve en sert aşırı sağ çevrelerde faaliyet göstermiş bazı isimler de katılım duyurusunda bulundu. Organizasyon kendisini “aşırılık karşıtı” olarak tanımlasa da katılımcı profili ve “remigration” söylemi antifaşist hareketin tepkisini büyüttü.
15 örgüt ortak karşı gösteri çağrısı yaptı
Aşırı sağın yürüyüşüne karşı Fællesinitiativet mod Racisme og Diskrimination, Racismefri By, København for Mangfoldighed ve diğer antirasist örgütlerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 15 yapı ortak çağrı yaptı.
Karşı gösterinin temel sloganı:
“Remigration’a hayır, herkes için eşit haklar ve eşit olanaklar.”
Organizatörler, “büyük yer değiştirme” gibi aşırı sağ komplo teorilerinin giderek ana akım siyasal tartışmaya taşındığını belirterek, bu söylemlerin sokakta karşılıksız bırakılmaması gerektiğini savundu.
Antiimperialistisk Aktion da karşı gösteriye katılım çağrısı yaparak “Sokaklarımızda faşistlere yer yok” sloganını öne çıkardı. Yüklediğimiz görüntülerde görülen pankartta da aynı slogan yer alıyor.
Antifaşistler yolu kapattı
Kopenhag polisi gün boyunca kentte birden fazla gösteri nedeniyle geniş güvenlik önlemleri aldı.
Polisin açıklamasına göre büyük yürüyüş Trianglen’den hareket ederken, antirasist karşı gösteri Dag Hammarskjölds Allé’de toplandı. Daha sonra bir grup gösterici Classensgade’yi trafiğe kapattı.
Polis, göstericilere yolu boşaltmaları için birden fazla kez emir verildiğini, grubun dağılmaması üzerine müdahale edildiğini açıkladı.
Saat 13.02’de yayımlanan resmi açıklamada polis, Classensgade’deki izinsiz gösteriyi “zor kullanarak kaldırdığını” doğruladı.
Sosyal medyada yayılan görüntülerde çevik kuvvet polislerinin antifaşist göstericileri fiziksel olarak geri ittiği ve sokak blokajını açmaya çalıştığı görülüyor.
Bazı sağcı hesaplar görüntüleri “Antifa yürüyüşe saldırdı” şeklinde servis etti. Ancak doğrulanmış tablo bundan daha farklı: görüntüler, aşırı sağın “remigration” yürüyüşüne karşı düzenlenen karşı gösteri ve bu gösteri sırasında gerçekleşen yol blokajına yönelik polis müdahalesini gösteriyor.
“Remigration” Avrupa aşırı sağının ortak sloganına dönüşüyor
Kopenhag’daki çatışma yalnızca Danimarka’ya özgü bir olay değil.
“Remigration” son yıllarda Almanya, Avusturya, Fransa, Hollanda ve başka Avrupa ülkelerinde aşırı sağ hareketlerin merkezî taleplerinden biri haline geldi. Kavram, yalnızca düzensiz göçmenlerin sınır dışı edilmesini değil, kimi aşırı sağ çevrelerde vatandaşlık sahibi göçmen kökenli insanların dahi ülkeden çıkarılmasını kapsayan daha geniş bir etnik homojenlik projesi olarak kullanılıyor.
Kopenhag’daki antirasist örgütler de bu nedenle karşı gösteriyi yalnızca tek bir yürüyüşe tepki olarak değil, Avrupa çapında normalleştirilmeye çalışılan bu siyasi hatta karşı bir mücadele olarak tanımladı.
5 Eylül’de Kopenhag sokaklarında ortaya çıkan tablo açıktı: bir tarafta “remigration” ve “İslamlaşmaya karşı mücadele” sloganlarıyla yürüyen aşırı sağ, diğer tarafta ise ırkçılığın ve kitlesel sınır dışı siyasetinin normalleştirilmesine izin vermeyeceğini söyleyen antifaşist ve antirasist hareket.
Polisin müdahalesi karşı gösterinin yol blokajını sona erdirdi; ancak Kopenhag’daki eylem, Avrupa’da büyüyen “remigration” siyasetinin aynı zamanda örgütlü bir antifaşist karşı koyuşla karşılaştığını da gösterdi.



