İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen enternasyonalist konferansta, kapitalist sistemin derinleşen krizleri ve küresel savaş politikaları tartışıldı. Konferansın sonunda katılımcılar, G7 ülkelerini savaşların, sömürünün ve eşitsizliğin başlıca sorumluları olarak göstererek 14 Haziran’da düzenlenecek G7 karşıtı yürüyüşe kitlesel katılım çağrısı yaptı.
İsviçre’nin Cenevre kentinde enternasyonalist çevrelerin öncülüğünde gerçekleştirilen konferansta, kapitalist sistemin yarattığı küresel krizler, sömürgecilik politikaları ve halkların özgürlük mücadeleleri kapsamlı biçimde tartışıldı. Farklı ülkelerden siyasal aktivistlerin, araştırmacıların ve toplumsal hareket temsilcilerinin katıldığı konferansta, günümüzde yaşanan savaşların birbirinden bağımsız olmadığı, aksine kapitalist modernitenin yapısal krizlerinin bir sonucu olarak ortaya çıktığı vurgulandı.
Konferansta yapılan sunumlarda, kapitalizmin tarihsel gelişiminin sömürgecilik, savaş ve yağma politikalarından bağımsız düşünülemeyeceği ifade edildi. Konuşmacılar, bugün Ortadoğu’dan Afrika’ya, Ukrayna’dan Asya-Pasifik’e kadar uzanan çatışmaların yalnızca bölgesel gerilimler olarak değerlendirilemeyeceğini, bunların küresel sermaye düzeninin yeniden paylaşım mücadeleleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.
Katılımcılar, kapitalist sistemin her büyük kriz döneminde savaş politikalarını devreye soktuğunu, ulus-devletlerin ise bu sürecin temel araçlarından biri haline geldiğini dile getirdi. Özellikle sömürge savaşlarında geliştirilen gözetim, denetim ve baskı mekanizmalarının zamanla tüm dünyaya yayıldığına dikkat çekilen konferansta, sınır rejimleri, hapishaneler, göçmen kampları ve güvenlik aygıtlarının bu tarihsel mirasın günümüzdeki yansımaları olduğu vurgulandı.
Tartışmalarda, Filistin’de devam eden savaş, Ukrayna’daki çatışmalar ve Ortadoğu’daki yeniden dizayn süreçleri geniş yer tuttu. Konuşmacılar, emperyalist güçlerin çıkar çatışmalarının bedelini halkların ödediğini belirterek, savaşların milyonlarca insanı yerinden ettiğini, yoksulluğu derinleştirdiğini ve demokratik hakları daha fazla baskı altına aldığını ifade etti.
Konferansta Kürdistan’daki gelişmeler ve Kürt halkının özgürlük mücadelesi de önemli başlıklardan biri oldu. Yapılan değerlendirmelerde, Kürt halkının onlarca yıldır yalnızca ulusal haklar için değil, aynı zamanda demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir toplum modeli için mücadele ettiği belirtildi. Bu yönüyle Kürt özgürlük hareketinin geliştirdiği paradigmanın, savaş ve krizlerle kuşatılmış bölgede alternatif bir toplumsal model sunduğu ifade edildi.
Katılımcılar, son otuz yılda yaşanan savaşların birbirinden kopuk olaylar olarak ele alınamayacağını belirterek, Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin uzun süredir dile getirdiği “Üçüncü Dünya Savaşı” değerlendirmesinin günümüzde daha görünür hale geldiğini savundu. Küresel ölçekte yaşanan ekonomik krizler, enerji savaşları, göç hareketleri ve bölgesel çatışmaların tek bir sistemsel krizin farklı yansımaları olduğu dile getirildi.
Konferansta ayrıca Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” da değerlendirildi. Konuşmacılar, halkların emperyalist bloklar arasında tercih yapmaya zorlanmasının özgürlük ve demokrasi sorunlarına çözüm üretmediğini belirterek, demokratik toplumun öz örgütlülüğe dayalı, kadın özgürlüğünü esas alan ve ekolojik dengeyi gözeten bir alternatif sunduğunu ifade etti.
Yapılan konuşmalarda, devrimci ve özgürlükçü mücadelelerin yalnızca iktidarın el değiştirmesini hedeflemesinin yeterli olmadığına dikkat çekildi. Esas meselenin, mücadele edilen tahakküm ilişkilerinin yeniden üretilmesini engellemek olduğu vurgulanırken, merkeziyetçi ve bürokratik yapıların yerine halk meclisleri, yerel örgütlenmeler ve doğrudan demokrasi mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Konferansın sonunda yapılan ortak çağrıda, savaş politikalarına, militarizme, emperyalist müdahalelere ve neoliberal saldırılara karşı uluslararası dayanışmanın büyütülmesi gerektiği belirtildi. Enternasyonalist çevreler, Kürdistanlılar başta olmak üzere tüm halkları, demokratik güçleri, emek ve özgürlük hareketlerini 14 Haziran’da Cenevre’de düzenlenecek G7 karşıtı yürüyüşte ortak mücadeleyi büyütmeye davet etti. Yürüyüşün saat 14.00’te La Perle du Lac önünde başlayacağı duyuruldu.
Kaynak: ANF News



