Ras el-Seni, göçle savrulan hayatlarda dilin, hafızanın ve kültürün yeniden ve yeniden emekle kurulduğunu hatırlatan, birlikte yaşamanın mümkün olduğunu fısıldayan bir yeni yıl eşiğidir.
Birlikte yaşamak, çoğu zaman sadece aynı topraklarda bulunmakla sınırlı görülür. Oysa azınlıklar için bu, hem yaşadıkları köylerde, şehirlerde, coğrafyalarda hem de yeni ülkelere savrulduklarında, geçmişin ve kültürün izlerini taşımaya, anılarını ve dilini canlı tutmaya çalışmak demektir.
Bir dil, bir inanç, bir ritüel; göçle birlikte kendiliğinden ya da bavulla taşınmıyor. Aksine, her defasında yeniden emek istiyor. Hafızayı yeniden ve yeniden canlandırmak gerekiyor. Savaştan, katliamdan, afetlerden kurtulan insanlar , halklar için bu hiç de kolay değil. Günlük hayatın içinde; evlerde, mutfaklarda, çocuklara fısıldanan kelimelerde, anlatılan ve bazen anlatılamayan, nesilden nesile büyüyen ve yok olan hikâyelerle; bayramlarda, yeni yıl karşılamalarında, kutlamalarda ve yas anlarında… Kültür, özellikle göç koşullarında, ancak bilinçli bir tekrar ve ısrarla yaşayabiliyor.
Dilini korumak, tanıdık kokuları, tatları ve birbirinden lezzetli yemekleri unutmamak, ritüelleri sürdürmek; bunların hepsi gündelik hayatın içinde, çoğu zaman fark edilmeden yapılan işlerdir. Aynı yemeklerin ısrarla yeniden pişirilmesi, aynı sözlerin çocuklara tekrar tekrar öğretilmesi, asimilasyona rağmen anadilin korunması ve konuşulması (çoğu zaman yalnızca ev içinde, kısık sesle), geleneklerin değişen koşullara rağmen yaşatılmaya çalışılması… Bir kültürün yok olmamasının en önemli nedenlerinden biri tam da bu sürekliliktir. Bu sürekliliğin en güçlü taşıyıcılarından ve aktarıcılarından birinin kadınlar olduğu da görmezden gelinemez.
(Bu noktada şunu da not düşmek gerekir ki; gündelik hayatın içinde kültürün ve dilin sürdürülmesi çoğu zaman kadınların görünmeyen emeği üzerinden gerçekleşir. Bu, başlı başına ele alınması gereken ayrı ve önemli bir tartışma konusudur.)
Avrupa’da yaşayan pek çok azınlık topluluğunda bu durum açıkça görülüyor. İnsanlar bir yandan içinde yaşadıkları toplumun diliyle, kurallarıyla ve kurumlarıyla uyum kurmaya çalışırken; diğer yandan kendi dillerinin, ritüellerinin, kültürlerinin ve hafızalarının kaybolmaması için ekstra bir çaba harcıyor. Bu, bir yönüyle asimilasyona karşı bir dirençtir. Daha çok, her gün yeniden kurulan bir yol ve bir hayatta kalma mücadelesidir. Kültürü yaşatmak, tam da bu dengeyi tutturma çabası oluyor.
Bu yıl Mannheim’da dördüncüsü düzenlenecek olan Arap Alevilerinin Ras el-Seni buluşması da tam olarak bu çabanın, emeğinin bir parçasıdır. Farklı ülkelerden, farklı hayat deneyimlerinden gelen insanların bir araya gelerek dili, hafızayı ve kültürel bağları canlı tutma iradesini ortaya koymasıdır. Bu tür buluşmalar, kültürün yalnızca geçmişe ait olmadığını, bugün ve yarın için de yeniden üretildiğini hatırlatır. Ras el-Seni gibi…
Ras el-Seni kutlamaları, bu yüzden yalnızca bir takvim değişimi değildir. Dini, sosyolojik, toplumsal, bir anlamı var. Aynı zamanda devletlerin asimilasyon politikalarına karşı hafızayı tazeleme, kırılan bağları onarma ve birlikte yaşama iradesini yeniden hatırlama ve kurma anlarıdır. Küskünlüklerin geride bırakıldığı, barışın, karşılıklı anlayışın ve saygının dillendirildiği; hayata yeniden umutla bakmanın mümkün olduğunun hatırlandığı zamanlardır.
Yeni yıl, insanların birbirine yeniden yaklaşmayı denediği; adaletin, eşitliğin ve barışın dilek olmaktan çıkıp ortak bir arzuya dönüştüğü bir eşik olmak zorundadır. Umudu var etme, direnme ve dayanışma biçimi olarak yeniden düşünme fırsatı sunar.

Bu yüzden Ras el-Seni, Ortadoğu halkları için değer bulur, anlam kazanır.
Çünkü hatırlatır: “Birlikte yaşamak mümkündür.”
Her gün savaş naralarının atıldığı, insanların katledildiği bir dünyada ve özellikle bu coğrafyada umudu ve barışı büyütmek kıymetlidir.
Barışı umut etmek, barışa tutunmak her zamankinden daha çok anlamlıdır.
Ve her yeni yıl, tüm zorluklara rağmen, yeniden başlama cesaretini içinde taşır.
Güzel yıllar dileğiyle…
Ser sela we pîroz be!
Ras el Seni mübarek 3leykin, kıl 3em ve entum bi kher!



