Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, memleketi Güneysu’da KPSS’de derece yapmasına rağmen atanamayan iki öğretmen adayını azarlayarak devletin “şefkatli” yüzünü bir kez daha gösterdi
Genç kadın öğretmenler gözyaşları içinde “Cumhurbaşkanım, tüm kapılar yüzümüze kapandı” deyince Erdoğan sinirlendi:
“Yalan konuşuyorsun! Benim partimin kapısı kimseye kapanmaz!
Ama önce partili misin, onu bir söyle bakalım?”
Erdoğan’ın bu çıkışıyla birlikte meydanda alkışlar yükselirken, ağlayan öğretmen adayları bir kez daha konuşmaya çalıştı. Ancak Cumhurbaşkanı sert bir ses tonuyla sözü kesti:
“Ağlayarak olmaz kızım, devlet ciddi iştir!”
O sırada koruma, elindeki mavi dosyayı göstererek “Bu sizin dosyanız mı?” diye sordu.
Dosyada “KPSS Türkiye derecesi, atanamama raporu ve bir miktar onur kırıntısı” bulunduğu öğrenildi.
Kadınlar “Cumhurbaşkanım Ankara’ya da geldik” deyince Erdoğan, “Benim yerim burası değil, Ankara’ya gelseydiniz” dedi.
Kadınlardan biri “Geldik, görüştürmediler” diyince Erdoğan bu kez daha kararlı konuştu:
“O zaman yanlış kapıya geldiniz kızım. Bizim kapılar halka değil, parti üyelerine açık.”
Olayın ardından Cumhurbaşkanlığı kaynakları, “Sayın Erdoğan’ın sözleri çarpıtılmıştır. Kapılar herkese açık, sadece girişte üyelik kontrolü vardır.” açıklamasını yaptı.
Siyaset yorumcuları, olayın sembolik değil, öğretici olduğunu belirtti:
“Bir öğretmen, öğrencilerine kibirle davranamaz; ama devlet, öğretmenine davranabiliyor. Bu da bir tür tersine eğitim reformu sayılır.”
Sosyal medyada #KapıAçıkAmaBizGiremiyoruz etiketi kısa sürede trend oldu.
Bazı yorumlar şöyleydi:
- “Erdoğan haklı; kapılar herkese açık, sadece kimlik kontrolü partiden.”
- “KPSS’den 90 almak yetmez, partiye üyelik puanı 100 olmalı.”
- “Ağlayan öğretmeni azarlamak, artık yönetim biçimi haline geldi.”
- “Kapı açık, ama içeride liyakat yerine sadakat isteniyor.”
Gaste Avrupa



