1930’lu yıllarda özellikle Sivas, Maraş ve Gaziantep üçgeninde Bektaşilik ve Alevi inanç pratiklerine yönelik yürütülen devlet gözetimi ve soruşturma faaliyetleri, sadece dini değil aynı zamanda siyasi ve güvenlik boyutlarıyla da değerlendirilmiştir.
Bu makalede, Türkiye Cumhuriyeti Başkanlık Cumhuriyet Arşivi’nde bulunan ve Gaziantep, Maraş ile Sivas illerinde yürütülen gizli Bektaşilik faaliyetlerine dair belgeler ışığında dönemin dinsel hareketliliği ele alınacaktır. Söz konusu belgelerden dördü Hüseyin Aygün’ün 0.0.1938 Resmiyet ve Hakikat adlı eserinde yayımlanmıştır. Ancak arşivde yer alan diğer belgeler bugüne dek kamuoyuna sunulmamıştır.
Maraş’ta Ele Geçirilen Mektuplar ve Aramalar
“Bilgi Hulasası” başlıklı bölümde yer alan belgelere göre, Maraş’ta gizli Bektaşilik faaliyetlerine dair iki mektubun ele geçirilmesi üzerine soruşturma başlatılmıştır. Mektuplarda adı geçen Halil ve Mehmet adlı şahısların evlerinde yapılan aramalarda, Halil’in evinde tarikatçılığa ait beş farklı mektup daha bulunmuştur. Bu mektuplarda ayrıca basılı mühürler de yer almaktadır.
Sivas’tan Gönderilen Mektuplar ve Köy Mühürleri
Ele geçirilen belgelerden biri, 1929 tarihli ve Hüyük Köyü İhtiyar Heyeti mühürlü bir mektup olup, Çukurova-Amik bölgesindeki abdallara hitaben yazılmıştır. Bu mektupta, Mustafa Abdal Oğullarından Başyavuşoğullarından Hakkı oğlu Hulusi dışında kimsenin yetkili olmadığı ifade edilmiştir.
Bir diğer mektupta ise Sivas’ın Orta Köyü’nden Süleyman ve Ahmet isimli şahısların imzaları ve köyün resmi mührüyle, Hüsamettin’in de Mustafa Abdal Oğullarından olduğu tasdik edilmiştir. (Not: Ötük Köyü olarak geçen yer, muhtemelen Hüyük Köyü’dür; zira Şarkışla ilçesine bağlı böyle bir köy bulunmamaktadır.)
Mustafa Abdal Tekkesi ve Para Toplama Faaliyeti
Yine Hüyük Köyü İhtiyar Meclisi tarafından yazılmış bir başka mektupta, Orta Köy’deki Mustafa Abdal Tekkesi’nin hükümet tarafından müzayedeye çıkarıldığı ve Hüsamettin tarafından 2000 liraya satın alındığı, ancak 500 liranın henüz temin edilemediği bilgisi yer almaktadır. Bu nedenle eksik kalan meblağın aşiretler arasında toplanarak gönderilmesi istenmektedir.
Soruşturmanın Derinleştirilmesi ve Belgelerin Sivas’a Gönderilmesi
Halil ve Mehmet hakkında tutulan tutanaklar ile elde edilen mühür ve mektuplar, esas tahkikatın yürütüldüğü Sivas’a gönderilmiştir. Aynı soruşturma kapsamında Gaziantep’in Bekiruşağı Köyü’nde dedelik yaptığı bildirilen Veli isimli şahıs da yakalanmış, ancak üzerinde herhangi bir belge ya da suç unsuru bulunamamıştır. Hüsamettin hakkında ise soruşturmanın sürdüğü belirtilmiştir.
Cumhuriyet Halk Fırkası’na (CHF) Gönderilen Uyarı Yazısı
Soruşturma belgelerinde, İçişleri Bakanlığı’ndan alınan gizli ve “zata mahsus” ibareli malumatın CHP Genel Katibi ve Kütahya Mebusu Halit Onaran aracılığıyla, Kırşehir, Sivas, Maraş ve Adana’daki CHF başkanlıklarına gönderildiği bilgisi yer almaktadır. Bu yazıda, gizli Bektaşilik faaliyetleri hakkında uyanık olunması ve elde edilecek bilgilerin zamanında raporlanması talep edilmiştir.
İçişleri Bakanlığı Yazışmaları: Suriye ile İrtibat İddiası
İçişleri Bakanı Şükrü Kaya tarafından CHF Umumi Katibi Recep Peker’e gönderilen belgelerde, bu faaliyetlerin sadece yerel değil, aynı zamanda Suriye ile bağlantılı olduğu yönünde bilgiler yer almaktadır. Bakanlık, bu “gerileme çabalayışı” olarak tanımladığı faaliyetlere büyük önem verdiğini ve ilgili illere soruşturmanın dikkatle yürütülmesi talimatını verdiğini bildirmiştir.
Gizli Tarikatçılığa Dair Sivas Raporları
“Malumat Hulasası” başlıklı bölümde, Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Hüyük Köyü’nden Ebuzeroğullarından Mehmed Ali, amcazadesi Ali ve yeğenleri Veli’nin Maraş’a giderek bazı köylerde ve aşiretlerde dedelik ve üfürükçülük yaptığı bilgisi yer almaktadır. Ayrıca Maraş Müslüman Mahallesi İhtiyar Heyeti tarafından Arap harfleriyle yazılmış ve mühürlenmiş iki mektup, Sivas’ta ele geçirilmiştir. Mektuplarda adı geçen kişiler arasında Mehmed Veran, Yusuf, Kasım, Derviş Artor, Bekir İsmail, Halep’te bulunan bir ağa ve Nizip’te görev yapan İmam Dede Haydar ile Halil Kahya yer almaktadır.
Bu belgelerden, gizli bir tarikat yapılanması içinde yer alan şahısların Suriye ile irtibatlı oldukları, Hacı Bektaş’a para gönderdikleri ve hükümet karşıtı fikirler taşıdıkları sonucuna ulaşılmıştır.
Sonuç
1930’lu yıllarda özellikle Sivas, Maraş ve Gaziantep üçgeninde Bektaşilik ve Alevi inanç pratiklerine yönelik yürütülen devlet gözetimi ve soruşturma faaliyetleri, sadece dini değil aynı zamanda siyasi ve güvenlik boyutlarıyla da değerlendirilmiştir. İçişleri Bakanlığı’nın bu faaliyetlere dair “gerileme çabalayışı” vurgusu, Cumhuriyet’in ilk yıllarında “dinî aidiyetler ile siyasal kontrol” arasındaki gerilimi açık biçimde ortaya koymaktadır.
Not: Bu metin tarihsel bir arşiv incelemesidir. Belgelerde geçen ifadeler dönemin diline ve resmi tutumuna aittir; bugünkü terminolojilerle birebir örtüşmeyebilir.





