Göç, İsviçre’yi zenginleştirdi – ve aynı zamanda siyasi açıdan zorladı. Son 60 yılda 20 kez halk oylamasına sunulan göçmen karşıtı tasarılarda kullanılan argümanlar büyük ölçüde birbirine benziyor.
1960’lardan bugüne göç meselesi, nüfus artışı, ekonomik ihtiyaçlar ve toplumsal dönüşümlerle birlikte sürekli gündemde kaldı. Doğrudan demokrasi mekanizması ise bu tartışmaları düzenli olarak halk oylamalarına taşıdı.
1960’lar: İş gücü ihtiyacı ve “yabancılaşma” tartışması
1960’lı yıllarda İsviçre’ye İtalya’dan işçiler geldi. Ekonomi tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandılar, ancak İsviçre’de derin bir hoşnutsuzlukla karşılaştılar. Nüfusun bir kısmı “aşırı yabancılaşma”dan söz ediyordu.
O dönemdeki tartışmanın unsurları bugünkülerle benzerlik gösteriyor. Nüfus hızla artıyor. Göçün artışı ve etkileri hissedilir hale geldi. Ve hızlı toplumsal ve teknolojik gelişmeler bu tartışmanın çerçevesini oluşturuyor.
Dünya nüfusu hiçbir zaman 1960’larda olduğu kadar hızlı artmamıştı. Bir dönüşüm nadiren bugünkü kadar somut olmuştur. İsviçre sürekli değişiyor, bu da sürekli olarak yabancılaşma duygularına yol açıyor – ve son 60 yılda bu konu defalarca gündeme getirildi.
“Doğrudan demokrasi, tabandaki direnişleri görünür kılıyor. Bu sayede İsviçre, göç eleştirisinin öncüsü haline geldi,” diyor siyasi coğrafyacı Michael Hermann. Göç tartışması her zaman göç dinamiklerini yansıtıyor.
1968: İlk yabancıların aşırı artışı girişimi

Bu türden ilk halk inisiyatifi 1965 yılında “Zürh Demokratları” tarafından başlatıldı.
“Yabancı yerleşiklerin ve ikamet edenlerin sayısı, yerleşik nüfusun onda birini aşmamalıdır” talebi dile getirildi. Ayrıca, “yabancıların aşırı çoğalması tehlikesini önlemek için, insanlık ilkelerine uygun olarak, yabancı ikamet edenlerin sayısı her yıl en az yüzde beş oranında azaltılmalıdır” denildi. Ancak Federal Konsey önlemler alacağını duyurdu ve girişim geri çekildi.
1970: Schwarzenbach girişimi

Bundan sonra “Halkın ve Vatanın Yabancılaşmasına Karşı Ulusal Eylem” adlı hareket öne çıktı.
Hareketin lideri James Schwarzenbach, yabancı oranını yüzde 10 ile sınırlandırmayı amaçlayan bir girişim başlattı. Bu durumda yaklaşık 350 bin kişinin İsviçre’yi terk etmesi gerekecekti. Girişim 1970’te referanduma sunuldu ve yüzde 54 hayır oyuyla reddedildi.
Hayır sonucunda Federal Konsey’in oylamadan üç ay önce göç kotaları getirmesi etkili oldu. İşgücü ihtiyacına göre kotalar artırıldı ya da sınırlandırıldı.
1974: Yabancılaşma ve aşırı nüfusa karşı girişim

1970’ten sonra, yabancıların aşırı çoğalmasını konu alan başka halk inisiyatifleri de geldi. “İsviçre’nin Yabancıların Aşırı Artışı ve Aşırı Nüfusa Karşı” Girişimi Dış bağlantı, “yabancıların” sayısının 500.000’e indirilmesini ve nüfusun %12’sinden fazlasını oluşturmamasını talep ediyordu. Girişimin arkasındaki isim yine Ulusal Eylem’di, ancak bu kez James Schwarzenbach yoktu: %66 Hayır.
1977: Dördüncü yabancılaşma girişimi

James Schwarzenbach, daha ılımlı bir öneriyle yeniden girişimde bulundu. Yabancı oranının 10 yıl içinde yüzde 12,5’e düşürülmesi talep edildi. Bu durumda yaklaşık 300 bin kişinin ülkeyi terk etmesi gerekecekti. Girişim yüzde 70,5 hayır ile reddedildi.
1981: Mitenand girişimi

“Yabancıların üstünlüğüne” karşı sağ kanadın sunduğu dört inisiyatif, sol kanadın tepkisini çekmiştir.
Sağcı girişimlerin ardından sol ve dini çevreler “Mitenand” girişimini başlattı. Amaç, yabancıların hukuki korumasını güçlendirmekti. 1981’de “Mitenand İnisiyatifi” halk oylamasına sunulur.
Ancak girişim yüzde 80 hayır ile reddedildi. Yapılan araştırmalar, bu sonucun arkasında “anlaşılması zor bir yabancılaşma korkusu” olduğunu ortaya koydu.
1984: Vatanın satılmasına karşı girişim

“Halkın ve vatanın yabancılaşmasına karşı Ulusal Eylem” faaliyetlerine yeniden başladı. Bu girişim, yabancıların İsviçre’de arazi satın almasını engellemeyi hedefledi. İsviçre’yi yutmaya çalışan bir timsahın çarpıcı tasviri, İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) daha sonraki kampanyalarının estetiğini anımsatmaktadır.
Girişim yüzde 51 hayır ile reddedildi.
1988: Göçün sınırlandırılması girişimi

“Ulusal Eylem” göçü sınırlamak için bir girişimde daha bulunuyor. Bu girişim, ülkeden ayrılanların sayısından daha az sayıda göçmenin ülkeye gelip yerleşmesine izin verilmesini talep ediyor. Çevresel etkiler de gerekçe olarak gösterildi. “Çevre artık daha fazla göçü kaldıramaz! Toprak, su, hava – İsviçre’nin 7 milyonluk nüfusu ile tarım arazilerinin kaybı ve atık üretimi çözülemeyen sorunlara yol açacaktır” deniyor bir broşürde.
Girişim yüzde 67 hayır ile reddedildi.
1996: Yasadışı göç karşıtı girişim

1990’lı yıllarda göç tartışması iltica alanına kaydı. “İsviçre Demokratları”nın bir halk inisiyatifi, sığınmacıların sınır dışı edilmesini talep ediyordu. Ancak bu inisiyatif referanduma sunulmadı, çünkü Parlamento bunu uluslararası hukuka aykırı buldu.
1990’ların başında İsviçre’de, yabancıların ülkede kalış koşullarını düzenleyen Federal Yabancılar Kanunu zaten mevcuttu. Ancak SVP, yasadışı giriş yapan sığınmacıların başvurularının işleme alınmamasını talep eden bir girişimi referanduma taşıdı.
Christoph Blocher liderliğindeki SVP, konuyu yasalara uygun bir şekilde referanduma taşıdı. SVP, yasadışı olarak ülkeye giriş yapan sığınmacıların başvurularının işleme alınmamasını talep ediyordu.
Bu girişim yüzde 54 hayır ile reddedildi.
2000: Göçün düzenlenmesi girişimi

İsviçre ile AB arasındaki Serbest Dolaşım Anlaşması yürürlüğe girmeden önce, AB ülkelerinden gelen göçmenlerin izin alması gerekiyordu ve göçün kendisi de kotalarla sınırlandırılmıştı.
Bu düzenlemeler, 2002’de AB ile Serbest Dolaşım Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle kaldırıldı. İsviçre’de iş bulanlar artık kalabilir ve ailelerini de yanlarına getirebilir. «Göçün Düzenlenmesi» Girişimi” , yabancı yerleşik nüfusun oranını %18 ile sınırlamayı amaçlıyor.
Girişim yüzde 64 hayır ile reddedildi.
2002: İltica hakkının kötüye kullanılmasına karşı girişim

SVP’nin bu ikinci sığınma inisiyatifi, İsviçre halkının bir kısmının Balkan savaşlarından kaçan mültecilere karşı duyduğu şüpheci tavrı hedef almaktadır. İnisiyatif, güvenli üçüncü ülkelerden gelen sığınmacıların İsviçre’de sığınma prosedürüne tabi tutulmamasını ve başvurularının kabul edilmemesini talep etmektedir.
Girişim yüzde 50,1 hayır ile reddedildi.
2008: Demokratik vatandaşlık girişimi

Zamanla İsviçre vatandaşlığı almak isteyen yabancıların sayısı arttı. Ancak önlerindeki engeller yüksekti. Ayrıca, birçok yerde bu konudaki kararları belediye meclisleri veriyordu. Federal Mahkeme, Belediye Meclisi’nin Kosovalı bir ailenin vatandaşlık başvurusunun reddini düzeltmişti. SVP’nin «Demokratik Vatandaşlık» Girişimi, vatandaşlık konusunda son sözün belediyelere ait olmasını istemekteydi.
Girişim yüzde 66 hayır ile reddedildi.
2009: Minare yasağı

11 Eylül İkiz Kuleler saldırısı ve Avrupa’da İslami fundementalist motivasyonlu terör olaylarının ardından İsviçre’de de güvenlik endişeleri arttı. Bu süreçte pek çok yerelde minareli cami inşa etme planları ve tartışmaları devam etmekteydi.
Minare inşasını yasaklayan girişim yüzde 57,5 evet ile kabul edildi ve bu sonuç uluslararası alanda büyük yankı uyandırdı.
2010: Suç işleyen yabancıların sınır dışı edilmesi girişimi

SVP bir sonraki halk oylamasında suç konusunu gündeme getirdi ve ağır suçlar işleyen yabancıların sınır dışı edilmesini talep etti. Muhalefet, SVP’nin kampanya yürütüşünü ırkçı ve yabancı düşmanı olarak eleştirdi. Parlamentoda, sınır dışı etme inisiyatifinin uluslararası hukuku ihlal edebileceği uyarısı yapıldı ve daha yumuşak bir karşı taslak hazırlandı ancak SVP’nin ağır suç işleyen yabancıların sınır dışı edilmesini öngören girişimi yüzde 52 evet ile kabul edildi.
2014: Kitlesel göç karşıtı girişim

Göç alanında bir dizi referandum başarısının ardından SVP, AB ile serbest dolaşım konusunu da gündeme getirdi. Kitlesel Göç Karşıtı girişimi ile İsviçre’nin göçü yeniden kotalarla sınırlandırılmasını talep etti ve Avrupa Birliği ile serbest dolaşımı hedef aldı. Girişimin az farkla (yüzde 50,3) kabul edilmesinin ardından, girişimin uygulanması konusunda yıllarca süren bir tartışma başladı.
2014: Aşırı nüfusa son girişimi

“Çevre ve Nüfus Derneği Ecopop”, diğer şeylerin yanı sıra göçü yıllık olarak nüfusun en fazla %0,2’siyle sınırlamak için «Aşırı Nüfus Artışına Son» Girişimi”ni başlattı . Girişimin başlatıcıları, ekolojik sorunların sorumlusu olarak göçü ve nüfus artışını gösteriyordu.
Girişim yüzde 74 hayır ile reddedildi.
2016: Sınır dışı uygulamasının hayata geçirilmesi girişimi

2010 yılında sınır dışı etme inisiyatifinin kabul edilmesinin ardından, Federal Konsey ve Parlamento halkın iradesini uygulamak zorunda kaldı, ancak bu süreçte hukuki zorluklarla karşılaştı. Baskıyı artırmak için SVP, Uygulama İnisiyatifi’ni halk oylamasına sundu. İnisiyatif, sınır dışı edilmeye yol açacak somut bir suç listesi öneriyordu.
Belirli suçlar için zorunlu sınır dışı öngören girişim yüzde 59 hayır ile reddedildi.
2020: Ilımlı göç girişimi

Kitlesel göç girişiminin uygulanmasını sağlamak için SVP, AB ile serbest dolaşımı hedef alan bir başka girişimi de oylamaya sundu: «Ilımlı Göç İçin» Girişim. Kampanyada Avrupa Birliği ile serbest dolaşımın sona erdirilmesi talep edildi ve SVP “10 milyonluk İsviçre”ye, kentsel yayılmaya, suç oranına ve altyapı üzerindeki baskıyı karşı önlem alınmasını propaganda etti.
Girişim yüzde 62 hayır ile reddedildi.
2021: Yüzü örtme yasağına evet girişimi

Minare yasağının başarısının ardından, SVP’ye yakın aynı grup – Egerkinger Komitesi – İslam’ı hedef alan bir başka inisiyatif daha başlattı. Talep, göstericiler veya holiganların yüzlerini örtmesini de kapsıyor olsa da, kampanyanın ana teması yüzünü örten Müslüman kadınlar oldu. Oylama analizine göre, evet oyu verenlerin ana motivasyonu İsviçre değerlerinin ve kültürünün korunmasıydı.
Yüzü örtmeyi yasaklayan girişim yüzde 51 evet ile kabul edildi.
2026: 10 milyonluk İsviçre’ye hayır girişimi

14 Haziran’da oylanacak olan bu girişim, hem iltica alanını hem de Avrupa Birliği ile serbest dolaşımı hedef alıyor.
14 Haziran’da halk oylamasına sunulacak “10 milyonluk İsviçre’ye hayır” inisiyatifiyle SVP, daha önce tek tek ele aldığı konuları bir araya getiriyor. İnisiyatif, hem sığınma alanını hem de kişilerin serbest dolaşımını daraltmayı hedefliyor. Ayrıca yine büyüme sınırları, nüfus artışı, suç oranları ve İsviçre’nin değişime karşı korunması gibi argümanları öne çıkarıyor.
Tartışma sürüyor
Göç tartışması sona ermiş değil, zira SVP göç konusunu her zaman seçim kampanyası aracı olarak ustaca kullanıyor. Şu anda sınır koruma inisiyatifi için yeniden imza topluyor. Bu inisiyatif de yine iltica alanını hedef alıyor.
Kaynak: Swissinfo.ch
Çeviri: Gaste Avrupa



