SYKP Avrupa, 1 Mayıs’a ilişkin yayımladığı çağrı metninde göçmen emeğinin görünürlüğüne, artan ırkçılığa ve savaş politikalarına dikkat çekti. Açıklamada, yerli ve göçmen işçilerin ortak mücadelesinin hayati olduğu vurgulandı.
SYKP Avrupa, 1 Mayıs dolayısıyla yayımladığı bildirisinde, kapitalizmin çoklu krizinin derinleştiğine ve bu krizle birlikte emekçilere dönük saldırıların sertleştiğine dikkat çekti. Açıklamada, Avrupa’da ve dünyada emeğin daha fazla güvencesizliğe itildiği, kadınların artan şiddet ve sömürüyle karşı karşıya kaldığı, doğanın yıkıma sürüklendiği ve halkların savaş politikalarına mahkûm edilmek istendiği ifade edildi.
Göçmen emeği kapitalizmin görünmeyen omurgası
Bildiride göçmen emeğinin Avrupa kapitalizmi açısından merkezi bir rol oynadığına işaret edilerek, hastanelerden bakım evlerine, mutfaklardan şantiyelere kadar pek çok alanda milyonlarca göçmen işçinin yaşamı ayakta tuttuğu belirtildi. Ancak bu emeğin düşük ücret, güvencesizlik ve ayrımcılık koşulları altında sömürüldüğü vurgulandı.

Aynı işyerinde çalışan işçilerin milliyet, kimlik ve statü üzerinden bölündüğü belirtilen açıklamada, ırkçılığın bu bölünmenin ve sömürünün ideolojik aracı haline getirildiği ifade edildi.
Kadın göçmenler çifte sömürü altında
SYKP Avrupa, kadın göçmenlerin hem emeklerinin değersizleştirildiğini hem de bakım emeği üzerinden görünmez kılındığını belirtti. Açıklamada, feminist kadın mücadelesinin yalnızca patriyarkaya değil, kapitalizme karşı mücadelenin de en dinamik unsurlarından biri olduğu kaydedildi.
Savaşlar ve sınır politikaları eleştirildi
Metinde, savaşlar, otoriter rejimler ve ekolojik yıkımın milyonlarca insanı yerinden ettiği belirtilirken, Avrupa’nın sınır politikalarının göçmenler açısından “ölüm hattına” dönüştüğü ifade edildi. Göçmen emeğinin sömürülmesi ile göçmenlerin kriminalize edilmesi arasındaki çelişkiye dikkat çekilerek, bu durumun sistemin ikiyüzlü karakterini ortaya koyduğu vurgulandı.

Orta Doğu ve Türkiye’ye dair değerlendirme
SYKP Avrupa açıklamasında Türkiye’deki siyasal gelişmelere de yer verildi. AKP-MHP iktidarının emekçilere, kadınlara, LGBTİ+’lara ve gençlere yönelik baskı politikalarını sürdürdüğü ifade edildi. Ayrıca ABD ve İsrail başta olmak üzere emperyalist güçlerin Orta Doğu’ya yönelik müdahalelerinin yeni yıkımlara zemin hazırladığı belirtildi.
Gazze’de süren saldırılara, Suriye’deki gelişmelere ve bölgedeki mezhepçi-savaş politikalarına dikkat çekilen açıklamada, Aleviler, Dürziler, Kürtler ve Asuri/Süryani/Keldani halklarının tehdit altında olduğu ifade edildi.
Enternasyonal dayanışma vurgusu
1 Mayıs’ın yalnızca bir mücadele günü değil, aynı zamanda halkların eşit ve özgür yaşam iradesinin ifadesi olduğu belirtilen bildiride, savaşlara, işgallere ve mezhepçi politikalara karşı barışın ve halkların kendi kaderini tayin hakkının savunulması gerektiği kaydedildi.
Açıklamada, göçmen ve yerli işçilerin ortak mücadelesinin ırkçılığa, savaşa ve faşizme karşı en güçlü yanıt olduğu ifade edilerek, “Göçmen emeğini savunmak işçi sınıfının bütününü savunmaktır” denildi.





1 Mayıs’a çağrı
SYKP Avrupa, 1 Mayıs’ta alanlara çıkma çağrısı yaparak; göçmen emeğinin görünür kılınması, eşit haklar ve insanca yaşam taleplerinin yükseltilmesi gerektiğini belirtti. Açıklama, “Irkçılığa, sömürüye, savaşa ve ekolojik yıkıma karşı; emek, özgürlük, dayanışma ve sosyalizm için buluşuyoruz” ifadeleriyle son buldu.
Bildiride ayrıca şu sloganlara yer verildi:
“Göçmen emeği değerlidir!”
“Irkçılığa, faşizme ve savaşa karşı ortak mücadeleye!”
“Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın enternasyonal dayanışma!”




