Almanya’da ABD’ye bağımlılığı azaltmak ve Çin’le rekabet edebilmek için geniş kapsamlı bir endüstriyel yapay zeka projesi başlatıldı. Proje Almanya’nın en güçlü olduğu alanlara odaklanacak.
Almanya, ABD’li şirketlere olan bağımlılığını azaltmak amacıyla büyük bir yapay zeka projesi başlattı.
Alman telekom devi Deutsche Telekom’un Endüstriyel Yapay Zeka Bulutu, sadece altı ayda tamamlanarak rekor sürede hayata geçirildi. Telekomünikasyon şirketi, Münih’teki bulunan mevcut bir tesisi yeniden düzenleyerek 10 bin adet NVIDIA Blackwell grafik işlemci çipiyle (GPU) modernize etti.
Deutsche Telekom, sahip olduğu işlem gücünün 450 milyon Avrupa Birliği (AB) vatandaşının tamamının aynı anda yapay zeka destekli asistan kullanması için yeterli olduğunu söylüyor. Öte yandan Endüstriyel Yapay Zeka Bulutu’nun hedef kitlesi bireysel tüketiciler değil, otomobil ve makine üreticileri ile robotik şirketleri gibi Almanya’nın önde gelen sanayi kuruluşları. Ayrıca araştırma kurumları, kamu sektörü ve yapay zeka uygulamaları geliştiren firmalar da hedefler arasında.
Deutsche Telekom CEO’su Tim Höttges, “Hem Almanya hem deAvupa’da yatırım yapıyoruz. Münih’teki yapay zeka fabrikamız, yenilikçi iş modelleri, endüstri, girişimler, hükümet ve egemenlik için bir temel oluşturuyor. Avrupa’nın yapay zeka alanında başarılı olabileceğini kanıtlıyoruz” diye vurguluyor.
Yapay zekada Alman formülü: Bireysel tüketici yerine sanayi odağı
Proje, ABD ve Çin’in açık ara önde olduğu tüketici sektörleri yerine Almanya yapay zekayı, güçlü olduğu endüstri odaklı geliştirmeyi amaçlıyor.
Alman Yapay Zeka Araştırma Merkezi (DFKI) CEO’su Antonio Krüger, endüstriyel yapay zekanın Almanya’ya, “dünyanın en büyük iki ekonomisiyle (ABD ve Çin) trilyon dolarlık yatırım kumarına girmeden arayı kapatma şansı verdiğini” söylüyor.
Krüger, DW’ye verdiği demeçte, “Endüstriyel yapay zeka, Almanya’nın güçlü yönlerini ortaya koymasına olanak tanıyor: Küçük ve orta ölçekli işletmelerden on yılı aşkın süredir toplanan verileri kullanan daha küçük ama uzmanlaşmış özel yapay zeka modelleri tasarlamak” diye vurguluyor.
Almanya ekonomisinin belkemiği olan orta ölçekli isletmeler, yıllar içinde son derece uzmanlaşmış üretim, lojistik ve makine sektöründe veriler biriktirdi. Bu veriler, artık endüstriyel yapay zeka sistemlerinin eğitimi için paha biçilmez değerde.
Yapay zeka Almanya’nın büyümesine en az 1 puan ekleyecek
Almanya’nın sektörde bir başka stratejisi ise “güvenilir yapay zeka” üretmek.
Hedef, AB’nin Yapay Zeka Yasası’nı, “inovasyonu engelleyen bir unsur olmaktan çıkarıp, rekabet avantajına dönüştürmek.” Bu bağlamda üreticilere güvenli ve sağlam sistemler kurmak için açık ve uygulanabilir kurallar sağlanacak.
Öte yandan başka endüstriyel yapay zeka yatırımları da bu modeli izliyor.
Alman teknoloji şirketi Siemens, ABD’de düzenlenen CES 2026 fuarında duyurduğu üzere NVIDIA’yla endüstriyel yapay zeka işletim sistemi geliştirmek için ortaklığını genişletiyor. Şirket ayrıca fabrika otomasyon platformlarına yapay zeka asistanları entegre edecek.
Öte yandan bir diğer Alman firması Bosch, üretimde kalite kontrolü iyileştiren yapay zeka tabanlı teknolojileri için 2,4 milyar euro yatırım planlıyor. Almanya Ekonomi Bakanlığı, endüstride yapay zeka kullanımının bu yıldan itibaren yıllık reel gayrisafi millî hasıla artışına en az bir puan katkı sağlayacağını tahmin ediyor.
Almanya, Çin ve ABD’den farklı olarak “kusurdan” kaçınıyor
Endüstriyel yapay zekanın büyük potansiyeline rağmen Almanya, yapay zeka yarışında kaybettiği zemini geri kazanmada tanıdık bir engelle daha karşı karşıya: Riskten kaçınma.
Alman iş yöneticilerinin yavaş ve tereddütlü karar alma süreçlerinden dolayı ülkede yapay zeka projeleri genellikle pilot aşamasında takılıp kalıyor. BMW’nin yapay zeka ve dijitalleşme lideri Ishansh Gupta, DW’ye verdiği demeçte, Alman firmaların genellikle yapay zeka ürünlerini piyasaya sürmeden önce mükemmel hâle getirmeye çalıştığını, Çin ve ABD’nin ise kusurlu sürümleri piyasaya sürüp kullanıcı geri bildirimleriyle iyileştirdiğini belirtip hızın önemine de isaret ediyor.
BMW yöneticisi, endüstriyel yapay zekanın gerçek anlamda olgunlaşmasının, Alman iş liderlerinin teknolojiyi tam olarak desteklemesi ve modelin neden sonuç ilişkine dair yeni bilgiler sunmasıyla mümkün olacağını düşünüyor. Sektör gözlemcileri bunun beş yıla kadar sürebileceğini söylüyor.
Endüstriyel yapay zeka gelecekte Alman üreticilerinin beklenmedik tedarik sorunları, değişken enerji fiyatları veya yeni ürün lansmanlarını hızlandırma ihtiyacı gibi çok daha büyük iş krizlerini çözmelerine yardımcı olabilir.
Alman sanayisinin krizi: Çin ile rekabet
Endüstriyel yapay zeka stratejisi, Almanya ekonomisi için çok önemli bir anda ortaya çıkıyor, zira ülke küresel yapay zeka yarışında geride, sanayi tabanı da hızla Çin’e karşı zemin kaybediyor.Çin, on yıllarca Alman üreticileri için hem geniş bir tüketici pazarı hem de yükselişlerini sağlayan ucuz, güvenilir parça ve hammaddeler sunan büyük bir kazanç kapısı oldu.
Ancak Almanya Federal İstatistik Dairesi’nin verilerine göre, 2025’te Almanya’nın Çin’e ihracatı 81,8 milyar euroya gerileyerek son on yılın en düşük seviyesine indi. AB’nin Eurostat verilerine göre de, 2022’deki zirve noktadan bu yana Almanya’nın Çin’e ihracatı, otomobildeki yüzde 66’lık keskin düşüşün de etkisiyle neredeyse dörtte bir oranda azaldı. Alman üreticiler, diğer önemli ihracat pazarlarında da Çin’den yoğun bir rekabetle karşı karşıya.
Başbakan Merz’ten sektöre milyarlarca euroluk destek
Başbakan Friedrich Merz, geçen yıl ülkenin Yüksek Teknoloji Gündemi’ni başlatarak 2029’a kadar 18 milyar euro ilave fon sözü verdi. Bu fon, kuantum bilişimi, mikroelektronik, biyoteknoloji, füzyon ve iklim nötr hareketlilik ile altı stratejik teknolojiden biri olarak yapay zekayı önceliklendiriyor.
Merz, bu yıl Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’ndaki konuşmasında, “Yapay zeka endüstriyel ölçek gerektiriyor,” diyerek şöyle devam etti:
“Almanya, dünyanın en büyük endüstriyel veri havuzlarından birine sahip. Bu, yüksek performanslı yapay zeka giga fabrikalarına yatırım yapmamızın, veri merkezlerinin genişlemesini hızlandırmamızın ve rekabetçi bir yapay zeka ekonomisi için dijital altyapı oluşturmamızın nedenlerinden sadece biri.”
Kaynak: DW Türkçe



