MS hastası 20 yaşındaki Ece İtah, sağlık sorunları ve aile birleşimi hakkı göz ardı edilerek 10 Eylül 2025, 15.17 uçağıyla Türkiye’ye geri gönderildi. Ailesi, sürecin adil yürütülmediğini vurguluyor.
MS hastası 20 yaşındaki Ece İtah, sağlık sorunları ve aile birleşimi hakkı göz ardı edilerek 10 Eylül 2025, 15.17 uçağıyla Türkiye’ye gönderildi. Fribourg’daki gözaltı süreci ve hukuki engeller, İsviçre’de kalan ailesi ile Ece’nin yollarını ayırdı.
Ece’nin babası Musa İtah, dün gazetemize yaptığı açıklamada sürecin kronolojisini ve yaşadıkları mağduriyeti aktardı. İtah, üç yıl önce siyasi baskılar nedeniyle Türkiye’den İsviçre’ye tek başına geldiğini ve sığınma başvurusu yaptığını söyledi. Başvurunun 140 gün içinde sonuçlanması gerekirken süreç 20 ay sürdü. Kararın kabul edilmesinin ardından eşi ve üç kızı aile birleşimi yoluyla İsviçre’ye geldi, ancak büyük kızları Ece bu haktan yararlanamadı.
“Bize söz verdiler ama süreç uzadı”
Musa İtah, dün gazetemize konuşarak yaşadıkları süreci şöyle anlattı, “Başvuru yaptığımda kızım 17 yaşındaydı. Yetkililer bana ‘Endişe etmeyin, süreç tamamlandığında kızınızı da yanınıza alabileceksiniz’ dediler.
Ancak sığınma kararının çıkması 20 ay sürdü. Bu süreç onların ihmali nedeniyle uzadı. Karar çıktığında kızım 18’i geçmişti. Aile birleşimi hakkından yararlanamayacağını söylediler. Bize verdikleri sözleri tutmadılar.”
“Aileyi parçalamamak için kızımı kaçak yollardan getirdik”
Ailenin parçalanmaması için çare aradıklarını ve Ece’nin büyük risklerle İsviçre’ye geldiğini belirten İtah,“Eşim ve üç kızım yasal yollarla geldiler ama Ece’ye izin verilmedi.
Ailenin bir arada kalması bizim için çok önemliydi. Bu nedenle kızımı kaçak yollardan buraya getirmek zorunda kaldık. Çok tehlikeli bir yolculuk oldu, birçok zorluk yaşadık.”
“Kızımın MS hastalığı var, sınır dışı edilmesi hayatını tehlikeye atar”
Ece’nin Multipl Skleroz (MS) hastalığıyla mücadele ettiğini belirten Musa İtah, kızının sağlık durumunun sınır dışı edilmesine kesinlikle izin vermediğini söyledi, “Kızım MS hastası. Bu hastalık stresle birlikte daha kötü hale geliyor.
Üç ay boyunca hastanede yattı. Panik atak, şiddetli migren ve kas şişmeleri yaşıyor. Doktorlar, uçak yolculuğunun ve zorla sınır dışı edilmenin hayatını doğrudan tehlikeye atacağını raporlarla belirtti.”
Red kararları ve AİHM süreci
Ece’nin İsviçre’ye geldikten sonra yaptığı başvurunun kısa sürede reddedildiğini belirten Musa İtah, itirazlarının da sonuçsuz kaldığını ifade etti, “Kızım başvurdu, 20 gün içinde red kararı verdiler. İtiraz ettik, yine reddedildi.
Sağlık raporlarını sunduk, kabul etmediler. Son çare olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurduk. Şimdi oradan gelecek kararı bekliyoruz.
Ece’nin gözaltına alınışını anlatan Musa İtah, kızının tecrit koşullarında tutulduğunu dile getiriyor, “Kızım haftada bir imza atmaya gidiyordu. Dün sabah polis onu yakaladı ve cezaevine götürdü.”
Anne açlık grevinde
Ece’nin annesi Zilah İtah, kızının gözaltına alınmasının ardından açlık grevine başladı. Aile, hapishane önünde sessiz oturma eylemi yaparak Ece’nin serbest bırakılmasını talep ediyordu.
Demokratik kitle örgütleri, ve mülteci hakları savunucuları, Ece İtah örneğinde olduğu gibi geri gönderme uygulamalarının durdurulmasını talep ediyor. Yetkililere çağrı yapan örgütler, sağlık ve aile birleşimi haklarının gözetilmesi gerektiğini ve benzer durumların tekrarlanmaması için acil önlem alınmasını istiyor.



