İsviçre’de yedi yıldır politik göçmen olarak yaşayan Arjin Arzik’e bu sabah zorla Türkiye’ye dönüş bileti verildi. 12 Eylül’de İstanbul aktarmalı olarak Hakkari’ye gönderilmek istenen Arzik, açlık grevine başladı ve “Gitmeyeceğim, mücadelemi sürdüreceğim” dedi.
Bu sabah saat 08.30’da cezaevinde kahvaltı yaparken kendisine dönüş bileti verilen Arjin Arzik, Türkiye’ye dönmeyeceğini ve direnişini sürdüreceğini arkadaşlarına iletti. Arzik’in yakın arkadaşı Ruken Yıldız, cezaevinde telefon bulundurmanın yasak olduğunu ancak geri gönderilme merkezindeki kişilere bilgisayar aracılığıyla kısıtlı internet erişimi sağlandığını belirterek, “Arjin bize bu sabah sosyal medya üzerinden mesaj attı. 12 Eylül’de İstanbul aktarmalı olarak Hakkari’ye gidecek bir uçak bileti verdiklerini söyledi. Açlık grevine başladığını ve bu sınır dışı kararını protesto ettiğini belirtti” dedi.
“Usulsüz şekilde gözaltına alındı”
Arzik, 7 yıl önce siyasi baskılar nedeniyle İsviçre’ye sığındı. Bu süreçte iki kez ret kararı aldı ve ülkeyi terk etmesi istendi ancak gitmedi. Son olarak kanton oturumu için başvurdu, ancak başvurusu iki ay önce reddedildi. Red gerekçesi olarak yeterince İsviçreli referans göstermediği ileri sürüldü. Oysa Arjin, 11 kişinin imzasını taşıyan referans mektubunu yetkililere teslim etmişti.
Ruken Yıldız, Arjin’in gözaltına alınma sürecinin İsviçre yasalarına aykırı olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi, “Arjin, bağlı bulunduğu kampta imza atmaya gittiğinde Zürich polisi tarafından alıkonuldu. Oysa Argau kantonunda yaşıyordu. İsviçre yasalarına göre başka bir kantonun polisi gelip başka bir kantondan birini alamaz. Bu tamamen usulsüz bir durum. 3 Eylül sabahı gözaltına alındı ve geri gönderilme merkezine götürüldü. O günden bu yana da gözaltında tutuluyor.”
Çıplak aramaya zorlandı
Yıldız, gözaltı sırasında Arjin’in iki kez çıplak aramadan geçirildiğini de belirterek, “Arjin çok fazla direnememiş. Çünkü direnen başka bir kadının nasıl kötü muameleye uğradığını gördüğü için korkmuş. Bu yüzden direnmemiş” dedi.
Türkiye’de tutuklanma riski
Arjin’in Türkiye’ye dönmesi halinde tutuklanma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Yıldız, “Arjin’in Türkiye’de politik gerekçelerle açılmış iki davası var. Biri 7 yıl önce, İsviçre’ye gelmeden önce açılmış bir dosya ve hâlâ sonuçlanmamış. İkinci dosya ise burada düzenlenen bir eylemde ‘Jin, Jiyan, Azadî’ pankartı taşıdığı için açılmış. Türkiye’ye geri döndüğünde neyle karşılaşacağını bilmiyoruz ama geri dönen birçok insan tutuklanıyor. Bu yüzden Arjin’in burada kalmasını istiyoruz” diye konuştu.
Kürt kurumlarından ve STK’lardan çağrı
İsviçre’deki Kürt kurumları ve diaspora örgütleri, Arjin’in sınır dışı edilmesine karşı geniş bir kampanya başlattı. Demokratik Kürt Toplum Merkezi (DKTM) ve Rojbîn Kadın Meclisi tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı,
“Arjin burada sadece hayatta kalmak için değil, aynı zamanda toplumuna katkı sunmak için yaşadı. Kadın özgürlük mücadelesinde yer aldı, Kürt halkının kültürel değerlerine sahip çıktı. Onu Türkiye’ye iade etmek, onu cezaevine, zulme ve büyük bir tehlikenin kucağına atmaktır. İsviçre devletine çağrımızdır. Arjin’in sınır dışı kararını durdurun. Bu politik bir karardır ve geri dönülmez sonuçları olacaktır.”
Dayanışma büyüyor
İsviçre Kürt Kadınlar Birliği (YJK-S) başta olmak üzere birçok kurum ve insan hakları savunucusu, Arjin için dayanışma çağrısında bulunuyor. Sosyal medyada #FreeArjin, #StopDeportation, #SınırDışıEdilmesin ve #JusticeForArjin etiketleriyle dayanışma mesajları paylaşılıyor.
Ruken Yıldız, Arjin’in kararlılığını şu sözlerle aktardı, “Arjin, Türkiye’ye dönmeyeceğini, mücadeleyi burada sürdüreceğini söylüyor. Açlık grevine başlaması da bunun bir parçası. Onun sesini daha fazla duyurmak için herkesin harekete geçmesi gerekiyor.”



