ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in 19 Ekim’de Kuzey Carolina’da düzenlediği seçim mitingi, Epstein dosyalarının açıklanmasını isteyen bir protestocunun müdahalesiyle kesildi. Vance’in hemen arkasında ayağa kalkan protestocu, “Epstein dosyalarını açıklayın! Tanrı çocuklarımızı korusun!” diye seslendi. Güvenlik görevlileri protestocuyu salondan çıkarırken Vance, sınır geçişleri üzerinden yaptığı bir şakayla kişinin düzensiz göçmen olduğunu ima etti. Olay, Trump yönetiminin Epstein soruşturmasındaki şeffaflık politikalarını yeniden tartışmaya açtı.
ABD’de 3 Kasım ara seçimleri yaklaşırken Cumhuriyetçi Parti’nin Kuzey Carolina eyaletindeki kampanya toplantısında dikkat çekici bir protesto yaşandı.
Başkan Yardımcısı JD Vance, 19 Ekim’de Hendersonville kentindeki Hyder Warehouse’da Cumhuriyetçi Senato adayı Michael Whatley’e destek için konuşuyordu.
Vance, Demokratları eleştirdiği sırada doğrudan arkasında oturan bir kişi ayağa kalkarak Jeffrey Epstein hakkındaki soruşturma dosyalarının kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Protestocu önce “Tanrı çocuklarımızı korusun!” diye bağırdı, ardından “Epstein dosyalarını açıklayın!” çağrısını yineledi.
Güvenlik görevlileri protestocuyu dışarı çıkarırken salondaki bazı katılımcılar yuhaladı ve “USA!” sloganları attı.
Vance, Epstein sorusuna göçmenlik üzerinden yanıt verdi
Protestocunun çıkarılmasının ardından Vance, konuşmasını sürdürmeden önce salondakilere dönerek önceki bir açıklamasını düzeltmesi gerektiğini söyledi.
ABD’ye düzensiz sınır geçişlerinin sıfıra indiğini iddia ettiğini hatırlatan Vance, şu ifadeleri kullandı:
“ABD’ye sıfır yasa dışı sınır geçişi olduğunu söylemiştim. Ama bir tane olması o kadar da kötü değil, değil mi?”
Vance’in sözleri salonda gülüşmelerle karşılandı.
Başkan yardımcısı, protestocunun göçmenlik statüsüne ilişkin herhangi bir kanıt sunmadı. Kişinin ABD vatandaşı olup olmadığı da doğrulanmış değil.
Vance’in açıklaması, ten rengi üzerinden protestocunun düzensiz göçmen olarak gösterildiği gerekçesiyle eleştirildi.
Kaliforniya Valisi Gavin Newsom’un basın ofisi, Epstein mağdurları için adalet ve sorumluların hesap vermesini isteyenlerin yalnız düzensiz göçmenler olduğunu ima etmenin aşağılayıcı olduğunu belirtti.
Görüntülerde protestocunun ortaya attığı talebe Vance tarafından doğrudan bir yanıt verilmediği görülüyor.
Trump yönetiminin seçim vaatlerinden biri Epstein dosyalarıydı
Jeffrey Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarıyla yargılanmayı beklerken 2019 yılında cezaevinde öldü. Epstein’ın kurduğu istismar ağı ve siyasi, ekonomik açıdan nüfuzlu kişilerle ilişkileri uzun süredir kamuoyunda tartışılıyor.
Trump ve Vance, seçim kampanyaları sırasında Epstein dosyalarında daha fazla şeffaflık sağlanması yönündeki taleplere destek vermişti.
Ancak yönetimin dosyaları açıklama biçimi hem Demokratlardan hem de Cumhuriyetçi seçmenlerin bir bölümünden tepki gördü.
Kasım 2025’te yürürlüğe giren Epstein Files Transparency Act kapsamında ABD Adalet Bakanlığı, Ocak 2026 sonunda toplam yaklaşık 3,5 milyon sayfalık belge yayımladığını açıkladı. Bakanlık yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunuyor.
Buna karşılık Kongre’deki Demokrat üyeler, bazı belgelerin hâlâ kamuoyundan saklandığını ve açıklama sürecinin yeterince şeffaf yürütülmediğini ileri sürüyor. Mağdurların korunması için gerekli gizlilik önlemleriyle kamuoyunun bilgi edinme hakkının nasıl dengeleneceği de tartışmanın parçası.
Dosyalarda bir kişinin adının geçmesi, tek başına herhangi bir suça karıştığının kanıtı anlamına gelmiyor.
Protestocu salondan çıkarıldı, şeffaflık sorusu yanıtsız kaldı
Hendersonville’deki olay, Epstein soruşturmasının ara seçim kampanyalarında da gündem olmaya devam ettiğini gösterdi.
Protestocu doğrudan başkan yardımcısına seslenerek dosyaların açıklanmasını istedi. Ancak güvenlik görevlileri tarafından salondan çıkarıldı.
Vance ise belgelerin açıklanmasına ilişkin talebe yanıt vermek yerine göçmenlik üzerinden bir şaka yaptı.
Böylece kamuoyunun çocukların cinsel istismarı, güçlü isimlerin hesap verebilirliği ve devletin bilgi saklama yetkisi üzerine yürüttüğü tartışma, seçim mitinginde protestocunun kimliği üzerinden başka bir yöne taşındı.
Trump yönetimi milyonlarca sayfanın yayımlandığını vurgulasa da hangi belgelerin neden açıklanmadığı ve mağdurlar açısından adaletin nasıl sağlanacağı soruları tartışılmaya devam ediyor.
Hendersonville’de güvenlik görevlileri tarafından dışarı çıkarılan protestocunun çağrısı da bu sorulara odaklanıyordu:
“Epstein dosyalarını açıklayın!”



