Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilerin yemekhane ücretlerinin 85 TL’ye yükseltilmesine karşı başlattığı eylemlerin ikinci gününde kampüs çevik kuvvet ve TOMA’larla çevrildi. 5 Ekim’de turnikeleri aşarak ücretsiz yemek dağıtan öğrenciler, 6 Ekim’de yeniden yemekhanede buluşma çağrısı yaptı. Eylem öncesinde polis kampüse girerken yemekhane önüne demir barikatlar kuruldu. Öğrenciler, beslenme ve geçim taleplerinin bir güvenlik sorununa dönüştürülmesine tepki gösterdi.
Boğaziçi Üniversitesi’nde hayat pahalılığına karşı öğrencilerin tepkisi yeniden kampüse taşındı.
Öğrenci Temsilciliği Kurulu’nun çağrısıyla 5 Ekim’de Kuzey Kampüs yemekhanesinde bir araya gelen yüzlerce öğrenci, yemek ücretlerine yapılan zamların geri çekilmesini istedi.
Öğrenciler turnikeleri aşarak yemekhaneye ücret ödemeden girdi, ardından servis bölümüne geçerek arkadaşlarına yemek dağıttı.
Eylem boyunca “Müşteri değil öğrenciyiz” ve “Sermayeye değil, öğrenciye bütçe” sloganları atıldı.
Öğrenciler ertesi gün yeniden aynı yerde buluşacaklarını açıkladı.
Yemek 85 TL, karşılarında çevik kuvvet
6 Ekim’de öğrencilerin yeni eylemi başlamadan önce kampüs çevresinde olağanüstü bir polis hareketliliği oluştu.
Evrensel’in sahadan aktardığına göre kampüs çevresine çok sayıda polis ekibi ve TOMA sevk edildi. Çevik kuvvet ekipleri kampüs içine girerken yemekhane binasının önüne demir barikatlar getirildi.
Yemek saatinde öğrencilerin yemekhaneye erişimi de barikatlarla sınırlandı.
Eylem için yemekhanenin önünde toplanan öğrencilerin karşısında çevik kuvvet ve özel güvenlik ekipleri sıralandı.
Öğrenciler ise “Ücretsiz, nitelikli yemekhane” talebiyle bekleyişlerini sürdürdü.
Ortaya çıkan görüntü, tartışmanın ölçeğini de görünür hale getirdi: Öğrencilerin itiraz ettiği mesele bir öğün yemeğin fiyatıyken, yönetimin aldığı önlem kampüs içinde çevik kuvvet, dışında ise TOMA ve polis yığınağı oldu.
Zamlar öğrencinin sofrasını küçültüyor
Boğaziçi Üniversitesi’nin resmi yemekhane sayfasında öğrenci öğle ve akşam yemeğinin güncel fiyatı 85 TL olarak görünüyor.
Üniversitenin 28 Ocak 2026 tarihli resmi duyurusunda ise aynı öğünlerin 1 Şubat’tan itibaren 60 TL olacağı açıklanmıştı. Eylül ayında üniversitenin yemekhane sayfasında fiyat 75 TL olarak yer alıyordu.
Öğrenciler son artışın yıl içindeki üçüncü zam olduğunu belirtiyor.
Cumhuriyet ve Evrensel’in aktardığı öğrenci verilerine göre yemek fiyatı son bir yıl içinde 50 TL seviyesinden 85 TL’ye çıktı.
Evrensel’in hesaplamasına göre Eylül 2024’te 30 TL olan öğün fiyatı iki yılda 85 TL’ye ulaştı. Aynı dönemde KYK bursuyla alınabilen yemek sayısı da düştü.
Öğrencilerin itirazı bu nedenle yalnızca “10 liralık son zam” üzerinden kurulmuş değil. Barınma, ulaşım ve temel yaşam maliyetlerinin arttığı bir dönemde üniversite yemekhanesinin erişilebilirliğini kaybetmesi, düşük gelirli öğrencilerin doğrudan beslenme hakkını etkiliyor.
Üniversite destek uygulaması başlattı, öğrenciler fiyatların düşmesini istiyor
Boğaziçi Üniversitesi yönetimi Nisan 2026’da “BUBizden” isimli bir dayanışma sistemi başlattı. Sistem üzerinden ihtiyaç duyan öğrencilere günlük bir ücretsiz yemek hakkı sağlanabiliyor.
Ancak öğrencilerin eylemde dile getirdiği talep bireysel yardım mekanizmalarının genişletilmesinden farklı.
Öğrenciler, yemekhanenin bütün öğrenciler için erişilebilir bir kamu hizmeti olması gerektiğini savunuyor ve zamların geri çekilmesini talep ediyor.
Bu fark, kampüsteki tartışmanın temelini oluşturuyor: Beslenmenin ihtiyaç sahibi öğrencilere verilecek bir destek mi, yoksa üniversitenin bütün öğrenciler için sağlamakla yükümlü olduğu erişilebilir bir hizmet mi olduğu.
“Bize geri adım attıramayacaksınız”
Polis yığınağına rağmen 6 Ekim’de öğrenciler yeniden yemekhane önünde toplandı.
ETHA’nın aktardığına göre öğrenciler, karşılarına dizilen polis ve özel güvenlik ekiplerine tepki göstererek eylemlerine devam edeceklerini açıkladı.
Öğrenciler aynı zamanda Fransa’da eğitim bütçesi ve okul koşulları için eylem yapan öğrencilere de dayanışma mesajı gönderdi.
Boğaziçi’ndeki son iki günlük tablo böylece yalnızca bir yemekhane zammı tartışmasına dönüşmedi.
Öğrencilerin ekonomik bir talebine karşı kampüsün çevik kuvvet ve polis barikatlarıyla çevrilmesi, üniversitede öğrencilerin söz, protesto ve örgütlenme hakkı tartışmasını da yeniden gündeme getirdi.
Öğrencilerin talebi ise değişmedi:
Zamlar geri çekilsin, üniversitede nitelikli ve erişilebilir beslenme sağlansın.



