Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ODTÜ Ormanı’ndan geçen Bilkent–İncek Çevre Yolu Bağlantısı için asfalt çalışmalarına yeniden başlaması üzerine öğrenciler iş makinelerinin önünü kesti. Çalışmaları durduran öğrenciler gece boyunca nöbet tutarken, eylemin ikinci gününde belediyeye ait bir aracın öğrencilerin üzerine doğru sürüldüğü bildirildi. Öğrenciler ve meslek odaları, Melih Gökçek döneminde başlatılan projenin trafik sorununu çözmek yerine yapılaşma baskısını ve özel araç kullanımını büyüteceğini savunuyor.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde yıllardır süren yol mücadelesi yeniden büyüyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Bilkent–İncek Çevre Yolu Bağlantısı Projesi kapsamında 3 Eylül’de asfalt dökümüne başlamasının ardından ODTÜ öğrencileri çalışma alanına giderek iş makinelerinin önünü kesti.
Öğrencilerin müdahalesiyle çalışmalar dururken, eylemciler gece boyunca bölgede kalarak “Yol Nöbeti” başlattı. 4 Eylül’de yeniden çalışma yapılmak istenmesi üzerine öğrenciler tekrar yol üzerinde toplandı.
Eylem sırasında ABB’ye ait bir iş makinesinin öğrencilerin üzerine doğru sürüldüğü görüntülere ve çok sayıda habere yansıdı. Öğrenciler buna rağmen alanı terk etmedi ve nöbetlerini sürdürdü. Olayla ilgili ABB’den henüz kamuoyuna yansıyan ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.
“Ankara halkının yararına değil”
Öğrenciler projeyi “rant yolu” olarak adlandırıyor.
Yaptıkları açıklamada yolun Ankara’nın ulaşım problemlerini çözmeyeceğini, aksine özel araç kullanımını artıracağını ve ODTÜ Ormanı üzerindeki yapılaşma baskısını güçlendireceğini savundular.
Öğrenciler, güzergâh çevresinde “ODTÜ Ormanı manzaralı” olarak pazarlanan konut projelerine dikkat çekerek yolun çevredeki gayrimenkullerin değerini artıracağını belirtiyor.
Basın açıklamasında şu sözlerle projeye tepki gösterildi:
“Bizlerin almayı hayal bile edemeyeceği rezidansların fiyatlarını katlayan yol, Ankaralıların yararına değildir.”
Öğrenciler ayrıca yalnız belediyeyi değil, geçmişten bugüne projeyi sürdüren siyasi anlayışı hedef aldı:
“Gökçek’in projelerini bitiren bir belediye yönetimi istemiyoruz.”
Öğrenciler bilimsel verilere dayanan, doğayı ve kent sakinlerinin ihtiyaçlarını önceleyen, kararların halkın katılımıyla alındığı bir ulaşım politikası talep ediyor.
Gökçek döneminde başladı, Yavaş döneminde sürüyor
Bugünkü tartışmanın geçmişi 2017’ye dayanıyor.
Proje, dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek döneminde gündeme getirildi. ODTÜ bileşenleri ve TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın aktardığına göre 9 Eylül 2017 gecesi iş makineleri ODTÜ Ormanı’na girdi ve yaklaşık 4,8 kilometre uzunluğunda, ortalama 50 metre genişliğinde bir koridor açıldı.
Gökçek’in belediye başkanlığından ayrılmasının ardından proje ortadan kalkmadı.
Mansur Yavaş yönetimindeki ABB projeyi sürdürdü ve yıllar içinde yeniden ihale ve protokol süreçleri işletildi. 2026’da çalışmalar asfalt aşamasına kadar geldi. Böylece Gökçek döneminde öğrencilerin ve meslek odalarının karşı çıktığı proje, bu kez CHP yönetimindeki belediye döneminde yeniden çatışmanın merkezine yerleşti.
TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi, ODTÜ Mezunları Derneği ve öğrenciler geçen hafta yaptıkları ortak açıklamada bu sürekliliği eleştirerek, “Gökçek’ten Yavaş’a süregelen rant yolu ısrarından vazgeçin” çağrısında bulundu.
ABB: “Bakanlık yolu açmamızı istiyor”
Ankara Büyükşehir Belediyesi ise projenin yalnız belediyenin iradesiyle yürütülmediğini savunuyor.
ABB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ertuğrul Candaş, ODTÜ alanındaki imar planı yetkisinin belediyede değil Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda olduğunu söyledi.
Candaş, Bakanlığın belediyeye yolun açılması gerektiğine ilişkin yazı gönderdiğini ve belediyenin projeyi tek taraflı olarak plandan çıkaramadığını savundu.
Meslek odaları ve ODTÜ bileşenleri ise bu açıklamayı yeterli görmüyor. Onlara göre ABB’nin projeyi fiilen sürdürmesi ve ihale süreçlerini işletmesi belediyenin siyasi sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor.
Proje geçmiş yıllarda da yargıya taşındı. Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası ve Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Ankara şubeleri, yol ihalesinin iptali için idare mahkemesine başvurmuştu.
“Daha fazla yol, daha az trafik demek değil”
Şehir Plancıları Odası’nın temel itirazlarından biri projenin yalnız ekolojik etkileriyle sınırlı değil.
Meslek odaları, kent merkezine yeni araç yolları açılmasının uzun vadede trafiği azaltmak yerine özel araç talebini büyütebileceğini savunuyor.
ŞPO temsilcileri Bilkent–İncek aksındaki trafik sorunlarının yeni bir karayolu koridoru açılarak çözülemeyeceğini, Ankara’nın ulaşım politikasında toplu taşıma ve bütüncül kent planlamasının esas alınması gerektiğini belirtiyor.
Yolun planlanan güzergâhının önemli bölümü ODTÜ arazisine giriyor. Şehir Plancıları Odası’nın daha önce açıkladığı planlara göre koridorun ODTÜ içindeki kısmı tescilli orman alanından geçiyor ve bölgede doğal sit statüsüne sahip alanlar bulunuyor.
UNESCO listesine giren kampüste asfalt tartışması
Mücadeleyi daha çarpıcı hale getiren bir başka gelişme ise yalnızca birkaç hafta önce yaşandı.
ODTÜ Kampüsü, 2026’da “ODTÜ Kampüsü: Yaşayan Modern Kültürel Peyzaj” adıyla UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı.
UNESCO değerlendirmesinde kampüsün mimari yapısının yanı sıra peyzajı, ekolojisi ve sürdürülebilir arazi kullanım sistemi özellikle vurgulandı.
Buna rağmen aynı kampüsün ormanlık alanından geçen yol projesinin asfaltlanmaya başlanması, öğrencilerin ve kent örgütlerinin tepkisini yeniden büyüttü.
Nöbet sürüyor
ODTÜ öğrencileri mücadeleyi yalnızca bir üniversite meselesi olarak görmediklerini söylüyor.
Öğrenciler; siyasi partilere, milletvekillerine, sendikalara, meslek odalarına, derneklere ve Ankara halkına destek çağrısı yaptı.
Tartışmanın merkezinde artık yalnız birkaç kilometrelik bir yol yok. Bir tarafta trafik sorununa yeni asfalt ve otomobil yollarıyla çözüm arayan kent politikası; diğer tarafta ormanı, kamusal alanı ve kentlilerin karar süreçlerine katılımını savunan bir mücadele bulunuyor.
ODTÜ öğrencilerinin mesajı ise net:
Ormandan geçecek yolun geleceğine, kapalı kapılar ardında alınan kararların değil, o kentte yaşayanların karar vermesini istiyorlar.



