fbpx

Netanyahu seçim kampanyasında “dış düşman” propagandasına sarıldı: Erdoğan, Mamdani, Hamaney ve Abbas’ı yapay zekâ videosuna koydu

Paylaş

İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak seçimler öncesinde Binyamin Netanyahu, yapay zekâyla üretilmiş yeni propaganda videosunda Recep Tayyip Erdoğan, Zohran Mamdani, Mücteba Hamaney ve Mahmud Abbas’ı kendisinin seçim yenilgisini bekleyen “İsrail düşmanları” olarak gösterdi. Anketlerde hiçbir blok tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamazken Netanyahu, Gazze savaşı ve bölgesel gerilimleri seçim kampanyasında korku ve “kuşatma altındaki İsrail” söylemiyle seferber etmeye çalışıyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 27 Ekim genel seçimlerine haftalar kala seçim propagandasının merkezine bir kez daha “dış düşman” söylemini yerleştirdi.

Netanyahu’nun 4 Eylül’de sosyal medya hesabından yayımladığı yapay zekâ destekli videoda New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran lideri Mücteba Hamaney ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas yer alıyor. Yapay görüntülerde bu isimler Netanyahu’nun seçimleri kaybetmesini bekleyen ve bunu kutlamaya hazırlanan kişiler gibi gösteriliyor.

Netanyahu videoyu, “İsrail’in düşmanları Netanyahu’nun düşmesini istiyor. Kazanmalarına izin vermemeliyiz” mesajıyla paylaştı.

Aynı propaganda önce Tel Aviv sokaklarına taşındı

Yeni video, Likud’un haftalardır sürdürdüğü kampanyanın devamı niteliğinde.

Ağustos ayında Tel Aviv’de asılan dev seçim afişlerinde Erdoğan, Mamdani, Mücteba Hamaney ve Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım aynı karede gösterilmiş ve üzerlerine “Netanyahu’nun kaybetmesini istiyorlar. Kazanmalarına izin vermeyin” mesajı yazılmıştı.

Netanyahu da söz konusu afişleri kendi hesaplarından paylaşarak kampanyayı büyüttü.

Jerusalem Post’un değerlendirmesine göre Netanyahu’nun seçim propagandasında belirgin bir değişim yaşanıyor. 2019 seçimlerinde Trump, Putin ve Modi gibi uluslararası liderlerle ilişkilerini “başarı” göstergesi olarak kullanan Netanyahu, 2026 seçimlerinde bu kez kendisine karşı olduğu ileri sürülen isimleri seçmene göstererek korku üzerinden mobilizasyon yaratmaya çalışıyor.

Netanyahu cephesi çoğunluktan uzak

Propaganda kampanyasının sertleşmesi, Netanyahu’nun oldukça kritik bir seçimle karşı karşıya olduğu döneme denk geliyor.

Channel 13’ün 2 Eylül’de yayımlanan son anketinde Netanyahu’yu destekleyen partiler ile karşı blokun 53’er sandalye kazanacağı tahmin edildi. Her iki taraf da 120 sandalyeli Knesset’te hükümet kurmak için gereken 61 sandalye çoğunluğundan sekiz sandalye uzakta bulunuyor.

Netanyahu açısından başka bir sorun da kendi sağındaki parçalanma. Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich’in çevresindeki küçük aşırı sağ partilerin ayrı listeler halinde seçime girmesi, bazı partilerin yüzde 3,25’lik seçim barajının altında kalması halinde Netanyahu blokunun sandalye kaybetmesine yol açabilir. Netanyahu bu nedenle sağ partileri ortak listelerde birleşmeye çağırıyor.

Le Monde da İsrail sağındaki seçim yenilgisi endişesinin, iç parçalanmayla birlikte daha radikal söylemlerin ve korku siyasetinin güçlenmesine yol açtığına dikkat çekiyor.

Gazze ve bölgesel savaş seçim malzemesine dönüştürülüyor

Netanyahu’nun kampanyasında Erdoğan’dan İran yönetimine, Filistin liderlerinden Mamdani’ye kadar birbirinden oldukça farklı aktörlerin aynı “düşman” kategorisinde toplanması tesadüf değil.

Netanyahu, Gazze’deki savaşın, İran’la çatışmanın ve bölgedeki diğer gerilimlerin yarattığı güvenlik korkusunu iç siyasete taşıyarak seçimleri “Netanyahu ya da İsrail’in düşmanları” ikiliği üzerinden kurmaya çalışıyor.

Bu propaganda aynı zamanda İsrail hükümetinin Gazze politikasına veya Filistinlilere yönelik uygulamalarına karşı çıkan aktörleri, aralarındaki siyasi farklılıkları silerek tek bir “İsrail karşıtı cephe” olarak sunuyor.

Netanyahu açısından seçim kampanyasının hedefi böylece yalnızca muhalefet partilerini yenmek değil; iktidarının kaybını İsrail’in düşmanlarının kazanmasıyla eşitlemek.

27 Ekim’e doğru İsrail seçimlerinde ekonomik ve toplumsal sorunların yanı sıra Gazze savaşı, Filistin meselesi ve bölgesel çatışmaların da Netanyahu’nun seçim propagandasının merkezinde kalacağı görülüyor.