21 Nisan Salı günü saat 13:00’da Zürih SEM merkezi önünde “İltica Temel Bir Haktır!” şiarıyla basın açıklaması gerçekleşti.
İTİF, İDHF, İGİF, BİR-KAR, İHDD’ nin ortak düzenlediği basın açıklamasında, Partizan ve Kolektif Mücadele Platformu’unda destek verdi.
Yapılan basın açıklamasında; Toydemir lise ve üniversite yıllarından itibaren demokratik ve sosyalist düşünceler doğrultusunda faaliyet yürütmüş. İşçi ve emekçi hak gasplarına, kadınlara yönelik şiddete, Kürt ulusu ve alevi toplumunun haklarının engellenmesine karşı mücadele etmiş, gençlerin eşit, parasız, bilimsel ve anadilde eğitim hakkını savunmuştur. Cemal Toydemir henüz genç yaşında yürüttüğü faaliyetler nedeniyle tutuklamış ve 7 yıl hapishanede kalmıştır. Hapishaneden çıktıktan sonra faaliyetlerini sürdürdüğü için Türkiye’de polis ve MİT tarafından sürekli tehdit edilmiş, takibe alınmış ve ajanlık dayatmalarına maruz kalmış, ölümle tehdit edilmiştir ve akabinde İsviçre’ye gelip siyasi sığınma talebinde bulunmuştur. Fakat SEM (İsviçre Federal Göçmen Sekreterliği) bu iltica talebini “siyasi profili düşük” diyerek reddetmiştir. Buna itiraz eden Toydemir, hayati öneminin ve tehlike durumunun göz ardı edildiğini ve Türkiye de geçmişten günümüze birçok devrimcinin, demokrat ve aydın benzer tehdit ve baskılar sonucunda öldürülmüş ya da ağır işkencelere maruz kaldığını belirterek, Türkiye’ye geri gönderilmem durumunda benzer durumlarla karşılaşacağını belirtti.
Ayrıca Toydemir kamuoyuna duyurmak isterim ki, böyle bir durumda doğacak sonuçlardan İsviçre devletinin ve SEM in sorumlu olacağını belirtmiştir.
Kurumlar adına yapılan ortak açıklamada; “Siyasi faaliyetleri nedeniyle 7 yıl hapis yatmış birinin siyasi profilini yetersiz bulmak, en basit deyimle keyfidir, insanların yaşadıkları zorlukları ve baskıları anlamamak, umursamamaktır. Bu keyfiliğin kabul edilir bir yanı yoktur.
İsviçre, siyasi nedenlerle zulüm gören kişilere sığınma hakkını garanti eden 1951 Cenevre Mülteci Sözleşmesi’ne taraf bir ülkedir. Bu sözleşme, İsviçre’de ve diğer ülkelerde mültecilerin korunmasının temelini oluşturmaktadır. İsviçre, Sözleşme’nin kapsamını genişleten 1967 tarihli Ek Protokolü de onaylamıştır. Ancak İsviçre devleti iltica sürecini ilticacılar için adeta bir işkenceye çevirmektedir. Yıllarca kamplarda kötü koşullarda yaşamak zorunda kalan insanlar, her an geri gönderilme tedirginliği içinde psikolojik baskıya maruz kalmaktadırlar. Son birkaç yılda iltica kamplarında yaşanan hak ihlalleri ve intihar vakaları koşulların ağırlığını göstermektedir.
Bizler, aşağıda imzası bulunan kurumlar olarak, İsviçre’nin uluslararası yükümlülüklerine ve Cenevre Sözleşmesi’ne uygun davranmasını; Cemal Toydemir’in Türkiye’ye iade edilmesi halinde yaşam hakkının ciddi biçimde tehlikeye gireceğinden iltica başvurusunun kabul edilmesini talep ediyoruz.” Denilerek basın açıklaması bitirildi.
Basın açıklaması bitirildikten sonra SEM’in bürosuna gidilerek dosya verildi.
Eylemde sık sık Almanca “Yaşasın uluslarası dayanışma” sloganları atıldı.
Kaynak: Avrupa göçmen emekçiler birliği



