Almanya’nın Kassel kentinin Nord-Holland semtinde yapılan yerel seçimlerde Sol Parti (Die Linke) neredeyse mutlak çoğunluğu elde etti. Bu sonucun arkasında semtin demografik yapısı ve özel bir aday olan Ali Timtik’in etkisi bulunuyor.
Sol Parti’nin neredeyse yüzde 50 oy alması ilk bakışta abartılı görünebilir. Parti son dönemde bazı eyalet seçimlerinde yükseliş trendine girmiş olsa da, Batı Almanya’da bir bölgede seçmenlerin yarısına yakınının Sol Parti’ye oy vermesi oldukça sıra dışı kabul ediliyor.
Ancak Kassel’in Nord-Holland semtinde tam da bu gerçekleşti. Hessen eyaletindeki yerel seçimlerde Sol Parti burada oyların yüzde 48,61’ini aldı. Kentin iki mahallesinde daha birinci parti olurken, toplam altı mahallede yüzde 20’nin üzerine çıktı.
İşçi semti, dönüşen yapı ve genç nüfus
Nord-Holland’ın “Batı Almanya’daki sol bir ada” haline gelmesinin birkaç nedeni öne çıkıyor: semtin yapısı, Sol Parti’nin yerel politikaları ve Ali Timtik’in kişisel etkisi.
Kassel geçmişte önemli bir sanayi kentiydi. Bugün de hâlâ çok sayıda işçi ya da işini kaybetmiş eski işçiler burada yaşıyor. Nord-Holland ise tipik bir “yapısal dönüşüm mahallesi” olarak tanımlanıyor.
Eskiden bu tür mahallelerde güçlü olan SPD, bugün aynı başarıyı sürdüremiyor ve yerini başka siyasi güçlere bırakıyor.
Aynı zamanda semtin demografik yapısı da değişmiş durumda. Bugün nüfusun yaklaşık yüzde 73’ü göçmen kökenli. Mahalle oldukça genç; nüfusun yarısından fazlası 18-44 yaş arasında. Çok sayıda öğrenci de burada yaşıyor. Bu profil, Sol Parti’nin güçlü olduğu bölgelerle örtüşüyor.
Başarının anahtarı: Ali Timtik
Ancak bu tablo tek başına yüzde 50’ye yaklaşan oy oranını açıklamıyor. Burada belirleyici faktörlerden biri Ali Timtik.
2021’den bu yana mahalle temsilcisi olan Timtik, Sol Parti listelerinden aday olsa da parti üyesi değil. Politik tarzı ise “kırmızı ama renkli dokunuşlar içeren” bir çizgi olarak tarif ediliyor.
Yerel bir gazeteciye göre Timtik, “gerçek bir solcu ve zaman zaman Karl Marx’tan alıntılar yapıyor.” Ancak asıl fark yaratan, mahallede somut sorunlara doğrudan müdahale etmesi.
Timtik bunu şöyle anlatıyor:
“İnsanların sorunlarını dinliyorum. Yüksek kiralara karşı birlikte mücadele ediyoruz, formları doldurmalarına yardım ediyorum, çocuklarının okul yemeklerini karşılayabilmesi için destek oluyorum.”
“Kümmern politikası”: birebir temas
Timtik’in başarısında, Sol Parti’nin son dönemde öne çıkardığı “kümmern” (ilgilenme, sahip çıkma) siyaseti de etkili. Parti, seçmenlere doğrudan yardımcı olan araç ve kampanyaları stratejik bir çizgi haline getirmiş durumda.
Ancak Timtik örneğinde bu yaklaşım sadece bir strateji değil, aynı zamanda kişisel bir tutum. Mahallede işlettiği “Bei Ali” adlı bar-kafe sayesinde hem göçmenlerle hem öğrencilerle sürekli temas halinde.
Yerel gazeteciye göre Timtik “her an ulaşılabilir, sokakta da mekânında da halkın içinde olan” bir figür.
Diğer partiler neden zayıf?
Timtik’e göre diğer partiler mahalleyle yeterince ilgilenmiyor ve yalnızca seçim dönemlerinde görünür oluyor. Yerel gözlemler de bazı partilerin bu tür mahallelerde daha zayıf bağlara sahip olduğunu gösteriyor.
Sol Parti için alışılmadık tutumlar
Timtik’in politik çizgisi bazı yönleriyle alışılmışın dışında. Türkiye kökenli bir göçmen olarak mahallede güçlü bağlara sahip olsa da, bazı konularda eleştirel bir tutum alıyor.
Örneğin iki yıl önce Ramazan ışıklandırmasına karşı çıkması tartışma yaratmıştı. Bu tutumunu “radikal unsurlara karşı” bir duruş olarak açıklıyor.
Ayrıca güvenlik konusunda daha sert bir çizgi savunuyor; mahalledeki uyuşturucu sorununa karşı polisin daha aktif olmasını talep ediyor. Bu yönüyle bazı görüşlerinin muhafazakâr partilere yakın olduğu ifade ediliyor.
AfD’nin zayıflığı ve “pragmatik solculuk”
Nord-Holland’da AfD oldukça düşük oy aldı (yaklaşık yüzde 3). Oysa benzer sosyo-ekonomik dönüşüm yaşayan bölgelerde bu parti genellikle güç kazanabiliyor.
Gözlemcilere göre Timtik’in “pragmatik solculuğu”, hem protest oyları hem de normalde Sol Parti’ye oy vermeyecek kesimleri çekebiliyor.
Sol Parti’ye verilen mesaj
Timtik’in başarısı birebir genellenebilir olmasa da, iki önemli mesaj içeriyor:
Seçmenler, somut sorunlara doğrudan çözüm üreten siyaseti önemsiyor
Partiler, tabanlarında tartışma yaratsa bile toplumda karşılığı olan meseleleri açıkça dile getirdiğinde destek bulabiliyor
Bu sonuç, yalnızca Sol Parti için değil, Almanya’daki tüm partiler için dikkat çekici bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Focus.de



