📷 Fotoğraf: SGB
Bern’de düzenlenen Feminist Kongre’de (FINTA: kadın, interseks, non-binary, trans ve agender kişiler) SGB’ye bağlı tüm sendikalar toplumsal cinsiyet eşitliği ve çalışma koşullarına yönelik önemli karar taslaklarını tartıştı. Kongrede 2027 Feminist Grevi de gündemdeydi.
İsviçre’nin başkenti Bern’de gerçekleştirilen Feminist Kongre, İsviçre sendikal hareketinin cinsiyet eşitliğini merkezine alan kapsamlı bir buluşma oldu. Kongrede ülkenin görünmez emek yükünü taşıyan mülteci ve yabancı FINTA bireylerin yaşadığı ayrımcılıklar detaylı şekilde ele alındı. Kongrede ayrıca eski Federal Konsey üyesi Ruth Dreyfuss, kadın hareketinin öncülerinden Christiane Brunner’ı onurlandırmak için bir konuşma yaptı.
Syndicom’un sunduğu karar taslağı, mülteci ve yabancı FINTA bireylerin düşük ücret, güvencesiz çalışma, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, diploma tanınması sorunları ve ırkçılık gibi çok yönlü yapısal eşitsizliklerle karşılaştığını ortaya koydu. İsviçre’de çalışılan her üç saatin birinin ülke vatandaşı olmayan kişiler tarafından üretildiği hatırlatıldı; bu emeğin hem görünmez kaldığı hem de sistematik olarak değersizleştirildiği vurgulandı.

📷 Fotoğraflar: Franziska Stier
Kongrenin bir diğer önemli konusu, 2027 Feminist Grevi oldu. 2019 ve 2023’te yüz binlerin katıldığı grevin üçüncüsünün daha kitlesel ve etkili olması hedefleniyor. Delegeler, grevin çerçevesini oluşturan öneri metnini ayrıntılı biçimde tartıştı.
Kongrede öne çıkan talepler arasında toplumsal cinsiyete dayalı şiddetten korunma, “ikinci sınıf ücret” uygulamalarının yasaklanması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, yabancı diplomaların hızlı ve bürokratik olmayan biçimde tanınması, çocuk bakım hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması ve sendikalarda FINTA temsiliyetinin güçlendirilmesi yer aldı.

Ek olarak, 1990’larda kadınlar parlamentolara daha fazla aday olmaya başladığında buna “Brunner Etkisi” deniyordu; Christiane Brunner’in kadın hareketine yaptığı katkılar bu etkiyle hatırlanıyor.
Bern’de düzenlenen iki günlük Feminist Kongre, hem mülteci hem de yerli FINTA işçilerin yaşam koşullarını iyileştirmek için önemli bir dayanışma ve ortak mücadele zemini olarak değerlendiriliyor.



