fbpx

Arnavutluk’ta hükümet karşıtı protestolar meclise taşındı: Muhalefet sis bombalarıyla oturumu durdurmaya çalıştı

Paylaş

Arnavutluk’ta öğrencilerin öncülüğünde başlayan ve Başbakan Edi Rama’nın istifasının talep edildiği protestolar 17. gününe girerken, siyasi gerilim parlamentoya taşındı. Muhalefet milletvekilleri meclis salonunda meşale ve sis bombaları yakarak oturumu engellemeye çalıştı. Hükümet ise gösterilere yönelik yeni para cezaları ve kısıtlamalar getirdi.

Arnavutluk’un başkenti Tiran’da, 29 Ekim Perşembe günü düzenlenen parlamento oturumu hükümet karşıtı protestolara sahne oldu. Muhalefetteki Demokrat Parti milletvekilleri, Başbakan Edi Rama hükümetinin protestoculara yönelik tutumunu hedef alarak meclis salonunda meşaleler ve sis bombaları yaktı.

Merkez Bankası’na ilişkin bir yasa tasarısının görüşüldüğü sırada muhalefet milletvekilleri kürsüyü bloke etti. Bazı milletvekilleri, polis müdahalelerinde yaralandığını belirttikleri öğrencilerin fotoğraflarını taşıdı.

Demokrat Parti lideri Sali Berisha, güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik müdahalelerini hedef alarak iktidar milletvekillerine sert sözlerle yüklendi.

Berisha, iktidar milletvekillerini kastederek, “Bunlar suçlu. Göz yaşartıcı gazı, plastik mermileri, kırılmış kafaları ve kemikleri hak edenler gençler değil, bunlar” dedi.

Konuşmasının ardından Berisha’nın mikrofonu kesildi. Meclis Başkanı Niko Peleshi, sözlerini şiddete teşvik olarak değerlendirerek konuşma hakkını oturumun geri kalanında kaldırdı.

Yaşanan olayların ardından dört muhalefet milletvekili meclis salonundan çıkarıldı. İktidardaki Sosyalist Parti milletvekilleri ise protestolara rağmen yasa tasarılarının oylanmasını sürdürdü.

Öğrencilerin başlattığı protestolar ülke geneline yayıldı

Arnavutluk’taki siyasi krizin arkasında aylardır devam eden toplumsal protestolar bulunuyor.

Mayıs ayında, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı lüks turizm projesine karşı başlayan gösteriler, ekim ayının ortasında öğrencilerin öncülüğünde yeni bir protesto dalgasına dönüştü.

13 Ekim’de başlayan öğrenci eylemleri, yolsuzluk suçlamaları, işsizlik, eğitim sistemindeki yetersizlikler, yüksek öğrenim ücretleri ve gençlerin gelecek kaygıları etrafında genişledi.

Başkent Tiran’dan diğer kentlere yayılan gösterilerde öğrenciler, Başbakan Edi Rama’nın istifasını ve hükümet politikalarının değiştirilmesini talep ediyor.

29 Ekim’de öğrenciler Eğitim Bakanlığı önünde 17. gün protestolarını sürdürürken, parlamentodaki muhalefet milletvekilleri de aynı saatlerde hükümetin tutumunu protesto etti.

Son haftalardaki bazı gösterilerde polis ve protestocular arasında çatışmalar yaşandı. Kamu binaları, bankalar ve işyerleri zarar gördü. Muhalefet, güvenlik güçlerini protestoculara orantısız güç kullanmakla suçlarken bu olaylara ilişkin bütün iddialar bağımsız olarak doğrulanmış değil.

Protestoya katılana 5 bin 500 avroya kadar para cezası

Rama hükümeti, büyüyen protestolar karşısında güvenlik önlemlerini sertleştirdi.

28 Ekim’de kabul edilen yeni düzenlemeyle, şiddet veya yağmanın yaşandığı bir gösteride kalmaya devam eden kişilere, kendileri şiddet eylemine katılmamış olsalar bile 500 bin Arnavut leğine, yaklaşık 5 bin 500 avroya kadar para cezası uygulanabilecek.

Bu tutar, Arnavutluk’taki ortalama aylık brüt ücretin yaklaşık altı katına karşılık geliyor.

Düzenleme ayrıca güvenlik gerekçesiyle okullar, hastaneler ve kamu kurumları çevresindeki toplantı ve gösterilere geçici kısıtlamalar getirilmesine olanak tanıyor.

Hükümet, düzenlemeleri kamu güvenliğini sağlamak ve şiddeti önlemek amacıyla savunuyor. Ancak doğrudan şiddete katılmayan kişilerin de cezalandırılabilmesi, barışçıl gösteri hakkının sınırlandırılması bakımından tartışma yaratıyor.

Yeni önlemler hemen yürürlüğe girerken, geçerliliklerini koruyabilmeleri için 45 gün içinde parlamento tarafından onaylanmaları gerekiyor.

Edi Rama hükümeti siyasi baskıyla karşı karşıya

2013 yılından bu yana başbakanlık görevini sürdüren Edi Rama, 2025 seçimlerinin ardından dördüncü dönemine başlamıştı.

Ancak yolsuzluk suçlamaları, ekonomik sorunlar, gençlerin işsizlik ve gelecek kaygıları, hükümete yönelik tepkilerin büyümesine neden oldu.

Rama, öğrencilerle diyalog çağrısında bulunurken akaryakıt fiyatlarının düşürülmesi ve düşük gelirli ailelere yönelik yardımların artırılması gibi ekonomik önlemler açıkladı.

Buna karşılık öğrencilerin başını çektiği protesto hareketi ile muhalefetteki Demokrat Parti, hükümetin istifası yönündeki taleplerini sürdürüyor.

Öğrenci hareketinin talepleri ile sağcı Demokrat Parti’nin parlamentodaki siyasi mücadelesi aynı örgütlenmenin parçası değil. Ancak hükümet karşıtlığı, iki hareketin ortaklaştığı başlıca noktalardan biri hâline gelmiş durumda.

31 Ekim’de yeni gösteriler planlanıyor

Parlamentoda yaşanan olayların ardından Arnavutluk’taki siyasi gerilim devam ediyor.

Son günlerde gösterilerin büyük bölümü barışçıl gerçekleşirken, 31 Ekim Cumartesi günü yeni protestolar düzenlenmesi planlanıyor.

Ülkedeki gelişmeler, eğitim ve çalışma yaşamındaki sorunlardan doğan toplumsal taleplerin nasıl daha geniş bir siyasi krize dönüşebildiğini ortaya koyuyor.

Öğrenciler eğitim, iş ve gelecek güvencesi talep ederken hükümet, bir yandan ekonomik tavizler açıklıyor, diğer yandan gösterilere yönelik ağır yaptırımlar getiriyor.

Arnavutluk’ta hükümetin geleceğine ilişkin tartışmalar sürerken, protesto hareketinin önümüzdeki günlerde izleyeceği yol ve devletin gösterilere vereceği yanıt siyasi krizin seyrinde belirleyici olacak.