19 yaşında girdiği cezaevinden 27 yıl hapis yattıktan sonra 46 yaşında çıkabilen Mehmet Zeki Doğan’la bu süreçte yazdıpı üç kitap üzerinden cezaevi edebiyatı üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.
Bern Alevi Dergahında gerçekleştirilen söyleşide hem edebiyat hem de cezaevleri tarihi, psikolojisi konuşuldu.
Cezaevinde yazmayı bir çeşit direniş olarak gördüğünü söyleyen Doğan, F Tipi cezaevi operasyonu sırasında Ümraniye cezaevindeki devrimcilerinin direnişini anlatan “Bir Gülüşün Ateşiyle” kitabıyla bir tarihe tanıklığını anlattığını belirti.

Mehmet Zeki Doğan, cezaevinde “Bir Gülüşün Ateşiyle” kitabının yanı sıra ikisi basılmış toplam 5 kitap yazdı. Bilgisayar ya da daktilo kullanma imkanının olmadığı koşullarda, tüm eserlerini el yazısıyla ve çoğu zaman birden fazla kopya halinde yazmak zorunda kalan Mehmet Zeki Doğan için yazmak, fiziksel olduğu kadar zihinsel olarak da zorlu bir süreç oldu. Buna rağmen üretmekten vazgeçmedi.

Basılı olarak F’li Zamanda İnsan ve Tepe Taklak isimleriyle iki kitabı daha bulunan Mehmet Zeki Doğan Tepe Taklak kitabında cezaevindeki ve hayatın genelindeki monotonluğu sorgulayarak bunun kaynağının kapitalist tek tipleştirme ve doğadan kopuş olduğunu belirterek bu yabancılaşmaya karşı direnişin bizi insanlaştıracağını söyledi.
Katılımcıların sorularına verdiği cevaplarla devam eden söyleşi Doğan’ın gitarıyla seslendirdiği türküler ve okuduğu şiirlerle keyifli bir atmosfer oluşturdu.
Mehmet Zeki Doğan’ın kitaplarını imzalamasıyla sona eren buluşma cezaevlerindeki devrimci tutsaklarla dayanışmayı büyütme ve Bern’deki sosyal, kültürel ortamı geliştirme dilekleriyle sonlandı.



