Mehmet Murat YILDIRIM, İSVİÇRE, (Basel-Land), (GA)
SYKP İsviçre’nin 12. Geleneksel Buluşması ‘Göçmen Emiğine Değerlidir’ şiarıyla gerçekleşti. Etkinlik Rojava yönelik saldırılara karşı dayanışma çağrısı yapıldı.
SYKP İsviçre Eşsözcüleri Ezo Solmaz ve Ali Cem Kalkandelen, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve UNİA Sendikası Göçmen Örgütlenmesi Başkanı Hilmi Gashi’nin konuşma yaptığı etkinlikte Ruken Yılmaz ve Moğollar grubu da sahne aldı.
Göçmen emeği, Rojava dayanışması ve müzik aynı sahnede

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) İsviçre örgütünün 12. Geleneksel Buluşması, “Göçmen Emeği Değerlidir” mottosuyla Basel-Land kantonuna bağlı Pratteln’de gerçekleştirildi. Şölen, yalnızca bir kültür-sanat buluşması değil; Rojava ve Kobani’ye yönelik saldırılara karşı güçlü bir dayanışma mesajının yükseldiği politik bir buluşma oldu.

Program boyunca göçmen emeği, savaş karşıtlığı, Rojava’da süren kuşatma ve halkların ortak mücadelesi öne çıktı
Eş sözcülerden kemer sıkma ve savaş politikalarına tepki

Şölenin açılış konuşmalarını SYKP İsviçre Eş Sözcüleri Ezo Solmaz ve Ali Cem Kalkandelen yaptı. Eş sözcüler, İsviçre hükümetinin “kemer sıkma” paketlerini eleştirerek, savaş ve silahlanmaya ayrılan milyarlarca frankın emekçilerden ve göçmenlerden kesintiyle finanse edilmek istendiğine dikkat çekti.
Göçmenlerin İsviçre ekonomisinin görünmez belkemiği olduğunu vurgulayan konuşmalarda, artan ırkçılık ve güvencesizliğe karşı örgütlü mücadelenin altı çizildi.
Sendika temsilcisinden göçmen hakları vurgusu

Eş sözcülerin ardından söz alan UNIA’nın Göçmen Örgütlenmesi Başkanı Hilmi Gashi, göçmen işçilerin çalışma ve yaşam koşullarına değindi. Göçmen emeğinin sistematik biçimde değersizleştirildiğini belirten konuşmada, dayanışma ve ortak mücadelenin önemine dikkat çekildi.
Ruken Yılmaz sahnede

Konuşmaların ardından sanatçı Ruken Yılmaz sahne aldı. Yılmaz’ın performansı, salonda dayanışma duygusunu güçlendirirken, Rojava’ya ve direnen halklara gönderilen mesajlar müzikle buluştu.

Tülay Hatimoğulları: “Rojava bir halklar iradesidir”

Gecenin politik merkezini DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın konuşması oluşturdu. Hatimoğulları, Rojava’da inşa edilen demokratik, kadın özgürlükçü ve seküler yaşam modelinin hedef alındığını vurguladı.
“Saldırıların hedefi bu paradigma”
Hatimoğulları, Halep’ten başlayarak Rojava’yı kuşatma altına alan saldırıların tesadüf olmadığını belirterek, HTŞ ve benzeri cihatçı yapıların kadınları ve halkları yok sayan bir düzen dayatmak istediğini söyledi. Rojava’nın ise halkların birlikte ve eşit yaşam iradesinin sembolü olduğunu ifade etti.
“Rojava bir proje değil, halkların ortak iradesidir”
Rojava’ya yönelik “dış destekli proje” söylemlerini reddeden Hatimoğulları, Kürtlerin, Arapların, Süryanilerin, Alevilerin ve farklı inançların eşit temsiline dayalı bir sistemin hedef alındığını vurguladı.
Kobani ve Rojava için uluslararası dayanışma çağrısı

Konuşmada, Kobani üzerindeki kuşatmaya ve insani yardım ihtiyacına dikkat çekildi. Hatimoğulları, ateşkes süreçlerinin kalıcı olmasının ancak uluslararası ve diasporadaki toplumsal baskıyla mümkün olacağını belirterek, Avrupa’daki dayanışmanın hayati önem taşıdığını söyledi.
“Göçmenlik bir tercih değil, zorunluluktur”
Hatimoğulları, salonda bulunan göçmenlere de doğrudan seslendi. Hiç kimsenin kendi keyfinden ülkesini terk etmediğini vurgulayan Hatimoğulları, savaşların, baskı rejimlerinin ve yoksulluğun milyonlarca insanı zorunlu göçe sürüklediğini ifade etti. Göçmenlerin Avrupa’da ve Amerika’da artan ırkçı politikalara, dışlayıcı söylemlere ve devlet baskılarına maruz kaldığını dile getirdi.
Avrupa ve ABD’de yükselen ırkçılığa dikkat çekti

Son dönemde Avrupa’da ve ABD’de göçmen karşıtı politikaların sertleştiğine işaret eden Hatimoğulları, özellikle ABD’de Trump döneminde güç kazanan ırkçı ve emperyalist politikaların küresel ölçekte baskıyı derinleştirdiğini söyledi. Göçmenlerin hem geldikleri ülkelerde hem de sığındıkları coğrafyalarda hedef haline getirildiğini belirten Hatimoğulları, “Göçmenler krizin nedeni değil, bu sömürü düzeninin mağdurudur” dedi.
“Barışın yolu demokratikleşmeden geçer”
Türkiye’ye dair değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, barışın ancak demokratikleşmeyle mümkün olacağını vurgulayarak, siyasi tutsakların serbest bırakılması ve baskı politikalarının sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
Moğollar’dan 58 yıllık dayanışma

Gecenin finalinde sahne alan Moğollar, 58 yıllık müzik serüvenlerinden seçtikleri eserlerle salonu dolduranlara unutulmaz bir gece yaşattı. Moğollar’ın performansı, yalnızca bir konser değil, hafızayla, direnişle ve dayanışmayla kurulan güçlü bir bağ olarak karşılık buldu.

Buluşma dayanışma çağrısıyla sona erdi
SYKP İsviçre’nin 12. Geleneksel Şöleni, göçmen emeğine sahip çıkan, Rojava ve Kobani ile dayanışmayı büyüten mesajlarla sona erdi. Şölende yükselen ortak vurgu netti:
Silaha değil emekçiye bütçe, savaşa karşı barış, Rojava’ya sahip çıkacağız.



