Haber: Beritan Aslan, (GA)
Afganistan’da Taliban yönetimi tarafından 2026 başında yürürlüğe konulan yeni ceza düzenlemesi, kölelik kavramının hukuki metinlere girmesi, muhalefetin ölüm cezası kapsamına alınması ve kadınların kamusal hayattan tamamen dışlanması nedeniyle uluslararası insan hakları örgütlerinin sert tepkisine yol açtı.
Taliban yönetimi, 2026 yılı itibarıyla Afganistan’da yeni bir ceza hukuku düzenlemesini uygulamaya koydu. Resmî metin kamuoyuna şeffaf biçimde açıklanmasa da, Birleşmiş Milletler, uluslararası insan hakları örgütleri ve bölgeden gelen doğrulanmış raporlar, düzenlemenin insan hakları açısından tarihsel bir geriye gidişi temsil ettiğini ortaya koyuyor. Yeni sistem, cezayı hukuki bir araç olmaktan çıkarıp toplumsal kontrol mekanizmasına dönüştürüyor.
Uluslararası raporlara göre yeni ceza düzenlemesinde yer alan veya düzenlemeyle birlikte meşrulaştırılan başlıca hükümler şöyle:
– Kölelik kavramı hukuki terminolojiye girdi.
İnsan hakları örgütleri, “köle” kavramının yeniden yasal metinlerde kullanılmasının, köleliği dolaylı olarak meşrulaştırdığı uyarısında bulunuyor.
– Muhalefet ölüm cezası kapsamına alındı.
Taliban karşıtı faaliyetler, rejime muhalefet ve “bozgunculuk” gibi geniş tanımlarla idam cezası tehdidi altına sokuluyor. Bu maddelerin keyfi şekilde uygulanabileceği belirtiliyor.
– Kız çocuklarının eğitimi kalıcı olarak yasaklandı.
2021’den beri fiilen uygulanan eğitim yasağı, yeni düzenlemeyle hukuki çerçeveye bağlanarak kalıcı hale getirildi. Kız çocuklarının ortaokul ve üzeri eğitime erişimi tamamen engellenmiş durumda.
– Kadınlar kamusal hayattan dışlandı.
Kadınların çalışma, seyahat, kamusal alanda bulunma ve sosyal yaşama katılımı ceza tehdidiyle yasaklanıyor. Kadınlar fiilen ev hapsine mahkûm ediliyor.
– “Ahlaki suçlar” için fiziksel cezalar getirildi.
Dans etmek, müzik dinlemek, kamusal alanda “uygunsuz davranmak” gibi eylemler suç sayılabiliyor ve bedensel cezalara tabi tutulabiliyor.
– Şiddetin suç sayılması için ağır zarar şartı getirildi.
Kemik kırığı veya ağır yara olmadığı sürece bazı şiddet eylemlerinin cezai suç sayılmayabileceği belirtiliyor. Bu durum, özellikle kadınlar ve çocuklar için ciddi risk oluşturuyor.
– Vatandaşlara cezalandırma yetkisi verildi.
“Günah” olarak tanımlanan davranışlara tanık olan kişilere müdahale etme ve ihbar yetkisi tanınması, linç kültürünü ve keyfi şiddeti meşrulaştırma riski taşıyor.
– Hukuki eşitlik ilkesi kaldırıldı.
Cezalar cinsiyete, toplumsal statüye ve dini konuma göre farklı uygulanabiliyor. Eşit yurttaşlık tamamen ortadan kalkıyor.
– Adil yargılanma hakkı fiilen yok edildi.
Avukat, bağımsız mahkeme ve temyiz hakkı bulunmuyor; kararlar din adamları ve Taliban yetkilileri tarafından veriliyor.
Uluslararası Tepki:
Birleşmiş Milletler ve çok sayıda insan hakları örgütü, yeni düzenlemenin insanlığa karşı sistematik bir baskı rejimi oluşturduğunu belirtiyor. Kadın hakları savunucuları, Afganistan’ın “dünyada kadınlar için en tehlikeli ülke” haline geldiğini vurguluyor.
Uzmanlara göre bu ceza düzeni, yalnızca Afganistan içindeki toplumu değil, Afgan kadın ve çocukların Avrupa’ya yönelen yeni bir zorunlu göç dalgasını da tetikleyebilir.



