Avrupa’daki dört önemli Alevi kurumu — Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Avrupa Arap Alevileri Federasyonu AAAF), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Dersim Tarih ve Kültür Merkezi (DGK) — öncülüğünde Köln’de düzenlenen “Suriye ve Ötesi: Alevilere Yönelik Soykırımlarla Yüzleşme ve Direniş Hafızası” başlıklı çalıştay, güçlü bir katılımla gerçekleşti.
Çalıştay, yalnızca tarihsel tanıklıkların dile getirildiği bir buluşma değil; aynı zamanda Alevilere yönelik saldırıların belgelenmesi, kurumsal dayanışma stratejilerinin tartışılması ve kolektif hafızanın inşa edilmesi yönünde atılmış önemli bir adım oldu. Katliam coğrafyalarında susturulmak istenen Alevi sesi, Köln’de örgütlü mücadele ve ortak söz ile yeniden hayat buldu.
Programın Gündem Başlıkları
Açılış konuşmasını AABK Genel Sekreteri Gülay Kurtyiğit ve Köln AKM Başkanı Gökhan Berk’in yaptığı çalıştayın ilk oturumunda “Suriye’de ve Orta Doğuda Güncel Tehditler ve Alevi Varlığının Savunulması” konuşuldu.
SYKP Avrupa sözcüsü ve gazeteci Leyla Uyar, Avukat Seyit Sönmez ve Gazeteci-Yazar Hasan Sivri’nin sunumlar gerçekleştirdiği oturumda Suriye’deki güncel tehditlerve Selefi grupların saldırıları konuşuldu.Özellikle HTŞ (Heyet Tahrir El-Şam) gibi yapıların Alevilere karşı yürüttüğü sistemli şiddetin tarihsel ve güncel arka planı tartışıldı.
“Katliam ve Soykırımlarla Yüzleşme: Alevi Hafızasının İnşası” başlıklı Çalıştayın ikinci oturumunda Av. Seyit Sönmez, Ali İbrahim (Suriye Alevi Topluluğu Sözcüsü) ve Kurum Temsilcileri Hüseyin Mat (AABK), Süleyman Serhan Narlı (AAAF), Demir Çelik (FEDA), Yaşar Kaya (DKG) konuşmalar yaptılar.
Üçüncü ve son oturum olan “Geleceğe Yönelik Ortak Eylem Planı ve Dayanışma Stratejileri”nde AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Avrupa Arap Alevi dernekleri federasyonu başkan Süleyman Serhan Narlı, Avrupa Demokratik Alevi Dernekleri Federasyonu (FEDA) Eşbaşkanı Demir Çelik, (FEDA), Dersim Tarih ve Kültür Merkezi‘nden Ahmet Canpolat, Akademisyen Dr. Hakan Mertcan, Avukat Seyit Sönmez, SYKP Avrupa Sözcüsü Leyla Uyar, Gazeteci Hasan Sivri söz kullandılar.
SYKP Avrupa Sözcüsü Leyla Uyar & Akademisyen Hakan Mertcan
Çalıştayın sonunda yayımlanan sonuç bildirgesinde, özellikle Suriye ve Türkiye’de Alevilere yönelik artan tehditlere ve tarihsel katliamlara dikkat çekildi; bu saldırıların uluslararası kamuoyunda soykırım olarak tanınması için kapsamlı adımlar atılacağı duyuruldu.
Bildiride, Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum ve Sivas gibi Türkiye’de yaşanmış tarihsel katliamların yanı sıra, Suriye’de Selefi grupların son beş ayda yoğunlaştırdığı saldırılara yer verildi. Bu saldırıların yapısal bir soykırım zinciri oluşturduğu vurgulandı. Alevi kurumları, sessizliğin bu zulümlere ortak olmak anlamına geleceğini belirterek, hem Türkiye’de hem Suriye’de yaşananların belgelenmesi, arşivlenmesi ve uluslararası yargı mekanizmalarına taşınması gerektiğini duyurdu.
7 Maddelik Yol Haritası
Sonuç bildirgesinde sunulan öneriler arasında bir Ortak İzleme ve Belgeleme Merkezi kurulması, Alevi Strateji Enstitüsü oluşturulması ve Hukuk ve Davalar Birimi ile delillerin uluslararası mahkemelere taşınması gibi somut adımlar yer aldı. Ayrıca, Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi ve diğer kurumlara Alevilere yönelik saldırılara karşı harekete geçme çağrısı yapıldı.
Katılımcılar, Suriye’deki Alevi, Kürt, Arap, Dürzi, Hristiyan ve diğer toplulukların barış temelinde birlikte yaşamını savunarak, halklar arası dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Alevilere yönelik baskıların yalnızca inanç özgürlüğü değil, küresel bir insan hakları sorunu olduğuna işaret edildi.
“Dünya Aleviler Birliği” İçin Kongre Çağrısı
Bildirinin sonunda, tüm dünyadaki Alevileri bir araya getirecek bir yapı olarak Dünya Aleviler Birliği Kongresi’nin toplanması çağrısı yapıldı. Bu birlik sayesinde zulme karşı uluslararası düzeyde ortak mücadele hattının kurulacağı belirtildi.
Tam Metin: Çalıştay Sonuç Bildirgesi Aşağıda, “Suriye ve Ötesi: Alevilere Yönelik Soykırımlarla Yüzleşme ve Direniş Hafızası” çalıştayının sonuç bildirgesinin tam metni şöyle:
Suriye ve Ötesi: Alevilere Yönelik Soykırımlarla Yüzleşme ve Direniş Hafızası Çalıştayı
SONUÇ BİLDİRGESİ
Avrupa’daki Alevi kurumları olarak, özellikle Suriye’de ve Türkiye’de Alevilere yönelik sistematik baskı, ayrımcılık ve şiddet politikalarını en sert biçimde kınıyoruz. Geçmişte olduğu gibi son yıllarda da birçok şehirde katliamlar yaşanmış; bugün ise Suriye’de bu saldırılar soykırım boyutuna ulaşmıştır. Katliam ve soykırım suçları, bölgedeki köklü dini ve siyasi ayrımcılığın açık göstergesidir. Bu nedenle etnik kimliğimiz ve inancımız ne olursa olsun birlikte karşı durmalıyız.
Aleviler tarih boyunca otoriter rejimlerin, milliyetçi hareketlerin ve radikal dinci grupların hedefi hâline gelmiştir. Koçgiri, Dersim (1937-38), Maraş, Çorum, Sivas katliamları ve günümüzde Suriye’nin çeşitli bölgelerinde devam eden saldırılar, sessiz kalınamayacak yapısal bir soykırım zincirini oluşturmaktadır.
Özellikle Suriye’deki Alevi topluluklarına yönelik son beş aydır Selefi silahlı gruplar tarafından yoğunlaşan tehdit ve saldırılar büyük endişe yaratmaktadır. Bu tehditlere uluslararası düzeyde kararlılıkla karşı konulmalıdır.
Avrupa medyası, parlamentoları ve sivil toplumu bilinçlendirilerek güçlü bir kamuoyu baskısı yaratılmalı; Avrupa’daki resmî temaslarda Suriye makamlarına Alevilerin korunmasına dair net mesajlar iletilmelidir.
Suriye’de Alevilere yönelik son dönemde işlenen suçlar kapsamlı biçimde araştırılmalı ve bulgular uluslararası kamuoyuna açıklanmalıdır. Hedefimiz, Suriye’de yaşayan Alevi, Kürt, Arap, Türkmen, Dürzi, Hristiyan, İsmaililer gibi farklı dini ve etnik topluluklar arasında barış temelinde birlikte yaşamı geliştirecek politikaları güçlendirmektir.
Türkiye’de ise Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum, Sivas katliamları ile Alevi Soykırımının şeffaf biçimde aydınlatılması ve toplumsal yüzleşme sürecinin başlatılması zorunludur. Tüm etnik ve dini azınlıkların eşit haklara sahip olacağı kapsamlı bir demokratikleşme süreci, kalıcı barışın ön koşuludur.
Bu tarihsel sorumluluğun bilinciyle, Avrupa’daki Alevi kurumları olarak Suriye ve Türkiye’de Alevilere yönelik soykırım niteliğindeki saldırıların ve inanca dayalı baskıların belgelenmesi, görünür kılınması ve uluslararası alanda karşılık bulması amacıyla taleplerimizi açıkça beyan ediyoruz:
Ortak İzleme ve Belgeleme Merkezi kurulmalıdır. Merkez, güncel olarak özellikle Suriye ve Türkiye’deki Alevilere yönelik suçları sistematik olarak izlemeli, belgeleri arşivlemeli ve hakikat temelli bir bellek oluşturmalıdır.
Bilgi, belge ve tanıklıklar düzenli biçimde toplanmalıdır. Bu materyaller yalnızca tarihi kayıt değil; aynı zamanda uluslararası hukuka başvurular, soykırımın tanınması ve faillerin yargılanması için dayanak oluşturmalıdır.
Avrupa kamuoyu bilinçlendirilmelidir. Alevilere yönelik baskıların küresel bir insan hakları sorunu olduğu anlatılmalı; kampanyalar, konferanslar ve lobicilik faaliyetleriyle siyasi gündeme taşınmalıdır. Suriye’deki Alevi Soykırımının dünyaya etkin bir şekilde duyurulabilmesi için acilen bir Alevi Strateji Enstitüsü, (düşünce grubu, think tank) kurulmalıdır.
Merkez tarafından hazırlanan raporlar düzenli yayımlanmalıdır Bu raporlar Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi, Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütlerine sunularak siyasi baskı aracı hâline getirilecektir.
Uluslararası Kurumlara Açık Çağrımız Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi başta olmak üzere tüm uluslararası kurumları, Alevilere yönelik saldırıların durdurulması ve inanç özgürlüğünün güvence altına alınması için derhal harekete geçmeye çağırıyoruz.
Hukuki Takip ve Dava Stratejileri Ayrıca saldırıların durdurulması, inanç özgürlüğünün güvence altına alınması ve soykırımın önlenmesi için diplomatik girişimler, bağımsız incelemeler ve hukuki süreçler başlatılmalıdır.
Hukuk ve Davalar Birimi kurulmalıdır. Bu birim, Suriye ve Türkiye’deki saldırılarla ilgili evrensel yargı başvurularını hazırlayacak, delil dosyalarını ulusal ve uluslararası mahkemelere sunacaktır. (Örneğin Koblenz davası emsal alınacaktır.)
Zincir-i Delil Protokolü uygulanacaktır. Tanık ifadeleri, görsel materyaller ve diğer belgeler; mahkemelerin kabul edeceği saklama–aktar–doğrulama zincirine uygun biçimde arşivlenecektir.
Uluslararası iş birliği ağı oluşturulacaktır. Sivil toplum kuruluşları, barolar, insan hakları örgütleri ve akademisyenlerle koordineli çalışılarak delil toplama ve başvuru dosyalarının ortak hazırlanması sağlanacaktır.
7- Dünya Aleviler Birliği Kongresi Çağrısı Geldiğimiz süreçte, 72 milletin birliği öğretisiyle dünyanın her yerindeki ezilen halk ve inançlarla birlikte zulümlere karşı birlikte hareket etmek artık erteleyemeyeceğiz bir sorumluluk olarak karşımızdadır. Bu vesile ile öncelikle tüm dünyadaki Alevilerin bir araya gelmesi için Dünya Aleviler Birliği gibi bir yapının oluşumu amacıyla acil kongre çağrısında bulunuyoruz.
Bizi yok etmeye, bölmeye çalışanlara inat, dayanışmamızı büyütecek; tarihsel sorumluluğumuzla umudu yeşertecek ve Avrupa’daki ile dünyadaki dostlarımızla birlikte insanlık için mücadele edeceğiz. Geçmişin acılarını unutmadan, geleceğin sorumluluğuyla birlikte hareket edeceğiz.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Avrupa Arap Alevileri Federasyonu Demokratik Alevi Federasyonu Dersim Tarih ve Kültür Merkezi