fbpx

Kürt kadınları Afgan kadınlarıyla ele eledir – Rabia Baldemir

Paylaş

DAİŞ eşittir Taliban, ikisi de gerici, çağdışı ve kadın düşmanı örgütlerdir. DAİŞ Irak ve Suriye’nin yarısını ele geçirmişti ve Şengal’a saldırdı. KDP güçleri direnmediler, kaçtılar ve DAİŞ barbarlarına Şengal’ı teslim ettiler. Şengal’de erkekler katledildi, kadınlar ve (kız) çocuklar savaş ganimeti olarak alıkonuldu. Beş bine yakın kadın köle pazarlarında satıldı. Tacize, tecavüze, sistematik işkenceye maruz bırakıldı. Bugün hala binlerce kadın kayıp.

Bu barbar çetelere karşı Kürdistan Özgürlük Hareketi bileşenleri HPG, YJA Star, YPJ ve YPG ölümüne savaştılar. Kürt kadınları destansı bir direniş sergilediler. Şengal’de Êzidî kadınları da DAİŞ’e karşı kahramanca direnerek kendi öz savunma birliklerini, YPJ-Şengal’i (Yekîneyên Parastina Jin ê Şengalê – Şengal Kadın Koruma Birlikleri) kurdular. Bu direniş aynı zamanda dünyadaki tüm kadınlara moral ve yol gösterici oldu. 

On yıllardır Afganistan’ı kendi siyasi emelleri doğrultusunda savaş, çatışma ve siyasal gericilik alanına çeviren ABD, yine sadece kendi çıkarlarını göz önünde tutan yerden Şeriatçı Taliban ile anlaşarak Afganistan’dan geri çekildi. Gücünü halkından değil işgalci güçlerden alan işbirlikçi yönetim de tıpkı Şengal’de olduğu gibi ülkeyi Taliban’a bırakıp kaçtı. Esasında Afganistan’ın altın ve değerli madenlerinden finanse edilen bütün Ordu mühimmatı da Taliban’a teslim edildi. Afganistan ordusu ve işbirlikçiler, Taliban’ın vaat ettiği şeriata karşı seküler bir hayatı tercih eden, yaşamlarını siyasal tercihlerini Taliban’a karşı organize eden milyonlarca sivili terk ederek arklarına bakmadan kaçtılar ya da Taliban’la uzlaştılar.

Başta kadınlar, çocuklar ve tüm muhalifler ölüme terkedildiler. Taliban’ın ilk yaptığı iş kadınları kapatmak, kamusal alandan, iş yerlerinden evlerine göndermek, kız çocuklarını karanlığa mahkûm etmek oldu. Kadınlar Taliban’ın eline geçmemek için intihar ediyor ve yardım çağrıları yapıyor. Kadın örgütleri tırnaklarıyla kazıyarak kazandıkları haklarının ulusal ve uluslararası erkek uzlaşısıyla gasp edilmesine karşı isyan ediyor, her fırsatta öfkelerini dile getiriyorlar.

Şu an dünyanın önemli güçleri, birçok benzeri olayda yaptıkları gibi Afganistan’daki dramın karşısında kör – sağır – dilsizi oynuyorlar. Taliban’ı açık olarak destekleyen ülkelerin başında Türkiye geliyor. Zaten DAİŞ’den de desteğini esirgememişti. Türkiye’deki kadın cinayetlerini ve tecavüzleri cezasız bırakan, hatta ödüllendiren Erdoğan ve şürekâsı, Taliban’ın göz boyama açıklamamalarını süsleyip pazarlamasını yapıyor. Bu açıklamaları olumlu bulduklarını ve Taliban yönetimine her türlü yardımı yapacaklarını söylüyorlar. Kadınlara ve kız çocuklarına yapılanları görmüyor ve yok sayıyorlar.

Afganlı kadınlar bugüne kadar büyük bedeller ödeyerek, emek vererek ve mücadele ederek kazandıkları haklarının uluslararası erkek anlaşmalarına kurban edilmesini kabullenmiyor, isyan ediyorlar. Afgan Kadın Hakları mücadelecisi Seraj Mahbouba’dınşu sözleri Afgan kadınlarının duygularını çok iyi ifade ediyor: “Size seslendik, yardım istedik, talepler ilettik, her şeyi yaptık. Umurunuzda olmadı. Taleplerimizin içinden sadece işlerine geldiği gibi kararlar veren dünyanın erk sahibi erkekleri, bizim çok büyük emek verdiğimiz bir şeyi yerle bir ettiler. Hepiniz iğrençsiniz.”

Taliban’a karşı direnme kararı alan Pençşirli kadınlar

Bir diğer yandan Taliban iktidarını kabul etmeyeceklerini ve teslim olmayacaklarını açıklayan Pençşir bölgesi halkının başlattığı direnişte de kadınlar en ön saflarda duruyorlar.

Afgan halkının ve kadınlarının Taliban gericiliğine karşı mücadelede Kürt halkının ve kadınlarının DAİŞ gericiliğine karşı verdikleri ve kazandıkları mücadeleden edinebilecekleri pek çok deneyim olduğunu düşünüyorum. Rojava ve Şengal’da Kürt halkının DAİŞ’e karşı kazandığı zafer aynı zamanda büyük bir kadın devrimidir. Kürt Kadın hareketi sömürgeciliğe ve erkek egemenliğine karşı yıllardır verdiği mücadeleden edindiği deneyimi ve birikimi Afganistan kadın hareketiyle paylaşacak, kadın dayanışmasını seve seve büyütecektir. Kürt kadınlarının biriktirdiği deneyim ve birikimler tüm dünya kadınlarının ortak hafızasındadır, kazanımıdır. Tıpkı Rojava’da, Şengal’de olduğu kadınların öz savunma birliklerini (Yekîneyên Parastina Jin – YPJ gibi) kurmaları hayati önemdedir.

Geçen yıllarda Afgan ve Kürt kadınları arasında kimi temas ve ilişkilenmeler oldu. Bu ilişki ve iş birliğinin daha da geliştirilmesi acildir, elzemdir. Şimdi başta Kürt kadınları olmak üzere Dünya kadınlarının Afgan kadınlarıyla dayanışma zamanıdır.