fbpx

Macron’dan Trump’a sert yanıt: “Fransa’yı göçmenler ve İslamcılar işgal etmedi”

Paylaş

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkede devam eden protestoları göçmenlere ve Müslümanlara bağlayan ABD Başkanı Donald Trump’a tepki gösterdi. Katar’da konuşan Macron, yabancı liderlerin Fransa’daki olayları siyasi çıkarları için kullandığını belirterek yapılan açıklamaları “kabul edilemez ve aptalca” olarak nitelendirdi. Yapay zekâyla üretilmiş sahte görüntülerin yayıldığına dikkat çeken Macron, ülkedeki toplumsal hareketliliğin göçmenlerin istilası olarak sunulmasını reddetti.

“Hiç yaşanmamış olayların görüntüleri yayıldı”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 21 Ekim’de Katar’ın başkenti Doha’da gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Macron, Fransa’da 17 Ekim’deki kitlesel gösterilerin ardından yaşanan şiddet olaylarına ilişkin dış müdahale iddialarını değerlendirirken önemli bir ayrım yaptı.

Protestoların kendisinde yabancı müdahalesine ilişkin görünür bir kanıt bulunmadığını belirten Macron, olaylardan sonra yayılan bilgilerin yabancı aktörler tarafından manipüle edildiğini savundu.

“Yapay zekâyla üretilmiş, Fransa’da hiç yaşanmamış sahneleri gösteren görüntüler gördük” diyen Macron, ülkenin göçmenler ve İslamcılar tarafından istila edildiği yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Macron hangi yapay zekâ görüntülerini kastettiğini açıklamadı. Bu nedenle söz konusu görüntülerin kapsamı ve kaynağı henüz kesinleştirilebilmiş değil.

Trump: “Fransa göçmenler, cihatçılar ve komünistler tarafından ele geçiriliyor”

Macron’un açıklamalarının hedefinde ABD Başkanı Donald Trump’ın 19 Ekim’de Kansas’ta yaptığı konuşma bulunuyor.

Trump, Cumhuriyetçi Parti’nin ara seçim kampanyası kapsamında yaptığı konuşmada Fransa’daki protestoları göç politikalarıyla ilişkilendirdi.

Fransa’nın göçmenler, cihatçılar ve komünistler tarafından yağmalandığını ve yakıldığını öne süren Trump, benzer olayların Demokratların seçimleri kazanması halinde ABD’de de yaşanabileceğini savundu.

Ancak Fransa’daki protestolar, başlangıçta okullardaki öğretmen eksikliği, eğitim kesintileri ve kötüleşen yaşam koşullarına yönelik itirazlarla başlamıştı.

17 Ekim’de yüz binlerce kişinin katıldığı gösterilerin büyük bölümü barışçıl biçimde gerçekleşirken bazı kentlerde yağma, kundaklama ve polisle çatışmalar yaşandı.

Associated Press’in doğrulama çalışmasına göre Fransız makamları, yaşanan şiddet olaylarının sorumluluğunu göçmenlere veya belirli bir dini topluluğa yükleyen bir bulgu açıklamadı.

“Fransa üzerinden seçim kampanyası yürütüyorlar”

Doha’daki basın toplantısında bir gazeteci Macron’a eleştirdiği liderler arasında Trump’ın bulunup bulunmadığını sordu.

Macron, “Diğerlerinin yanı sıra o da var” yanıtını verdi.

Fransa Cumhurbaşkanı, bazı yabancı liderlerin ülkesindeki olayları kendi seçim kampanyalarında kullandığını belirterek bu tutumu eleştirdi.

ABD’de 3 Kasım’da yapılacak ara seçimler öncesinde Trump ve Cumhuriyetçi siyasetçiler, Fransa’daki olayları göçmen karşıtı söylemlerinin örneği olarak öne çıkarıyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da Fransa’daki olayları radikal İslam tehdidiyle ilişkilendiren açıklamalar yaptı.

Macron ise ülkesindeki gerçek toplumsal sorunların dışarıdan yayılan yanlış bilgilerle daha da ağırlaştırıldığını savundu.

Toplumsal talepler göç tartışmasının gölgesinde

Fransa’da haftalardır süren protestoların merkezinde eğitim sistemindeki sorunlar, ücretlerin alım gücü ve hayat pahalılığı bulunuyor.

Liseli ve üniversiteli öğrencilerin başlattığı hareket, öğretmenlerin, sendikaların ve Sarı Yelekliler hareketinden katılımcıların desteğiyle genişledi.

Eylemciler kamu eğitimine daha fazla kaynak ayrılmasını, yaşam maliyetlerinin düşürülmesini ve sosyal hakların korunmasını talep ediyor.

Buna karşılık Trump’ın protestoları göçmenlerle ilişkilendiren açıklamaları, hareketin ekonomik ve toplumsal nedenlerini geri plana itiyor.

Macron’un hükümeti de protestolara yönelik güvenlik politikaları nedeniyle eleştiriliyor. 17 Ekim’deki olayların ardından Paris ve başka kentlerde bölgesel sokağa çıkma yasakları uygulanırken yeni gösteriler öncesinde polis önlemleri artırıldı.

Macron, Doha’daki açıklamasında toplumsal öfkenin nedenlerinin ele alınması gerektiğini söylerken şiddet olaylarına karşı taviz verilmeyeceğini de vurguladı.

Böylece Fransa’da iki ayrı tartışma aynı anda devam ediyor: Bir yanda hükümetin ekonomik politikalarına ve polis müdahalelerine karşı toplumsal protestolar, diğer yanda bu protestoları göçmen karşıtı siyasetin gerekçesine dönüştürmeye çalışan uluslararası söylemler.

Macron’un Trump’a yönelik çıkışı, ikinci tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Ancak Fransa’daki öğrencilerin ve emekçilerin talepleri henüz karşılanmış değil.