İsrail’in Gazze’ye yönelik geniş çaplı saldırılarının başlamasının üçüncü yılında Tokyo’nun Shibuya bölgesinde yaklaşık bin kişi Filistin’le dayanışma için yürüdü. Göstericiler İsrail’e yaptırım uygulanmasını, Japon hükümetinin siyasi ve ekonomik ilişkilerini gözden geçirmesini ve İsrail’le askeri tedarik zincirlerinde bağlantısı bulunan Japon şirketlerinin bu ilişkileri kesmesini istedi.
Tokyo’da 7 Ekim akşamı Filistin bayrakları Shibuya sokaklarına çıktı.
“İsrail’in Filistin’deki etnik temizliğini durdurun” çağrısıyla düzenlenen yürüyüş, Jingū-dōri Parkı’ndan başladı. Yaklaşık dört kilometrelik güzergâhta Shibuya Scramble Crossing ve Omotesando çevresinden geçen kitle, bir saat boyunca kent merkezinde yürüdü.
Yerel kaynaklar eyleme yaklaşık bin kişinin katıldığını bildiriyor.
Gösteride “Özgür Filistin”, “Katliamı durdurun”, “Çocukları öldürmeyin” sloganları atıldı.
Eylemi “Palestine ni Heiwa wo! Kinkyū Kōdō” (Filistin’e Barış! Acil Eylem) ve Filistin dayanışma ağları örgütledi.
“İsrail’e yaptırım uygulayın”
Yürüyüşün temel taleplerinden biri Japon hükümetinin İsrail’e yönelik daha sert ekonomik ve diplomatik önlemler almasıydı.
Eylemciler Tokyo yönetimine İsrail’e yaptırım uygulama, askeri ve ticari ilişkileri gözden geçirme ve Gazze’deki saldırılarla bağlantılı şirketlerle işbirliğini durdurma çağrısı yaptı.
Quds News Network tarafından yayımlanan görüntülerde göstericilerin Japon hükümeti ve şirketlerinden, aktivistlerin “Gazze’deki soykırıma yardım” olarak nitelendirdiği ekonomik ve teknolojik ilişkileri kesmesini istediği görülüyor.
Japonya’nın mevcut yaptırım listesinde İsrail devletine yönelik genel bir ekonomik yaptırım bulunmuyor. Tokyo, Batı Şeria’daki şiddet eylemleriyle bağlantılı dört İsrailli yerleşimciye yönelik mal varlığı dondurma tedbirleri uyguluyor.
Japon hükümeti aynı zamanda Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtiyor ve yerleşimlerin genişletilmesinin durdurulmasını istiyor.
Ancak Filistin dayanışma hareketleri bunun yeterli olmadığını savunuyor.
Japon şirketleri de protestoların hedefinde
Tokyo’daki hareketin gündeminde yalnız hükümet yok.
Japonya’daki BDS ve savaş karşıtı gruplar bir süredir Japon şirketlerinin İsrail’in askeri sanayisiyle bağlantılarını gündeme taşıyor.
Özellikle Japon endüstriyel robot üreticisi FANUC üzerinden yürütülen kampanya bunun önemli örneklerinden biri.
BDS Japan ve destekçi örgütler, FANUC üretimi endüstriyel robotların İsrailli silah üreticisi Elbit Systems’in mühimmat üretim tesislerinde kullanıldığını belirterek şirkete bu ilişkileri sona erdirme çağrısı yapıyor.
28 Eylül–4 Ekim tarihleri arasında bu talep doğrultusunda uluslararası bir “Stop FANUC Now” eylem haftası da düzenlendi.
Bu tür kampanyaların hedefi yalnız doğrudan silah satışı değil; silah üretimini mümkün kılan robotik sistemler, çift kullanımlı teknolojiler ve üretim zincirleri.
Tokyo’daki göstericilerin şirketlere yönelik çağrısı da bu daha geniş ekonomik boykotu ve yatırımların geri çekilmesini savunan hareketin parçası.
7 Ekim’in üçüncü yılında sokaktaydılar
Eylem, Hamas öncülüğündeki silahlı grupların 7 Ekim 2023’te İsrail’e saldırmasının ve ardından İsrail’in Gazze’ye yönelik geniş çaplı askeri operasyonunun başlamasının üçüncü yılında düzenlendi.
Gazze Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre üç yılda bölgede 74 binden fazla Filistinli öldürüldü. Bu veriler savaş koşullarında bağımsız biçimde bütünüyle doğrulanamasa da Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşlar tarafından düzenli biçimde kullanılan temel ölüm bilançosunu oluşturuyor.
Eylemde Gazze’den gönderilen mesajlar da okundu.
Japon Komünist Partisi gazetesi Akahata’nın aktardığına göre, saldırılarda okulunu ve annesini kaybettiğini söyleyen Gazze’de yaşayan 25 yaşındaki bir kişinin mesajında, “Gazze’de savaşın bittiğini düşünmeyin” çağrısı yapıldı.
Yürüyüşe katılanlardan bazıları da Japon hükümetinin İsrail ve ABD’ye karşı daha açık tutum almasını istedi.
Japonya Filistin’e yardım sağlıyor ancak İsrail’le ilişkileri sürdürüyor
Tokyo yönetimi bir taraftan Filistin’e insani ve kalkınma yardımı sağlıyor.
Japonya Dışişleri Bakanlığı, Gazze’den yaralıların Japonya’da tedavi edilmesi, Birleşmiş Milletler kurumları üzerinden gıda yardımı ve Filistin yönetimine yönelik kalkınma projelerini ülkenin politikasının parçası olarak sıralıyor.
Hükümet ayrıca iki devletli çözümü desteklediğini ve İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerine karşı olduğunu açıklıyor.
Diğer taraftan Japonya ile İsrail arasındaki diplomatik ve ticari ilişkiler devam ediyor.
Filistin dayanışma hareketinin itirazı tam da bu noktada yoğunlaşıyor: Eylemciler insani yardımın, İsrail’e yönelik ekonomik ve siyasi baskı olmadan Gazze’deki saldırıların sürmesini engellemeyeceğini savunuyor.
Bu nedenle Tokyo’daki yürüyüşün mesajı yalnızca “Filistin’le dayanışma” değildi.
Sokaktaki talep daha somuttu:
İsrail’e yaptırım uygulansın, Japon şirketleri askeri üretim zincirlerinden çekilsin ve Tokyo yönetimi ekonomik ilişkilerini Gazze’deki savaşın sonuçlarından ayrı değerlendirmesin.



