Fransa’da haftalardır süren öğrenci hareketi 8 Ekim’de yeniden Paris’in merkezine taşındı. Liseliler ve üniversite öğrencileri sabah okul ve kampüslerde blokajlar kurdu, öğleden sonra farklı noktalardan Place de la Bastille’e yürüdü. Meydanı dolduran binlerce öğrenci daha fazla öğretmen, daha küçük sınıflar, okul binalarının yenilenmesi ve eğitime 10 milyar avroluk acil kaynak talep ederken eylemlerde Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un istifasını isteyen sloganlar da duyuldu. Öğrenci ve eğitim sendikaları mücadeleyi 13 Ekim’de yeni bir grev ve ülke çapında mobilizasyonla sürdürme kararı aldı.
Fransa’daki lise hareketinin “Acte IV” olarak adlandırılan dördüncü büyük eylem günü 8 Ekim sabahı blokajlarla başladı.
Paris’te Hélène-Boucher Lisesi öğrencileri okulun önünde barikat kurdu. Polis, öğrencileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı.
Başka liselerde ve üniversitelerde de blokajlar sürerken Île-de-France’ın Nanterre, Cergy, Bobigny ve Créteil gibi farklı noktalarında öğrenciler ve eğitim emekçileri öğle saatlerinde yerel yönetim binaları önünde toplandı.
Ardından kitleler Paris merkezine yöneldi.
Paris’in kuzeyi ve merkezindeki liselerden gelen birkaç bin öğrenci Place de la République’den Boulevard Beaumarchais üzerinden Bastille’e yürüdü. Diğer kortejlerin de katılımıyla Place de la Bastille öğleden sonra öğrenciler, öğretmenler ve sendika üyeleriyle doldu.
“Bizi susturan bu sistemden bıktık”
Le Monde’un sahadan aktardığına göre yürüyüş sırasında öğrenciler eğitim sisteminin kendilerini dinlemediğini ve taleplerinin haftalardır karşılıksız bırakıldığını dile getirdi.
Hareketin temel talepleri üç haftadır büyük ölçüde değişmedi:
Öğretmen açıklarının kapatılması, gelmeyen öğretmenlerin yerine düzenli biçimde yeni personel atanması, 35-37 kişiye ulaşan sınıfların küçültülmesi, bakımsız okul binalarının yenilenmesi, eğitim personeli sayısının artırılması ve Parcoursup sisteminin değiştirilmesi.
Öğrenci örgütleri bu taleplerin karşılanması için toplam 10 milyar avroluk acil eğitim paketi istiyor.
Union Étudiante sözcüsü Sabrine Kharbach, Bastille’de yaptığı açıklamada hükümet kaynak sağlamadığı sürece eylemleri sürdüreceklerini söyledi.
Eğitim talebinden hükümete yönelik siyasi öfkeye
Hareket başlangıçta büyük ölçüde okullardaki somut koşullardan doğdu.
Ancak haftalar süren blokajlar, binlerce gözaltı ve polis müdahalelerinin ardından protestolarda hükümete yönelik siyasi tepki giderek daha görünür hale geldi.
“Macron démission” — “Macron istifa” — sloganı hareketin çeşitli eylemlerinde daha önce de kullanıldı. Paris polis istihbaratının önceki protestolara ilişkin raporlarında da bazı lise blokajlarında bu sloganın atıldığı kaydedildi.
8 Ekim’de Bastille çevresinden yayılan görüntülerde de Macron karşıtı sloganlar görülüyor ve duyuluyor.
Ancak öğrenci hareketinin resmi ortak platformunun temel talebi Macron’un istifası değil. Örgütlü çağrılar esas olarak eğitim bütçesi, öğretmen açığı, okul koşulları, Parcoursup ve polis müdahaleleri üzerinde yoğunlaşıyor.
Dolayısıyla meydandaki siyasi sloganlarla öğrenci örgütlerinin ortak taleplerini birbirinden ayırmak gerekiyor.
“100 bin kişi Bastille’de” iddiası doğrulanmadı
Sosyal medyada 8 Ekim gösterisi için “100 binden fazla kişi Bastille’i ele geçirdi” şeklinde paylaşımlar dolaşıyor.
Ancak 8 Ekim akşamı itibarıyla bu rakamı doğrulayan güvenilir veya resmi bir kaynak bulunmuyor.
AFP’ye dayanan TF1 ve Le Parisien, Bastille’deki 8 Ekim gösterisini “birkaç bin kişi” olarak bildiriyor.
100 bin rakamı ise iki gün önce, 6 Ekim’de Paris’te düzenlenen çok daha büyük yürüyüş için öğrenci ve sendika örgütlerinin verdiği sayı.
6 Ekim’de Fransa genelinde İçişleri Bakanlığı 266 bin, organizatörler yaklaşık 450 bin kişinin yürüdüğünü açıklamıştı. Paris için organizatörlerin verdiği sayı 100 bin civarındaydı.
Bu nedenle 6 Ekim’deki katılım rakamının 8 Ekim Bastille buluşmasına taşınmış olma ihtimali yüksek.
Bastille’in 8 Ekim’de binlerce öğrenci tarafından doldurulduğu doğrulanıyor; ancak şu aşamada “100 binden fazla kişi” ifadesini kullanmak doğru değil.
Polis Bastille’de gaz ve tazyikli su kullandı
Bastille’deki gösteri ilerleyen saatlerde polis müdahalesine sahne oldu.
Associated Press’in sahadan aktardığına göre polis kalabalığa karşı göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı.
Bu müdahale, Fransa’da öğrenci protestolarındaki polis şiddeti tartışmasının zaten büyüdüğü bir dönemde gerçekleşti.
15 yaşındaki bir öğrencinin Lens’te kullanılan ses bombasının patlaması sonucu elini kaybetmesinin ardından İçişleri Bakanlığı bu tür bombaların kullanımını geçici olarak askıya aldı.
Hükümet verilerine göre hareketin başlamasından bu yana binlerce kişi gözaltına alındı. Polis müdahaleleri nedeniyle öğrencilerin yaralandığı olaylar üzerine polis denetim birimi tarafından çok sayıda soruşturma da başlatıldı.
Öğrenciler artık yalnızca eğitim koşullarını değil, eylemlerde karşılaştıkları polis müdahalelerini de temel mücadele başlıklarından biri haline getiriyor.
Öğretmenler de öğrencilerle birlikte
8 Ekim eylemine lise ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra öğretmen sendikaları da destek verdi.
SNES-FSU, CGT, FO ve SUD üyeleri farklı kentlerde öğrencilerin yanında sokağa çıktı.
Bobigny’de öğrencilerle birlikte eyleme katılan öğretmenler, yıllardır sınıf mevcutlarının azaltılması ve okullara daha fazla kaynak verilmesi için aynı talepleri dile getirdiklerini belirtti.
Bazı liselerde sınıfların 35-37 öğrenciye ulaştığı, kimi öğrencilerin yeterli sandalye bulunmadığı için ayakta kaldığı ve eski okul binalarında su sızıntısı gibi altyapı sorunlarının yaşandığı aktarılıyor.
Bu nedenle öğrenci hareketiyle eğitim emekçilerinin talepleri büyük ölçüde aynı maddi zeminde birleşiyor.
Hükümet “acil plan” sözü verdi
Hareketin büyümesi üzerine Eğitim Bakanı Édouard Geffray, gelmeyen öğretmenlerin yerine yenilerinin atanmasına ilişkin bir “acil plan” hazırlanacağını duyurdu.
Geffray ayrıca öğrenci temsilcileriyle görüşmeye başladı.
Başbakan Sébastien Lecornu ise öğrencilerin kaygılarının dikkate alınacağını ancak hükümetin ilk somut kararlarını ekim ayı sonunda açıklayacağını söyledi.
Öğrenci örgütleri bu takvimi yetersiz buluyor.
Hareketin temsilcileri, haftalardır eylem yapan öğrencilere yeni bir “diyalog süreci” yerine bütçesi belirlenmiş ve uygulanabilir önlemler sunulmasını talep ediyor.
Yeni tarih: 13 Ekim
8 Ekim Bastille buluşmasında öğrenci ve eğitim sendikaları hareketin devam edeceğini açıkladı.
Öğrenci ve eğitim emekçisi örgütlerinin oluşturduğu ortak yapı, 13 Ekim Salı günü için yeni ülke çapında grev ve gösteri çağrısı yaptı.
FSU da eğitim çalışanlarını greve katılmaya çağırdı.
Union Étudiante ise 10 milyar avroluk acil eğitim paketinin karşılanmadığı sürece mobilizasyonu sürdüreceğini açıkladı.
Fransa’daki hareket böylece üçüncü haftasının sonunda yalnızca lise kapılarındaki blokajlardan oluşan bir protesto olmaktan çıkıyor.
Liselerden üniversitelere, öğretmenlerden diğer kamu emekçilerine genişleyen mücadele; kamu eğitiminin finansmanı, polis müdahaleleri ve hükümetin sosyal politikaları etrafında giderek daha geniş bir siyasi hesaplaşmaya dönüşüyor.
8 Ekim’de Bastille’den çıkan mesaj da buydu:
Öğrenciler hükümetin ekim sonunu beklemek istemiyor.



