fbpx

BARCELONA’DA KONUT İSYANI: “GENEL GREVE DOĞRU”

Paylaş

İspanya’da yükselen kiralar, tahliyeler ve konut spekülasyonuna karşı büyüyen hareket Barcelona’da on binleri sokağa çıkardı. 5 Ekim’de Plaça Urquinaona’dan başlayan yürüyüşe Guardia Urbana’ya göre 20 bin, örgütleyicilere göre 120 bin kişi katıldı. Kiracı ve konut örgütlerinin çağrısıyla düzenlenen eylemde süresiz kira sözleşmeleri, kiraların düşürülmesi, spekülatif konut alımlarının yasaklanması ve kamusal konut stokunun büyütülmesi talep edildi. Hareket şimdi “konut için genel grev” çağrısını büyütüyor.

Barcelona’nın merkezi 5 Ekim akşamı konut hakkı için düzenlenen son yılların en büyük gösterilerinden birine sahne oldu.

Katalonya Kiracılar Sendikası Sindicat de Llogateres, Confederació de Sindicats d’Habitatge de Catalunya (COSHAC), Sindicat d’Habitatge Socialista de Catalunya (SHSC) ve Plataforma d’Afectats per la Hipoteca’nın (PAH) çağrısıyla binlerce kişi Plaça Urquinaona’da buluştu.

Gösterinin sloganı açıktı:

“Cap a la vaga general.”

“Genel greve doğru.”

Yürüyüşte konut örgütlerinin flamaları ve kızıl bayraklar taşınırken kitle, “Ev boş, insan evsiz: Bu nasıl anlaşılır?”, “Maricarmen yalnız değilsin” ve “Rantçılar suçlu, hükümetler sorumlu” sloganları attı.

Belediyeye bağlı Guardia Urbana katılımı yaklaşık 20 bin olarak açıkladı. Örgütleyiciler ise 120 bin kişinin yürüyüşe katıldığını bildirdi.

İki rakam arasındaki büyük fark nedeniyle kesin katılım sayısını bağımsız biçimde belirlemek mümkün değil. Ancak hem resmi rakam hem de meydandan gelen görüntüler, eylemin on binlerce kişinin katıldığı kitlesel bir mobilizasyon olduğunu gösteriyor.

BİRKAÇ NOKTADAN KOLONLARLA GELDİLER

Barcelona’daki gösteri tek bir meydanda başlayan merkezi bir buluşmadan ibaret değildi.

Kentin farklı bölgelerinden oluşturulan yürüyüş kolları Plaça Espanya, Joanic ve Clot çevresinden hareket ederek Urquinaona’da ana kortejle birleşti.

Cerdanyola ve Universitat Autònoma de Barcelona çevresindeki öğrenci grupları da yürüyüşe katılım çağrısı yaptı.

Bazı öğrenci örgütlerinin çağrısında, mücadelenin yalnız konut fiyatlarına değil “işçi sınıfının yaşam koşullarına” ilişkin olduğu vurgulandı.

Gösteri başlangıçta 3 Ekim Cumartesi günü L’Hospitalet de Llobregat’ta yapılacaktı. Ancak Katalonya’daki şiddetli yağış ve kırmızı hava durumu alarmı nedeniyle 5 Ekim Pazartesi gününe ertelendi ve Barcelona merkezine taşındı.

KİRALAR DÜŞSÜN, SÖZLEŞMELER SÜRESİZ OLSUN

Gösterinin talepleri yalnızca mevcut tahliyelerin durdurulmasıyla sınırlı değil.

Konut hareketinin öne çıkardığı başlıca talepler arasında:

  • Kira fiyatlarında ciddi düşüş
  • Süresiz kira sözleşmeleri
  • Spekülatif amaçlı konut alımlarının yasaklanması
  • Kamusal ve sosyal konut stokunun büyütülmesi
  • Büyük servetlerin vergilendirilerek kamu konutlarının finanse edilmesi
  • Tahliyelerin durdurulması

bulunuyor.

Sindicat de Llogateres sözcüsü Carme Arcarazo, seçim takviminin hareketin gündemini belirlemeyeceğini söyledi.

Arcarazo’ya göre Barcelona’da ortalama kira yaklaşık 1.200 avro seviyesinde ve yalnızca aynı hafta kentte yaklaşık 90 tahliye işlemi bulunuyor.

Kiracı hareketi bu nedenle hükümet değişikliklerinin veya seçimlerin tek başına konut sorununu çözmeyeceğini savunuyor.

“EVİ OLMAYAN İNSAN, İNSANI OLMAYAN EV”

Yürüyüşün merkezindeki çelişkilerden biri de boş konutlar ile barınma sorunu arasındaki ilişkiydi.

Göstericiler sık sık:

“No s’entén: gent sense casa i casa sense gent.”

“Anlaşılmıyor: Evi olmayan insanlar, insanı olmayan evler.”

sloganını attı.

Konut hareketi, mevcut krizin yalnızca yeterince ev inşa edilmemesinden kaynaklanmadığını; konutun yatırım ve rant aracı olarak kullanılmasının da kiraları ve barınma güvencesizliğini artırdığını savunuyor.

Bu nedenle büyük emlak şirketleri, yatırım fonları ve çok sayıda konuta sahip mülk sahipleri protestoların doğrudan hedefleri arasında.

MARICARMEN’IN TAHLİYESİ KIVILCIM OLDU

İspanya’daki son konut hareketinin büyümesinde Madrid’de yaşayan 87 yaşındaki María del Carmen “Maricarmen” Abascal’ın tahliye edilmesi önemli bir dönüm noktası oldu.

Yaklaşık 70 yıldır yaşadığı evden çıkarılan Maricarmen’ın görüntüleri ülke çapında öfke yarattı.

Madrid’de başlayan protestolar kısa sürede Puerta del Sol’da kurulan sürekli bir kampa dönüştü.

Barcelona’da da Plaça Catalunya’da konut hakkı için kamp kuruldu ve 5 Ekim yürüyüşünün ardından kampın süresiz olarak devam edeceği açıklandı.

Yürüyüş boyunca atılan “Maricarmen, yalnız değilsin” sloganı da tek bir tahliye dosyasının ülke çapındaki konut krizinin sembolüne dönüştüğünü gösterdi.

PARLAMENTO İKİ KONUT KARARNAMESİNİ REDDETTİ

Hareketin büyümesinin bir başka nedeni de İspanya Parlamentosu’nda yaşanan siyasi kriz oldu.

Pedro Sánchez hükümeti, konut krizine karşı iki acil kararname hazırladı.

Düzenlemeler arasında kırılgan durumdaki kiracıların tahliyelerine karşı korumanın uzatılması, bazı kira sözleşmelerinin uzatılması, sezonluk ve oda kiralamalarının düzenlenmesi ve spekülatif konut alımlarına yönelik kısıtlamalar bulunuyordu.

Ancak 2 Ekim’de yapılan oylamada PP, Vox ve Junts’un karşı oylarıyla iki kararname de yeterli desteği alamadı.

Kararın ardından konut örgütleri parlamentoya yönelik baskıyı artırdı ve ülke çapında gösteriler düzenledi.

Barcelona’daki 5 Ekim yürüyüşü de bu sürecin hemen ardından geldi.

“SEÇİM VARSA DA BİZİM TAKVİMİMİZ GENEL GREV”

Başbakan Pedro Sánchez’in 29 Kasım için erken genel seçim ilan etmesi de Barcelona’daki yürüyüşü durdurmadı.

Sindicat de Llogateres’in mesajı, seçim takviminden bağımsız biçimde örgütlenmeye devam etmek oldu.

Carme Arcarazo yürüyüş öncesinde hareketin kasım ayında genel greve doğru ilerlediğini söyledi.

Kiracı sendikasına göre amaç yalnız bir günlük protesto düzenlemek değil; konut krizini doğrudan çalışma yaşamı ve ücretlerle ilişkilendiren daha geniş bir toplumsal grev oluşturmak.

Bu çizginin temel argümanı şu:

Çalışanların maaşlarının giderek daha büyük bölümü kiraya giderken konut sorunu artık yalnız “barınma politikası” değil, aynı zamanda doğrudan bir ücret ve emek sorunu.

CCOO VE UGT DE GENEL GREV ÇAĞRISINA YAKLAŞTI

Barcelona yürüyüşü açısından en önemli gelişmelerden biri büyük işçi konfederasyonlarının sürece dahil olması oldu.

İspanyol basınında yer alan haberlere göre CCOO ve UGT, 5 Ekim’de yapılan görüşmeler sonucunda konut krizi merkezli 24 saatlik genel grev fikrine destek verme kararı aldı.

Kararın sendikaların yetkili organlarında kesinleştirilmesi ve grevin tarihinin toplumsal örgütlerle birlikte belirlenmesi gerekiyor.

CGT daha önce konut hareketinin genel grev çağrısına destek vermişti.

Böylece konut sendikalarının aylardır savunduğu “konut için genel grev” fikri, kiracı örgütlenmesinin sınırlarını aşarak çalışma yaşamındaki sendikal yapılara doğru genişliyor.

Kiracı hareketinin hedeflediği de tam olarak bu:

Kiranın ücretin dışında bir mesele olmadığı, ücret mücadelesiyle konut mücadelesinin aynı yaşam maliyeti krizinin parçaları olduğu bir ortak hareket.

YÜRÜYÜŞ BARIŞÇIL GEÇTİ, ARDINDAN ÇATIŞMALAR YAŞANDI

Ana yürüyüş yaklaşık üç saat boyunca büyük ölçüde olaysız geçti.

Gösterinin sona ermesinin ardından Passeig de Gràcia ile Gran Via çevresinde bir grup ile Katalonya özerk polis gücü Mossos d’Esquadra arasında çatışmalar başladı.

Mossos’un açıklamasına göre gruplar polise taş, şişe, havai fişek ve çeşitli cisimler attı.

Polis cop ve “foam” mermileri kullanarak grupları dağıttı.

Çatışmalar Plaça Catalunya ve La Rambla çevresine yayıldı. Barrikatlar kuruldu ve bazı çöp konteynerleri ateşe verildi.

Mossos’un 6 Ekim sabahı açıkladığı geçici bilançoya göre 13 kişi “kamu düzenini bozma” suçlamasıyla gözaltına alındı; gözaltındakilerden biri reşit değil.

Polis ayrıca 30 Mossos görevlisinin hafif yaralandığını açıkladı.

Göstericiler arasındaki yaralanmalara ilişkin ise şu ana kadar kapsamlı ve doğrulanmış bir bilanço açıklanmadı.

Önemli bir ayrım var: EFE’nin aktardığı polis bilançosuna göre çatışmalar, kitlesel konut yürüyüşü resmen sona erdikten sonra başladı.

Bu nedenle on binlerce kişinin katıldığı ana gösteri ile daha sonra yaşanan sokak çatışmalarını birbirine eşitlemek doğru değil.

BARCELONA’DA MEYDAN BOŞALMIYOR

5 Ekim yürüyüşünün ardından Plaça Catalunya’daki konut kampı devam ediyor.

Aktivistler kampın ne kadar süreceğine ilişkin belirli bir bitiş tarihi açıklamadı.

Madrid’deki Puerta del Sol kampı, Barcelona’daki Plaça Catalunya işgali, ülke çapında düzenlenen gösteriler ve şimdi genel grev tartışması aynı sorunun farklı mücadele biçimlerine dönüşmeye başladığını gösteriyor.

Konut hareketinin talebi artık yalnızca birkaç yasal düzenlemenin parlamentodan geçirilmesi değil.

Kiraların düşürülmesi, tahliyelerin durdurulması, kalıcı kiracı güvencesi, spekülatif konut yatırımlarının sınırlandırılması ve kamusal konut stokunun genişletilmesi isteniyor.

İspanya’da konut krizi böylece parlamentonun gündeminden çıkıp sokakta örgütlenen daha geniş bir toplumsal mücadeleye dönüşüyor.

5 Ekim gecesi Barcelona’dan yükselen çağrı da bunun ifadesiydi:

“Governi qui governi, cap a la vaga general.”

“Kim yönetirse yönetsin, genel greve doğru.”