İskoçya’da Donald Trump’ın Turnberry golf tesisini Gazze için hedef alan yedi Palestine Action aktivisti, normal ceza hukukundan yargılanıyor. Ancak savcılık eylemi “terör bağlantısı nedeniyle ağırlaştırılmış” saymak istiyor; bu kabul edilirse cezalar önemli ölçüde artabilir.
Yedi aktivist, 8 Mart 2025’te Trump’ın İskoçya’daki Turnberry golf tesisinde “Free Gaza”, “Free Palestine” ve “Gaza is not for sale” sloganları yazdı; saha ve tesislere boya, yabani ot ilacı ve fiziksel müdahaleyle zarar verildi. Eylem, Trump’ın Gazze politikasını ve İsrail’e verdiği desteği protesto etmek amacıyla gerçekleştirilmişti.
Savcılık aktivistleri doğrudan bir terör suçuyla itham etmiyor. Suçlama mala zarar verme kapsamında. Ancak iddianamede bu fiillerin “terör bağlantısı nedeniyle ağırlaştırılmış” olduğu ileri sürülüyor. Böyle bir değerlendirme mahkeme tarafından kabul edilirse, aynı mala zarar verme eylemi çok daha ağır cezalarla karşılaşabilir.
Protestodan “terör bağlantısına”
Buradaki siyasal kırılma tam olarak bu.
Bir golf sahasına boya dökmek, slogan yazmak ve araziye zarar vermek kendi başına klasik anlamda bir terör eylemi olarak yargılanmıyor. Fakat devlet, eylemi Palestine Action’la bağlantısı üzerinden terör hukukunun alanına çekmeye çalışıyor.
Palestine Action, İsrail bağlantılı silah şirketlerini ve özellikle Elbit Systems tesislerini hedef alan doğrudan eylemleriyle tanınıyor. Birleşik Krallık hükümeti örgütü Temmuz 2025’te terör yasaları kapsamında yasakladı. ABD yönetimi de 26 Ağustos 2026’da grubu “terör örgütü” olarak tanımlayan yaptırım kararı aldı.
Bu kararlar, Filistin dayanışmasının sınırını giderek daha fazla terör hukukunun belirlediği bir siyasal alan yaratıyor.
Mal zararından terör hukukuna
Bu ilk örnek de değil.
Haziran ayında dört Palestine Action aktivisti, Elbit Systems’e ait bir tesise yönelik eylem nedeniyle mala zarar verme suçundan mahkûm edildi. Hakim, eylemde “terör bağlantısı” bulunduğuna hükmetti ve daha uzun hapis cezaları verdi.
Buna karşılık başka bir davada, Barclays şubesine zarar veren beş Palestine Action aktivisti için hakim 21 Ağustos’ta terör bağlantısı eşiğinin oluşmadığına karar verdi. Bu da aynı doğrudan eylem biçimlerinin farklı davalarda terör hukuku çerçevesine sokulup sokulmayacağı konusunda ciddi bir hukuki ve siyasal mücadele yaşandığını gösteriyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi de ABD’nin Palestine Action’ı terör örgütü olarak tanımlamasını ifade, barışçıl toplanma ve siyasal katılım özgürlükleri üzerinde orantısız bir baskı olarak eleştirdi.
Filistin dayanışmasını kriminalize eden sınır genişliyor
Burada yalnızca “aktivistler yasayı ihlal etti mi?” sorusu yok.
Asıl siyasal mesele, devletin mala zarar verme, doğrudan eylem ve savaş karşıtı protesto gibi fiilleri giderek terör hukukunun diliyle tanımlaması.
Bu genişleme, protestoyu yalnız cezalandırmıyor; eyleme katılmanın maliyetini olağan ceza hukukunun çok ötesine taşıyarak caydırıcı bir rejim kuruyor.
Palestine Action’ın kurucularından Huda Ammori, Turnberry dosyasının hükümetin Trump ve İsrail hükümetini memnun etmeye yönelik siyasal baskısının parçası olduğunu savunuyor. Bu, Ammori’nin politik değerlendirmesi; ancak Britanya ve ABD’nin kısa aralıklarla aynı örgütü terör hukukunun merkezine yerleştirmesi olgusu tartışmanın maddi zeminini oluşturuyor.
Önemli güncelleme
İlk haberlerde yedi sanığın 31 Ağustos’ta Glasgow’da mahkemeye çıkacağı yazılıyordu. Ancak İskoç mahkeme servisi daha sonra duruşmanın ertelendiğini ve yeni duruşmanın ekim ayında yapılacağını açıkladı. Bu yüzden gönderide “yarın duruşma var” demeyelim.
Kaynaklar
Reuters · Al Jazeera · The Guardian · UN Human Rights Office



