Britanya’da East Midlands Railway çalışanları, arızalar giderilmeden trenlerin sefere çıkarılmasına karşı 48 saatlik greve başladı. RMT, patronların hizmeti sürdürme baskısına karşı işçilerin ve yolcuların güvenliğini öne çıkarıyor.
Britanya’da RMT sendikasına bağlı East Midlands Railway (EMR) çalışanları, 30 Ağustos Pazar günü başlayan 48 saatlik greve çıktı. Eylem 31 Ağustos Pazartesi gecesine kadar sürecek.
Grevin merkezinde ücret değil, şirketin kısa süre önce hizmete aldığı Hitachi Class 810 trenlerinde aylardır devam eden arızalar bulunuyor.
RMT’ye göre trenlerde klima sistemlerinden kapılara, tuvaletlerden iletişim sistemlerine kadar çok sayıda sorun yaşanıyor. Sendika, bazı trenlerin arıza sonrası tamamen yeniden başlatılmasının makinist, peron personeli ve hat arasındaki iletişim dahil aktif güvenlik sistemlerinin geçici olarak devre dışı kalmasına yol açtığını belirtiyor. Ağustos ayının ilk günlerinde bu nedenle 16 trenin tam sistem resetine ihtiyaç duyduğunu aktarıyor.
İşçiler: Arızalıysa sefere çıkmasın
RMT’nin talebi doğrudan: sorunlar giderilene ve trenlerin güvenli biçimde çalıştığı gösterilene kadar arızalı Class 810’lar hizmetten çekilsin.
Sendikanın Genel Sekreteri Eddie Dempsey, işçilerin güvenlik kaygılarının yönetim tarafından karşılanması gerektiğini belirterek RMT temsilcilerinin EMR ve üretici Hitachi ile yapılacak görüşmelere sürekli katılmasını istediklerini açıkladı.
Mücadele nisan ayından beri sürüyor. İşçiler 1, 8 ve 15 Ağustos’ta da greve çıkmıştı; grev dışındaki günlerde ise belirli arızalar bulunan Class 810 trenlerinde çalışmayı reddetme eylemini sürdürüyorlar. Sorun çözülmezse 16–17 Eylül’de yeni bir grev daha planlanıyor.
Şirket “ulaşım aksayacak” diyor, işçiler güvenliği tartışıyor
East Midlands Railway grev nedeniyle Londra bağlantılı seferlerini ciddi biçimde azalttı. Pazar ve pazartesi trenlerin yaklaşık 08.00–19.00 arasında çalışacağını açıklayan şirket, yolculara yalnızca zorunlu durumlarda seyahat etmeleri çağrısı yaptı. Bölgesel EMR seferlerinin ise grevden etkilenmeyeceği bildirildi.
Şirket, sendikayla altı kez görüştüğünü ve Hitachi ile sorunların giderilmesi için çalıştığını söylüyor.
Ancak grevi yalnızca “yolcuların seyahatini aksatan bir eylem” olarak anlatmak, çatışmanın esasını tersine çeviriyor. Demiryolu emekçileri hizmetin durmasını değil, arızalı araçların normal çalışma düzeninin parçası haline getirilmesini reddediyor.
Yolcu güvenliği ile işi fiilen yapan çalışanların güvenliği birbirinden ayrı değil. Şirket trenleri mümkün olduğunca fazla hatta tutmak isterken, ortaya çıkan teknik riskin günlük bedelini makinistler, demiryolu çalışanları ve yolcular taşıyor.
RMT üyelerinin grevi bu nedenle yalnız çalışma koşullarına ilişkin değil; bir kamu hizmetinin hangi ölçüte göre işletileceği üzerine de bir mücadele: sefer sayısına ve işletme sürekliliğine göre mi, yoksa onu kullanan ve çalıştıran insanların güvenliğine göre mi?
Kaynaklar
RMT · East Midlands Railway



