fbpx

Almanya’da “şeker vergisi” şekersiz içeceklere de uzanabilir

Paylaş

Almanya Maliye Bakanlığının üzerinde çalıştığı vergi planı; Zero ve Light içeceklerin yanı sıra yulaf içeceği, nektar, smoothie ve bazı alkolsüz içecekleri de kapsayabilir. Sağlık önlemi olarak gündeme getirilen düzenlemenin kapsamının bütçe geliri amacıyla genişletilmesi tartışma yarattı.

Almanya’da hazırlanmakta olan “şeker vergisinin”, şeker içermeyen ancak tatlandırıcı kullanılan içecekleri de kapsayabileceği ortaya çıktı. Maliye Bakanlığına ait çalışma kâğıdına göre Zero ve Light ürünlerden litre başına 26 sent vergi alınması değerlendiriliyor.

Henüz bakanlıklar arasında görüşülen ve yasalaşmış bir düzenleme niteliği taşımayan plan; klasik gazlı içeceklerin ötesinde nektarları, smoothieleri, yulaf ve badem içeceklerini, sütlü karışımları, alkolsüz bira ve şarapları da kapsayabilecek.

Vergi litre başına 38 sente çıkabilecek

Basına yansıyan çalışma kâğıdında üç kademeli bir tarife bulunuyor:

  • 100 mililitresinde 4,5 ile 7 gram şeker bulunan içeceklere litre başına 26 sent,
  • 7 ile 10 gram arasında şeker bulunanlara 32 sent,
  • 10 gramın üzerindekilere ise 38 sent vergi uygulanması öneriliyor.

Yalnızca tatlandırıcı içeren şekersiz içecekler için de litre başına 26 sentlik sabit bir tarife öngörülüyor. Verginin perakende fiyatlarına yansıtılması halinde tüketicilerin ödediği tutar katma değer vergisiyle birlikte daha da artabilecek.

Sağlık önleminden bütçe aracına

Şekerli içeceklere yönelik vergi, başlangıçta üreticileri ürünlerdeki şeker oranını azaltmaya teşvik edecek ve gelirleri sağlık sistemine aktarılacak bir önlem olarak gündeme gelmişti.

Federal hükümetin sağlık komisyonu, 100 mililitresinde beş gramdan az şeker bulunan ürünlerin ve tatlandırıcılı içeceklerin vergi dışında bırakılmasını önermişti. Komisyon, bunun şekerli ürünlerden daha az zararlı seçeneklere geçişi teşvik eden bir “zarar azaltma” yöntemi olduğunu savunuyordu.

Maliye Bakanlığının çalışması ise verginin kapsamını genişleterek genel bütçeye gelir sağlamayı da hedefliyor. Hükümet 2027 için yaklaşık 650 milyon avroluk gelir öngörürken sağlık komisyonunun önceki hesabı yıllık 450 milyon avro düzeyindeydi.

Bu değişiklik, düzenlemenin temel amacının halk sağlığı mı yoksa bütçe açığını kapatmak mı olduğu sorusunu gündeme getiriyor.

Bedel tüketiciye mi aktarılacak?

Şekerli içecek vergileri, üreticileri daha az şekerli tariflere yöneltmesi halinde halk sağlığı açısından olumlu sonuçlar yaratabiliyor. İngiltere’de uygulanan modelin ardından içeceklerin şeker oranında belirgin bir düşüş yaşandı.

Ancak şirketlerin vergiyi doğrudan fiyatlara aktarması halinde maliyet, gelirinin daha büyük bölümünü temel tüketim harcamalarına ayıran düşük gelirli haneler üzerinde daha ağır hissedilebilir. Bu nedenle düzenlemenin üretici sorumluluğunu mu güçlendireceği, yoksa yeni bir tüketim vergisine mi dönüşeceği verginin uygulanış biçimine bağlı olacak.

Tüketici örgütü Foodwatch, şeker oranına göre kademeli bir üretici vergisini destekliyor ve tatlandırıcıların da düzenlemeye dahil edilmesini istiyor. Örgüt, elde edilen gelirin sağlık sigortaları ile çocuklara yönelik beslenme ve koruyucu sağlık programlarında kullanılmasını savunuyor.

Tatlandırıcı tartışmasının ekolojik boyutu

Tatlandırıcılı içeceklerin kapsama alınması yalnızca sağlık açısından tartışılmıyor. Almanya Çevre Dairesi, şeker vergisinin üreticileri daha fazla tatlandırıcı kullanmaya yöneltmesi halinde asesülfam-K ve sukraloz gibi kalıcı maddelerin su kaynaklarındaki yoğunluğunun artabileceği uyarısında bulunmuştu.

Buna karşılık beslenme uzmanları, tatlandırıcıların tamamen risksiz olmadığını ancak aşırı şeker tüketimine kıyasla çoğu insan için daha az zararlı bir seçenek oluşturduğunu belirtiyor.

Planın hangi ürünleri kapsayacağı, ne zaman yürürlüğe gireceği ve gelirin sağlık sistemine aktarılıp aktarılmayacağı henüz kesinleşmedi. Maliye Bakanlığı, çalışmanın erken aşamada olduğunu ve bakanlıklar arasındaki görüşmelerin sürdüğünü bildirdi.

Kaynaklar: ARD/Tagesschau, Almanya Federal Meclisi, Federal Sağlık Bakanlığı, Almanya Çevre Dairesi, Deutsches Ärzteblatt, Foodwatch