Washington’ın Hürmüz Boğazı çevresindeki askerî baskısı, gerilimi Avrupa’daki ABD üslerine kadar taşıdı. İran’dan geldiği öne sürülen füze saldırısı tehdidinin ardından Yunanistan, Patriot hava savunma sistemlerinden birini ABD ve NATO’nun kullandığı Girit’teki Suda Üssü’ne sevk etti
ABD’nin İran’a yönelik askerî kuşatma politikası Doğu Akdeniz’de yeni bir hareketliliğe yol açtı. Yunan basınında yer alan haberlere göre Atina yönetimi, Karpathos (Kerpe) Adası’ndaki Patriot hava savunma sistemlerinden birini Girit’e taşıdı. Sevkiyatın, bölgedeki ABD-NATO operasyonlarının başlıca merkezlerinden Suda Üssü’nü olası bir füze saldırısına karşı korumayı amaçladığı belirtildi.
Patriot, ABD üssünü korumak için taşındı
Yunan medyasının aktardığına göre Patriot sistemi, Girit’teki Suda Körfezi’nde bulunan askerî üssün hava savunmasını güçlendirmek üzere Karpathos Adası’ndan sevk edildi.
Yayımlanan görüntülerde sistemin bir kamyon üzerinde, Girit’e götürüleceği mavnaya yüklenmeyi beklediği görüldü. Yunanistan Savunma Bakanlığı ise sevkiyata ilişkin haberler hakkında açıklama yapmadı.
Suda, ABD ve NATO operasyonlarının merkezlerinden
Yunanistan Silahlı Kuvvetleri tarafından kullanılan Suda Üssü, aynı zamanda ABD ve NATO’nun Doğu Akdeniz’deki başlıca askerî dayanak noktaları arasında yer alıyor. Üs; bölgedeki askerî operasyonlara lojistik destek sağlanması, savaş gemilerinin ikmali ve ABD-NATO güçlerinin hareket kabiliyetinin sürdürülmesi bakımından stratejik önem taşıyor.
Patriot sisteminin Suda’ya taşınması, Yunanistan topraklarının Washington’ın bölgesel politikaları doğrultusunda daha ileri ölçüde askerîleştirildiğini de ortaya koydu. ABD’nin İran üzerindeki baskısını artırması, kendi üslerinin yanı sıra bu tesislere ev sahipliği yapan ülkeleri de olası bir çatışmanın hedefi hâline getiriyor.
Hürmüz’deki baskı Avrupa’ya sıçrıyor
Financial Times, geçen hafta İranlı kaynaklara dayandırdığı haberinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı çevresindeki askerî baskıyı artırması durumunda İran’ın Avrupa’daki ABD hedeflerine füze saldırıları düzenleyebileceğini yazmıştı.
Bu iddianın ardından yapılan Patriot sevkiyatı, Washington’ın İran’a karşı yürüttüğü güç gösterisinin yalnızca Körfez ülkelerini değil, ABD üslerinin bulunduğu Avrupa ülkelerini de doğrudan etkileyen bir güvenlik krizine dönüştüğünü gösteriyor.
Emperyalist gerilimin bedeli halklara
ABD’nin bölgedeki askerî varlığını ve baskısını genişletmesi, karşılıklı tehditleri büyütürken yeni bir savaş ihtimalini de körüklüyor. Suda Üssü çevresindeki tahkimat, NATO’nun “güvenlik” söylemi altında üye ülkelerin topraklarını küresel güç mücadelesinin askerî cephelerine dönüştürdüğünün son örneği oldu.
Gerilimin tırmanması hâlinde bedeli Washington’daki karar vericilerden önce İran, Yunanistan ve bölge halklarının ödeyeceği açık. Bölgenin ihtiyacı yeni füze sistemleri ve askerî yığınaklar değil; ABD-NATO üslerinin tasfiyesi, karşılıklı tehditlerin son bulması ve halkların egemenliğini esas alan barışçı bir siyasettir.
Kaynak: Euronews


